2. Hukuk Dairesi 2010/12311 E. , 2010/15113 K. MAHKEMESİ :Pendik 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :13.11.2008 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün her iki dava yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 27.4.2010 gününde tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü…
**2. Hukuk Dairesi 2010/12311 E. , 2010/15113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Pendik 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :13.11.2008 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün her iki dava yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 27.4.2010 gününde tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar (TMK.md.185/3). Sadakat yükümlülüğü evliliğin yasal olarak son bulmasına kadar devam eder. Davalı-davacı kocanın 12.02.2010 tarihli dilekçesine eklediği Marmara Ereğlisi Cumhuriyet Savcılığının 2009/851 soruşturma nolu evrakda davacı-davalı kadının 30.12.2009 tarihli kolluk görevlisi tarafından alınan anlatımında ikrar ve kabul ettiği üzere; bir başka erkekle yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı koca dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre davalı davacı kocanın davasının da kabulüne (TMK.md.166/1) karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine davacı-davalı kadının boşanma davası ve diğer hususlara ilişkin temyizinin incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 22.09.2010 (Çrş.) KARŞI OY YAZISI Yerel mahkeme 13.11.2008 tarihinde verdiği karar ile boşanma davasından elini çekmiştir. Davalı-davacı erkek eş 12.2.2010 tarihli dilekçe ile dava dosyasına "yeni delil" ibraz etmiştir. Değerli çoğunluğun yerel mahkeme hakiminin yanı sıra davacı-davalı kadın eşin dahi bilgisi olmadığı ve boşanma kararından 1,5 yıl sonra sunulan delili bozma ilamına esas aldığı görülmektedir. Boşanma davalarında temyiz aşamasına geçmiş bir dosyaya yeni delil sunulmasına imkan veren bir usul hükmü de bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16.6.2010 gün ve 2010/227-324 sayılı kararı ile "boşanma davalarında davadan sonra gerekleşen olayların kendiliğinden incelenemeyeceği gibi hakim onları hatırlatacak hallerde dahi bulunamaz" görüşünü sergilemiştir. Boşanma davasında boşanma hakimine sunulmayan ve davacı-davalı kadına savunma hakkı bile verilmeyen ve dava "sonrası" olayları belgeleyen bir delilin Yargıtay tarafından re'sen değerlendirilmesi mümkün değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilen gerekçeleri aynen benimsediğim için değerli çoğunluktan farklı düşünüyorum.