12. Ceza Dairesi 2013/60 E. , 2013/26649 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/2-1, 134/2-2, 29, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanık hakkında sadece mağdur ...'nın şikayetçi ol
**12. Ceza Dairesi 2013/60 E. , 2013/26649 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/2-1, 134/2-2, 29, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanık hakkında sadece mağdur ...'nın şikayetçi olduğu ve sanığın bu mağdura yönelik eylemiyle sınırlı olarak iddianame düzenlendiği anlaşılmakla, sanığın savunmasında geçen diğer kişilere yönelik bir şikayet ve açılmış dava bulunmadığından, tebliğnamedeki, sanığın şikayetçi dışında birden fazla kişiye yönelik eylemi bulunmasına rağmen tek mağdur varmış gibi karar verilmesinin, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmadığına dair görüşe iştirak edilmemiştir. Dosya kapsamına ve ikrarı içeren sanık savunmasına göre; sanığın, bir dönem duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğunu beyan ettiği şikayetçiye ait özel fotoğraflardan oluşturduğu görüntüleri, onun isim ve soyismini de açıklayarak, slayt gösterisi şeklinde ve müzik eşliğinde, üyesi olduğu facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yayımladığı olayda, Şikayetçinin özel yaşam alanı kapsamındaki fotoğraflarını, onun bilgisi ve rızası dışında, başkalarının görgüsüne sunan sanığın eyleminde, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1- TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi, 2- Gerek sanık savunmasına, gerek dosya içeriğine göre, sanığın sübut bulan eylemi işlemesinde, şikayetçiden kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı halde, “Eylemin haksız fiilin meydana getirdiği hiddet ve elem altında işlenmesi nedeniyle” biçimindeki gerekçe içermeyen ibarelere dayalı olarak, sanık lehine TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması, 3- Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm tesisi, kanuna aykırı, 4- TCK'nın 134/2. maddesinde, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerinin ifşası halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında arttırılacağı düzenlenmiş iken, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 81. maddesi ile TCK'nın 134/2. maddesinde yapılan değişiklikle, temel ceza miktarı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş ve ifşanın basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi halinde de aynı cezaya hükmolunacağının belirtilmiş olması nedeniyle; ayrıca, 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü ve TCK'nın 134/2. maddesinde öngörülen ceza miktarına göre, TCK'nın 7/2. maddesi gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.