(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/14677 E. , 2011/20205 K. "İçtihat Metni" ... vekili avukat ... ile ... Havacılık A.Ş vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.5.2010 tarih ve 114-172 sayılı hükmün Dairenin 12.5.2011 tarih ve 13107-7786 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, davalı şirket nezdinde 01.06.1999-01.04.2005 ta
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/14677 E. , 2011/20205 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile ... Havacılık A.Ş vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.5.2010 tarih ve 114-172 sayılı hükmün Dairenin 12.5.2011 tarih ve 13107-7786 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, davalı şirket nezdinde 01.06.1999-01.04.2005 tarihleri arasında ‘baş pilot’ olarak çalıştığını, yasal haklarının ödenmemesi nedeniyle ... 18.Noterliği'nin 18.03.2005 tarihli ihtarnamesi ile ... akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek fazla hakları saklı olmak üzere 1.000,00.TL maaş alacağı, 2.000,00.TL tazminat, 1.000,00 TL yıllık izin ücreti alacağı ile cep telefonu bedeli 395,00.TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davacının ... akdini haksız şekilde feshettiğini, çalışma dönemine ilişkin ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını, ... akdinin feshinin geçerli olduğu 01.04.2005 tarihinden önce 24.03.2005 tarihinde ... Havayollarında çalışmaya başladığını, şirkette çalışması devem ederken diğer şirketteki çalışması nedeniyle ABD'nde kurslara katıldığını, istifanamesinde önel verdiği halde bu önele uymadığını, feshin 4857 S.K. 26 md. belirtilen süre içinde yapılmadığını, ... akdinin haklı feshinde dahi ihbar tazminatı talep edilemeyeceğini, yıllık izin kullanılmadığı iddiasının hayatın olağan akışına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazla hakları saklı olmak üzere 2.000,00 TL tazminat, 1.000,00 TL ücret alacağı, 395,30 TL cep telefonu alacağı olmak üzere toplam 3.395,30 TL’nin davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; davalı tarafça temyiz edilen hüküm, Dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Davacı, eldeki davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak istekte bulunmuş, Mahkemece, atıfta bulunulan bilirkişi rapor ve ek raporu ile, davacının tazminat ve ücret alacaklarının talebinin de üzerinde olduğu belirtilmek suretiyle taleple bağlı kalınarak davacının bir kısım ücret ve tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, atıfta bulunulan 25.2.2008 tarihli bilirkişi raporu ve 30.10.2009 tarihli ek rapor ile davacının talep edebileceği tazminat miktarı dosyaya ibraz edilen belgelere göre hesap edilmiş ancak miktarı hususundaki nihai belirleme mahkemenin takdirine bırakılmıştır. 2011/14677-20205 Dava, kısmi dava niteliğindedir. Alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, şimdilik belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Ancak alacaklının böyle bir kısmi dava açması halinde de, alacağın tümü için açılan davalarda olduğu gibi talep edilebilecek alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi zorunludur. Öte yandan, HUMK.nun 388/son ve 389. maddeleri gereğince de, davadaki taleplerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi de gereklidir. Somut olayda mahkemece bilirkişi raporuna atıf yapılmış olup tüm alacak miktarları kalem kalem, açık, tam ve kesin olarak belirlenmediği gibi, verilen hüküm de, HUMK’nun 388. ve 389. maddelerinde belirtildiği gibi, açık ve tereddüte yer vermeyecek nitelikte de değildir. O halde mahkemece kısmi dava niteliğinde de olsa, talep konusu olan her alacak kalemi, tam ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenip, bundan sonra taleple bağlı kalınmak suretiyle alacağın dava konusu yapılan bölümü ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekirken, Dairemizce sehven onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla, davalının açıklanan hususlara ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulüne, Dairemize ait 12.5.2011 tarihli, 2010/13107 esas ve 2011/7786 karar sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı birinci bent gereğince davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 12.5.2011 gün, 2010/13107 esas ve 2011/7786 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 38.20 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.