Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1335 E. , 2024/5797 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1335 Karar No : 2024/5797 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı …
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1335 E. , 2024/5797 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1335 Karar No : 2024/5797 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli maden mühendisi olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmeyerek feshedilmesine ilişkin ... Belediye Başkanlığının...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; 13/03/2020 ve 28/05/2020 tarihli ara kararları ile davalı idareden, halen istihdam edilen maden mühendisi bulunup bulunmadığının, kum ocağının dönemlik (Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında) çalıştırıldığı beyan edildiğinden daimi nezaretçi olarak görev yapacak personel ile akdedilen sözleşmelerin yıllık mı yoksa dönemlik mi imzalandığının, kum ocağının 2020 yılı içerisinde faaliyete başlayıp başlamadığının, davacının performans düşüklüğüne yönelik başkaca herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılıp yapılmadığının sorulduğu ve kum ocağı tamamen kapatılmış ise buna dair bilgi ve belgeler ile kum ocağında çalışma olmadığının tespitine dair (tutanak v.s.) bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, gelen cevaplardan; kum ocağının yılın yaz ayında çalıştığı, bu doğrultuda 30/05/2020 tarihli belirli süreli (kısa süreli) iş sözleşmesi ile eleman alımı yapılarak daimi nezaretçi sıfatıyla maden mühendisi A.Y.'nin görevlendirildiğinin görüldüğü, davalı idarece davacıya kısa süreli çalışma sözleşmesi teklifi getirildiği ve davacının bu şekilde çalışmayı reddettiği yönünde bir iddiada da bulunulmadığı; öte yandan, davalı idarece davacının performans düşüklüğüne dair Mahkemenin E:... sayılı dosyasına sunulan gerekçelerin yinelendiği; ancak, bu hususun zaten Mahkemenin ilgili dosyasına konu edilerek irdelendiği ve usuli eksikliklere atıf yapılarak hükme bağlandığı, davalı idarece davacının Mahkemenin kararıyla göreve başlaması akabinde 09/12/2019 tarih, ... ve ... sayılı yazılarla istenilen hususların yinelenmesi haricinde performans düşüklüğüne dair herhangi bir evrak sunulmadığı, davalı idare beyanlarında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:... sayılı iddianamesi ile davacı hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmasının talep edildiği iddia edilmiş ise de, bu hususun dava konusu işlem gerekçesinde belirtilmediği ve fesih nedenleri arasında gösterilmediği gibi buna dair usulünce yapılmış bir disiplin soruşturmasının da bulunmadığı, bu suretle davalı idarenin kum ocağında hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı ve performans düşüklüğü gerekçeleriyle davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin iddialarını ispatlar mahiyette bilgi ve belge sunamadığı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ... Belediyesi'ne ait kum ocağındaki daimi nezaretçi görevinin sona erdiği, bu görevde çalışacak bir personele ihtiyaç bulunmadığı, davacıdan alçı fabrikasına yönelik fizibilite çalışması ile 2018 yılına ait kum ocağı sahasına yönelik çalışma yapmasının istenildiği; ancak, davacı tarafından buna yönelik bir cevap verilmediği, kum ocağı çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgeleri idareye teslim etmediği, belediyenin geçmiş dönemlerinden gelen alacaklarının tahsilini olanaksız kılarak kamu zararına sebebiyet verdiği, yine kum ocağı işletmesinin ruhsat harcının zamanında ödenmemesine sebebiyet vererek belediyeyi kamu zararına uğrattığı, davacının belediyede çalıştığı dönemde bazı organizasyonlarda ve çeşitli kafelerde müzisyenlik yaptığının da tespit edildiği, sözleşme yenilememe konusunda idarenin takdir hakkı bulunduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı ile davalı belediye arasında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 15/03/2018 tarihli tam zamanlı olarak çalıştırılacak sözleşmeli personele ilişkin hizmet sözleşmesinin akdedildiği, ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacının hizmet sözleşmesinin, kum ocağı işletmesi daimi nezaretçi işinin başka mühendislerle yürütüleceği gerekçesi ile sözleşmenin 13. maddesinin (c) bendi gereğince feshedildiği, davacı tarafından iş bu işleme karşı açılan davada 24/10/2019 tarihli kararla işlemin yürütmesinin durdurulduğu, karar doğrultusunda davacının 06/12/2019 tarihinde davalı idarede işe başlatıldığı, davalı idarenin 09/12/2019 tarih ve 2310 ile 2311 sayılı yazılarıyla davacıdan 2018 yılına ait kum, kilit parke taşı üretim ve satışlarının ayrıntılı bir şekilde tablo halinde çıkarılıp 13/12/2019 tarihine kadar sunulması ile 06/05/2019 tarihinde kurulan şirketin faaliyetlerine esas olan madencilik anadalına ait alçı rezervleri ve alçı üretim tesisine ilişkin fizibilite raporu hazırlanmasının istenildiği, davacının 10/12/2019 tarihli dilekçesi ile elinde herhangi bir evrak bulunmadığını belirttiği, davalı idarenin 13/12/2019 tarihli yazısı ile rapor istemini yinelediği, ... tarih ve ... sayılı işlem ile de... tarih ve... sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; maddesi "Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmenin feshedilmesi ve yenilenmemesi" hükmü uyarınca kum ocağının 25/11/2019 tarihi itibariyle geçici olarak kapatılarak üretime ara verildiği, hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı, ayrıca performans düşüklüğü, mevcut personel sayısı, iş durumu ve kurumun içinde bulunduğu ekonomik durum da dikkate alınarak sözleşmenin yenilenmeyeceği ve süre sonunda feshedileceği ihtarında bulunulduğu, söz konusu işlemin iptali istemiyle de temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." ve "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendinde; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" şeklinde tanımlanmıştır. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Memurlarla aynı işi yapsalar dahi sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmektedir. Hizmet sözleşmesinin mali yılla sınırlı olduğu dikkate alındığında; idarenin sözleşme süresi sona eren personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunmakta ise de, bu takdir yetkisinin kullanılmasında kamu yararı ve hizmet gereklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği, bu açıdan idarenin takdir yetkisinin yargı denetimine tabi olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının, davalı idarede sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı, 31/12/2019 tarihi itibarıyla sona erecek olan hizmet sözleşmesinin, kum ocağının 25/11/2019 tarihi itibariyle geçici olarak kapatılarak üretime ara verildiği, hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı, ayrıca performans düşüklüğü, mevcut personel sayısı, iş durumu ve kurumun içinde bulunduğu ekonomik durum da dikkate alınarak yenilenmediği anlaşılmaktadır. Davalı idarece, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; davalı idarenin ... tarih ve ... ile ... sayılı yazılarıyla davacıdan 2018 yılına ait kum, kilit parke taşı üretim ve satışlarının ayrıntılı bir şekilde tablo halinde çıkarılıp 13/12/2019 tarihine kadar sunulması ile 06/05/2019 tarihinde kurulan şirketin faaliyetlerine esas olan madencilik anadalına ait alçı rezervleri ve alçı üretim tesisine ilişkin fizibilite raporu hazırlanmasının istenildiği, davacının 10/12/2019 tarihli dilekçesi ile elinde herhangi bir evrak bulunmadığını belirttiği, davalı idarenin 13/12/2019 tarihli yazısı ile rapor istemini yinelediği; ancak, davacı tarafından bu belgelerin idareye teslim edilmediği, davacı hakkında davalı idare tarafından suç duyurusunda bulunulduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılandığı, yargılama sonucunda her ne kadar davacı hakkında beraat kararı verilmişse de, davacının hizmet esaslarına aykırı davrandığı ve bu durumun personel ile idare arasındaki güven ilişkisini zedelediği, ayrıca kum ocağı işletmesinin 2019 yılı ruhsat harç bedelinin geç ödenmesinden doğan kamu zararından, gerçekleştirme görevlisi olarak davacının da sorumlu olduğuna ilişkin inceleme raporunun bulunduğu, yine davacının belediyede çalıştığı dönemde bazı organizasyonlarda ve çeşitli kafelerde müzisyenlik yaptığının da sosyal medya paylaşımlarından tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı ve somut gerekçelere dayandığı, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı hukuka ve usule uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile onanması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyoruz.