11. Ceza Dairesi 2023/2417 E. , 2024/4016 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1860 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : ...Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ltd. Şti. ŞÜPHELİLER : ..., ...Hayvancılık Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilileri SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya y
**11. Ceza Dairesi 2023/2417 E. , 2024/4016 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/1860 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : ...Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ltd. Şti. ŞÜPHELİLER : ..., ...Hayvancılık Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilileri SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2022 tarihli ve 2022/1966 Soruşturma, 2022/4514 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/1860 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.04.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.03.2023 tarihli ve 2022/15319 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38907 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38907 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ... yetkilisi ... vekili tarafından 31/12/2021 tarihinde yapılan şikayet üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/216020 sayılı dosyası üzerinden yapılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın müşteki vekiline usulüne uygun biçimde tebliğ edilerek kesinleştiği, bu kez müşteki vekilinin UYAP üzerinden gönderdiği aynı tarihli dilekçesinin mükerrer kaydedilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, durumun fark edilerek Cumhuriyet savcılığınca mükerrer soruşturma nedeniyle incelemeye konu kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği gözetilmeden, merci mahkemesince itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi vekilinin 31.12.2021 tarihli şikâyet dilekçesi üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 07.01.2022 tarihli ve 2021/216020 Soruşturma, 2022/4228 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği; bununla birlikte şikâyetçi vekilinin aynı tarihli dilekçesinin ikinci kez soruşturmaya kaydedilmesi üzerine, aynı olaya ilişkin her iki soruşturma evrakı birleştirildikten sonra yürütülecek soruşturma neticesinde bir karar verilmesi gerekirken, diğer kararın kesinleşmesi de beklenmeksizin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2022 tarihli ve 2022/1966 Soruşturma, 2022/4514 Karar sayılı kararı ile soruşturmanın mükerrer nitelikte olduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekili tarafından bu karara itiraz edilmesi sonrası İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/1860 Değişik İş sayılı kararı ile "...şüphelilerin kimlik tespitleriyle birlikte savunmalarının alınması..." yönünden soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, gerekli işlemlerin yapılması amacıyla mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.