Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3154 E. , 2024/4344 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/3154 Karar No : 2024/4344 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Kurulu VEKİLLERİ : Av.... DAVANIN KONUSU: 1. Davacı tarafından, ... Yatırım Holding Anonim Şirketi (...) pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (d) ve (f) bentlerinin ihlal edildiğin…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3154 E. , 2024/4344 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/3154 Karar No : 2024/4344 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Kurulu VEKİLLERİ : Av.... DAVANIN KONUSU: 1. Davacı tarafından, ... Yatırım Holding Anonim Şirketi (...) pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (d) ve (f) bentlerinin ihlal edildiğinden bahisle bu işlemler onucunda elde edilen net realize menfaat tutarının (569.153,04-TL) iki katı olan 1.138.306,08-TL idari para cezasının davacıya uygulanmasına dair ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının 2. VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenleyici işlemin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104. maddesi kapsamında çıkarıldığı, ancak anılan maddeye aykırı olduğu, idarenin gerekçe göstermeksizin dilediği zaman suç duyurusunda bulunduğu, dilediği idari para cezasını uyguladığı, savunma hakkının ihlal edildiği, denetleme raporunun tebliğ edilmediği, hangi fiillerinin idari para cezasına konu edildiğini bilmediği, savunmasını süresinde idareye gönderdiği ancak idare tarafından savunma hakkından feragat ettiğinin kabul edildiği, savunmasının dikkate alınmadığı, işlemin şekil açısından hukuka aykırı olduğu, soruşturmaya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca başlandığı, daha sonra sübjektif değerlendirmeyle 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca ceza verildiği, idare tarafından oluşturulan istatistiklerin kimse tarafından bilinmediği, anlaşılamayan şeylerden savunma yapılamayacağı, savunma alınmaksızın hüküm kurulduğu, herkes gibi yatırım yaparken kar elde etme amacı olduğu, günlük işlem yapmanın kendi inisiyatifinde olduğu, pay piyasasında derinlik olmadığı için işlemleri parça parça yaptığı, idare tarafından hukuka aykırı olduğu iddia edilen işlemler nedeniyle gerekli müdahalenin yapılmadığı ve tedbirlerin alınmadığı, idarenin kar hesabını neye göre yaptığını belirtmediği, kar hesabının hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin yapılan tüm işlemlerin hukuka aykırı olmadığını kabul etmesine rağmen kar hesabını tüm işlemleri göz önüne alarak yaptığı, işlemlerde tek gayesinin yatırım yapmak olduğu, günlük bazda zarar da ettiği, birçok işlemin rezerve şekilde yapıldığı, paya yönelik birçok olumlu yorum olduğu, dava konusu idari işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI :6362 sayılı Kanun’un 104. maddesinde piyasa bozucu eylemlerde bulunanlara uygulanacak idari para cezasının düzenlendiği, anılan Kanun maddesine uygun şekilde Tebliğ’in 5. maddesinde piyasa bozucu işlem kalıplarına yer verildiği, kabahatlerde kanunilik ilkesinin daha esnek olduğu, çerçeve kanun düzenlemesinin içinin ikincil düzenlemelerle doldurulabildiği, emsal kararlarında bu yönde olduğu, fiiller bir suç oluşturmadığı takdirde piyasa bozucu eylem olarak idari para cezası uygulandığı, piyasa dolandırıcılığı suçunun gerçekleşmesi için özel kast arandığı, özel kast bulunmadığı hallerde piyasa bozucu eylem oluşabildiği, yine piyasa bozucu eylemlerde piyasa hakimiyeti aranmadığı, fiillerin piyasanın dürüst bir şekilde işleyebilmesinde önemli ve etkili olmasının yeterli olduğu, düzenlemenin uluslararası mevzuatla da uyumlu olduğu, davacıya savunma hakkının tanındığı, davacı tarafından süresinde iletilen savunmanın sehven raporda değerlendirilmediği ancak daha sonra davacı tarafından yapılan başvuru üzerine savunması değerlendirilerek Kurul tarafından reddedildiği, davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin piyasa açısında önemli ve etkili nitelikte olduğu, inceleme döneminde davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerle piyasa bozucu eylemler gerçekleştirildiği, denetim raporunun objektif olarak düzenlendiği, davacı tarafından paya yoğun bir talep olduğu izlenimi yaratıldığı, davacı tarafından 569.153,04-TL menfaat elde edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HaKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı hakkında, ... Yatırım Holding A.Ş. (...) pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 döneminde gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle 1.138.306,08.-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu kararının ve VI-104.1 Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir." hükmü, "Piyasa bozucu eylemler" başlıklı 104. maddesinde; "Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz." hükmü yer almaktadır. 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesine dayanılarak, 21/01/2014 günlü ve 28889 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi ile bu eylem ve işlemleri gerçekleştirenler hakkında uygulanacak yaptırımların belirtilmesidir." hükmü, "Emir veya işlemlere ilişkin piyasa bozucu eylemler" başlıklı 5. maddesinde; " Tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte; a) Alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, b) Farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, c) Bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, ç) Kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, d) Açılış veya kapanış fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler yapılması, e) Gün sonu veya vade sonu uzlaşma fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler gerçekleştirilmesi, f) Fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması, g) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında bir sicile bağlı tüm hesaplar için ya da piyasa bazında belirlenen pozisyon limitlerinin geçilmesi, ğ) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında, ilgili dayanak varlık piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle aynı yönlü işlemler gerçekleştirilmesi ve benzeri işlemler yapılması suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen fiil ve davranışlar piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir." hükmü yer almaktadır. Davalı idare, 6362 sayılı Kanun ile kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde, sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını düzenlemek ve denetlemek ile görevlidir. Piyasa fiyatları işlemler ile oluştuğu için, piyasaya iletilen alım-satım işlemleri, piyasa fiyatının değişmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, piyasada gerçekleştirilen işlemlerin hiç bir sınırlamaya ve denetime tabi olmaması düşünülemez. Piyasada gerçekleştirilen işlemler, piyasa fiyatını etkileyeceği için, piyasanın etkin işleyişinin temini ve piyasa bozucu işlemlerin önlenmesi önem arz etmektedir. Bu işlemler, görüntülü işlemler olduğundan tespiti zordur. Bundan dolayı, kanun koyucu, belirli işlem kalıplarını piyasa bozucu işlem olarak nitelendirmiştir. Arz ve talep kuralı çerçevesinde, piyasa fiyatının alım satım işlemleri ile değişmesi normal bir durum olmakla birlikte, bu işlemlerin, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte olması halinde yaptırıma bağlanması, sermaye piyasalarının sağlıklı ve etkin işlemesinin sağlanması bakımından bir zorunluluk olmaktadır. Davaya konu edilen, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde, esas itibarı ile, piyasa bozucu eylemler açısından önemli işlem kalıpları alım satım yapılması, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, karşılıklı/ kendinden kendine işlem gerçekleştirilmesi ve fiyat yükseltici işlemleri başta olmak üzere pay piyasasında yapay bir arz ve talep yaratılmasına yol açabilecek temel bazı işlemlerin düzenlemeye konu edildiği, bu yönü itibarı ile, düzenlemenin, piyasa bozucu eylemlerin yapısı, niteliği ve özelliklerine uygun olduğu, bu tür eylemlerin engellenmesi ve sermaye piyasasının sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde işlemesinin sağlanması amacıyla uyumlu olduğu açıktır. Bu nedenle, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi amacını gerçekleştirmeye engel olabilecek, piyasa bozucu eylemlerin önlenmesi amacıyla, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi dayanak alınarak çıkartılan Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin davaya konu edilen 5. maddesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Uyuşmazlığın, davacı hakkında, ... Yatırım Holding A.Ş. (...) pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 döneminde gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle 1.138.306,08.-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu kararına ilişkin kısmına gelince; Olayda; ... Yatırım Holding A.Ş.(...) pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 tarihleri arasında gerçekleşen olağan dışı fiyat ve miktar hareketlerinin, 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi ile Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği hükümleri çerçevesinde incelenmesi neticesi; 30/03/2020 tarihli ve VII-9/47-07, XXXIII-2/1-1 sayılı Denetleme raporunun düzenlendiği, raporda örneğin; 05/09/2019-19/09/2019 tarih aralığını kapsayan inceleme döneminde ... payının ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF), 5,01 TL'den %60,3 oranında artarak 8,03 TL'ye yükseldiği, aynı dönemde endeksin ise %0,3 oranında değer kazandığı, (...) pay piyasasında inceleme döneminde davacının, gün içi alıma dayalı satış işlemi gerçekleştirmek suretiyle dönem genelinde %20'lik işlem payı ile (...) payında en çok işlem yapan yatırımcı olduğu ve pay piyasasında etkili olduğu, aktif alış emirleriyle payın cari işlem fiyatını yükselttiği ve özellikle inceleme döneminin ilk iki günü etkili olduğu, aktif bir piyasasının varlığı izlenimini yaratacak şekilde bu işlemlerini sık aralıklarla, çok sayıda, küçük miktarlı alım emirleri ile gerçekleştirdiği, böylelikle kapanış fiyatını yüksek seviyede oluşmasında etkili olduğu, Borsa İstanbul A.Ş. tarafından 19/09/2019 günü saat 18.10 da yapılan açıklama ile ... pay piyassasında davacı ile birlikte bazı yatırımcılar için bir ay süreyle açığa satış ve kredili işlem yasağı brüt takas ve internetten emir iletiminin kısıtlanması tedbirlerinin uygulanacağının belirtilmesi üzerine payın AOF'sinin ertesi günden itibarene azalmaya başladığı, 23/09/2019 tarihinde tekrar artmaya başladığı, payın AOF'si %18,18 artarak 8.71 olduğuve endeksden ayrıştığı, bu dönemde endeksin %4, 78 arttığı, böylelikle inceleme dönemi olarak kabul edilen bu dönemde; en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcının 1.199.1334 ile davacı olduğu ve toplam işlem hacminin %20,83 ünü oluşturduğu, en fazla miktarda alım emri ileten yatırımcının 844.498 ile (%25,51) yine davacı olduğu, en çok fiyat yükselten sözleşme gerçekleştiren yatırımcı sırasında adı geçenin 377 sözleşme (%17,75) ile 3.sırada yer aldığı gibi yine davacının; en fazla kendinden kendine işlem gerçekleştiren, en fazla sayıda alım emri veren, en fazla sayıda emir iptal eden yatırımcılar sıralamasında yer aldığı hususlarının tesbit edildiği, buradan hareketle adı geçen tarafından iletilen emirlerin incelenmesi neticesinde ise; aktif alış emirleri ile gerçekleştirilen fiyat yükseltici nitelikteki 2.124 sözleşmenin 377'sinin (%17,75) davacı tarafından gerçekleştirildiği, pay piyasasına iletilen tüm alım emri miktarının %29,03'ünün ve tüm satım emri miktarının %12,69'unun bu yatırımcı tarafından gerçekleştirildiği, bunun gibi diğer işlemlerde de davacının aktif rol alarak işlemleri ile pay piyasasında etkili olduğu, ayrıca kapanış seanslarında 11 işlem gününün 9 unda 22.872 adet işlem gerçekleştirdiği, bunlardan 7 iş gününde önceki kapanış seansına göre kapanış fiyatının yükseldiği, nihayetinde sözkonusu işlemlerden 569.153,04 TL menfaat elde ettiğinin görüldüğü, savunmasının alınmasını takibende dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. İnceleme döneme içinde ... pay piyasasında gerçekleştirilen tüm işlemlerin değerlendirilmesinden; davacının fiillerinin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliğinin 5. maddesinin birinci fıkrasının a, d, f bendinde yer alan eylemleri oluşturduğu açıktır. Bu tespitler karşısında; davacı adına ... pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 tarihleri arasında gerçekleştirdiği işlemler sonucunda elde ettiği 569.153,04-TL tutarındaki net realize menfaat tutarının iki katı olan 1.138.306,08 TL idari para cezası uygulanmasına dair ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu kararında da hukuka aykırı bir husus görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Kurul uzmanlarınca ... pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda; ... payının ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) 20/08/2019 tarihinden 04/09/2019 tarihine kadar endeks ile paralel hareket ettiği, 04/09/2019 tarihinde 5,01-TL olan pay AOF’sinin 19/09/2019 tarihine kadar %60,34 oranında artarak 8,04-TL’ye çıktığı, aynı dönemde endeksin ise %0,26 oranında artış gösterdiği, yine 03/09/2019 tarihinden itibaren pay piyasasındaki günlük işlem miktarının artmaya başladığı, 20/08/2019-02/09/2019 tarihleri arasında 12.607 adet olan ortalama günlük işlem miktarının 03/09/2019-19/09/2019 tarihleri arasında bir önceki döneme göre %1.754 oranında artarak 233.810 adete yükseldiği, bu kapsamda Borsa İstanbul Anonim Şirketi (Borsa) tarafından davacının da aralarında yer aldığı yatırımcılara 20/09/2019 tarihinden itibaren bir ay süreyle tedbir uygulandığı; İnceleme döneminde en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcının 1.199.134 adet (toplam işlem içindeki oranı %20,83) ile, en fazla miktarda alım emri veren yatımcının 844.498 adet (%25,51) ile; en fazla sayıda alım emri ileten üçüncü yatırımcının 10.178 adet (%15,84) ile, en fazla miktarda emir iptal eden ikinci yatırımcının 37.825 adet (%19,40) ile davacı olduğu tespit edilmiş, bu tespitler çerçevesinde, davacının da aralarında yer aldığı yatımcı grubunun birlikte hareket ettiği değerlendirilerek Kurul’un 03/10/2019 tarih ve 55/1299 sayılı kararıyla 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinde düzenlenen suçun işlenmiş olabileceği hususunda makul şüphe bulunduğundan bahisle davacı hakkında altı ay süreyle geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verilmiştir. İnceleme döneminde gerçekleştirilen davacı ve yatırımcı grubunun işlemleri incelenmiş, inceleme sonrası düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporunda; Davacı ile dava dışı yatırımcı grubu arasında herhangi bir bağlantıya rastlanmadığı, ancak fiyat yükseltici nitelikteki toplam 2.124 adet sözleşmenin %17,75’inin (377 defa) davacı tarafından gerçekleştirildiği, yine tüm alım emri miktarının %29,03’ünün, tüm satım emri miktarının %12,69’unun, iptal edilen tüm alım emri miktarının %18,11’inin, iptal edilen tüm satım emri miktarının %25,66’sının, tüm alım emri sayısının %16,60’nın davacı tarafından gerçekleştirildiği, özellikle alım emirlerinin %82,66’sının miktarının 100 adet veya daha az olduğu, yine kapanış seanslarının çoğunluğunda bir önceki güne göre pay AOF’sinin yükseldiği ve davacının kapanış seanslarında 22.872 adet işlem gerçekleştirdiği ve bu kapsamda davacı tarafından brüt 596.153,05-TL menfaat temin edildiği tespit edilmiştir. Anılan tespitler uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla ... pay piyasasında davacı tarafından 05/09/2019-19/09/2020 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde ettiği menfaat tutarının iki katı olan 1.138.306,08-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca tespitler kapsamında, davalı idare tarafından ... tarih ve E... sayılı yazıyla davacının savunması talep edilmiş, anılan yazı bizzat davacıya 06/02/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı bunun üzerine, savunmasını 28/02/2020 tarihinde özel bir kargo şirketiyle davalı idareye göndermiş, savunma yazısı davalı idareye 02/03/2020 tarihinde 6362 sayılı Kanun’un 105. maddesinde belirtilen süre içerisinde ulaşmış ancak anılan rapor kapsamında değerlendirilmemiştir. Kurulun ... tarih ve E.4458 sayılı yazısıyla davacının süresinde savunma vermediği, bu nedenle savunma hakkından feragat ettiğinin değerlendirildiği belirtilerek davacıya idari para cezası verilmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı davacıya bildirilmiştir. Bu bildirim üzerine davacı tarafından, 06/05/2020 tarihinde bir başvuru yapılarak, süresinde verdiği savunmasının incelenerek ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla verilen idari para cezasının kaldırılması talep edilmiştir. Davacının 06/05/2020 tarihli başvurusu, Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının ve bu kararın dayanağı olan VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir. "; 103. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Bu Kanun'a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz. Tüzel kişilere, aykırılığın ağırlığı ve etkilediği mağdur sayısı dikkate alınarak bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan asgari miktardan az olmamak üzere bağımsız denetimden geçmiş yıllık finansal tablolarında yer alan brüt satış hasılatının %1’i ile vergi öncesi karının %20’sinden yüksek olanına kadar idari para cezası verilir."; 104. maddesinde, "Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz."; 105. maddesinde, "(1) İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi halinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir. (2) Bu Kanun'da tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi halinde, ilgili hükme göre, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir ve verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. (...)" kuralları yer almaktadır. VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi ile bu eylem ve işlemleri gerçekleştirenler hakkında uygulanacak yaptırımların belirtilmesidir."; 2. maddesinde, "Bu Tebliğ, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; 3. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ'de geçen; (...) f) Karşılıklı işlem: Birlikte hareket eden kişilerin borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlemlerin hem alıcı hem de satıcı tarafında yer almak suretiyle kendi hesapları arasında gerçekleştirdiği, sermaye piyasası aracının mülkiyetinin birlikte hareket eden kişiler arasında el değiştirmesini sağlayan işlemleri, g) Kendinden kendine işlem: Bir kişinin borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlemlerin hem alıcı hem de satıcı tarafında yer almak suretiyle kendi hesapları arasında gerçekleştirdiği, sermaye piyasası aracının mülkiyetinde bir değişiklik meydana getirmeyen işlemleri, (...) ı) Piyasa bozucu eylem: Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylemi, (...) ifade eder."; 5. maddesinde, "(1) Tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte; a) Alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, b) Farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, c) Bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, ç) Kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, d) Açılış veya kapanış fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler yapılması, e) Gün sonu veya vade sonu uzlaşma fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler gerçekleştirilmesi, f) Fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması, g) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında bir sicile bağlı tüm hesaplar için ya da piyasa bazında belirlenen pozisyon limitlerinin geçilmesi, ğ) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında, ilgili dayanak varlık piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle aynı yönlü işlemler gerçekleştirilmesi ve benzeri işlemler yapılması suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen fiil ve davranışlar piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin incelenmesinden; Sözlük anlamı ile "düzenli hale koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise, sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir. İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" (ya da diğer adıyla "genel düzenleyici işlemler"), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idari işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur. Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Sermaye piyasası ile ilgili olarak kanuna aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurumun, ilgili bulunduğu piyasada, 6362 sayılı Kanun'la kendisine tanınan yetkiyi dava konusu Tebliği çıkarmak suretiyle kullandığı anlaşılmaktadır. İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerekmekte olup işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. 6362 sayılı Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinin gerekçesinde, "Kanun'un amacına ilişkin bu madde hükmünde, uluslararası piyasalardaki gelişmeler dikkate alınarak ve ülkemiz sermaye piyasasının yıllar içinde gösterdiği değişim paralelinde öne çıkan piyasa işleyiş esasları daha anlaşılır ve kapsamlı bir şekilde sayılmıştır. Diğer yandan piyasanın işleyişinin yanı sıra gelişmesinin sağlanması hususu da Kanunun amaçları arasına dahil edilerek, ülkemiz sermaye piyasasının uluslararası anlamda rekabet gücünün artırılması amaçlanmış ve uluslararası finans merkezi olma hedefi desteklenmiştir. Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla piyasanın düzenlenmesi ve denetlenmesi hususu ise temel vizyon olarak korunmuştur." açıklamalarına yer verilmiştir. 6362 sayılı Kanun'un amacı, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olup Kurul'un düzenleme alanı özellik arz ettiğinden Kurul'a görev alanına giren konularda, kanunların gösterdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı çerçevesinde kullanılabilecek, hukukun genel ilkelerine ve yazılı üst hukuk kurallarına uygun olarak yürürlüğe konulacak ikincil düzenlemeler ihdas edebilme yetkisini de barındıran takdir yetkisi tanınmış; anılan Kanun'un 104. maddesinde, makûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin, bir suç oluşturmadığı takdirde piyasa bozucu nitelikte eylem sayıldığı, Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından idari para cezası verilebileceği belirtilerek Kurul'a piyasa bozucu eylemlere ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda yetki verilmiştir. Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nde, piyasa bozucu eylem, makûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylem olarak tanımlanmış; dava konusu Tebliğ'in 5. maddesinde, tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması piyasa bozucu eylem olarak belirlenmiştir. Böylelikle, belirlenen nitelikteki alım-satım emirlerinin ve işlemlerinin engellenmesi suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasının sağlanması ve yatırımcıların menfaatlerinin korunması amaçlanmıştır. Sermaye piyasasının hareketli yapısı ve yeni gelişmelere açık olması, kanun düzenlemelerini ise esas itibarıyla durağan ve genel mahiyet taşıması, 6362 sayılı Kanun'la davalı idareye verilen görev, yetki ve sorumluluklar ile Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceğine ilişkin Kanun düzenlemesi göz önünde bulundurulduğunda; yazılı üst hukuk kurallarına ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla, makûl bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan ve bir suç oluşturmayan, ancak borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi konusunda idareye verilen görev ve yetki çerçevesinde ve Kanun'un amacına uygun olarak, tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması yönündeki fiil ve davranışların "önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte" olması durumda piyasa bozucu eylemler olarak öngörülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, Anayasa Mahkemesi tarafından 6362 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezasına karşı yapılan bireysel başvurunun incelenmesi sonucunda, "51. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gereken ölçüt kanuna dayalı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sağlanmadığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yapılmaksızın mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılacaktır. Müdahalenin kanuna dayalı olması, müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir kanun hükümlerinin bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44; Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, § 49; Necmiye Çiftçi ve diğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). 52. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfi müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir. Bununla beraber Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında da belirtildiği üzere kanunla düzenleme zorunluluğu, hakka yapılacak müdahalenin uygulamasının kanunun çerçevesini aşmayacak şekilde tüzük, yönetmelik, tebliğ ve genelge gibi yürütme organının çıkaracağı ikincil düzenlemelerle yapılmasına mani değildir (Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, § 60). Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin konularda temel esaslar, ilkeler ve genel çerçeve kanunla belirlendikten sonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususların, yürütme organınca çıkarılacak düzenleyici işlemlerle tanzim edilmesi mümkündür (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015). (…) 56. Ancak başvurucu için söz konusu olan yükümlülüğün ve karşılığı idari yaptırımın ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir mahiyetteki söz konusu kanun hükümleriyle açık olarak düzenlendiği görülmektedir. Sermaye piyasası gibi dinamik bir alanda yükümlülüğe konu sermaye piyasası araçlarının değeri, fiyatı veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin neler olduğu gibi teknik konuların bütünüyle kanunda düzenlenmesi beklenemez. Bu gibi teknik ve güncel gelişmelere dayalı ayrıntıların kanunla düzenlenmesinin beklenmesi daha hızlı hareket etmesi ve karşılaştığı sorunları daha süratli çözüme kavuşturması beklenen idarenin çalışmasını güçleştirebilir. Bu bakımdan özellikle teknik ve idari meselelere temas eden detayların düzenlenmesinin idarelerin takdirine bırakılması kanuna dayanma koşulunu ihlal etmez. 57. Nitekim somut olayda da sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin bildirilmesi gerektiği ifade edilerek aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin genel çerçevenin çizildiği anlaşılmaktadır. SPK tarafından düzenlenen tebliğler ile de bu genel çerçeveye dayalı olarak teknik detayların açık bir biçimde gösterildiği görülmektedir. Buna göre tebliğin 14. maddesinde ortaklıklar tarafından içsel bilgiler ve bu bilgilere ilişkin daha önce açıklanan hususlardaki değişiklikler ortaya çıktığında veya öğrenildiğinde özel durum açıklaması yapılmasının zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başvurucunun açtığı davada ilk derece mahkemesi de bu düzenlemeye dayalı olarak başvurucunun aydınlatma yükümlülüğüne uymadığını açıklamıştır. Konuya ilişkin sermaye piyasası kurallarının yorumuna dayalı olan söz konusu kararın ise keyfi veya öngörülemez nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır." (AYM, Mars Sinema Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş., B. No: 2017/23849, 10/10/2018) ifadeleriyle sermaye piyasasının düzenlenmesinin teknik ve uzmanlık gerektiren bir iş olduğuna dikkat çekilerek, kanun ile belirtilen sınırlarda idare tarafından düzenleme yapılmasını, kanunilik, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı bulmamıştır. Davacı hakkında 05/09/2019-19/09/2019 döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca, elde edilen net realize menfaat tutarının (569.153,04-TL) iki katı tutarında 1.138.306,08-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının incelenmesine gelince; VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesine göre, tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılmasının piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu açıktır. Dosyadaki bilgi ve belgeler çerçevesinde, davacı tarafından söz konusu dönemde ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin hacimleri, miktarları ve oranları dikkate alındığında, davacı tarafından, önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım ve satım yapıldığı, ilgili dönemde en fazla alım ve satım işleminin davacı tarafından gerçekleştirildiği, alış işlemlerinin sık aralıklarla, çok sayıda ve düşük miktarlı emirle, satış işlemlerinin ise daha yüksek miktarlı ve az sayıda emirle gerçekleştirildiği, böylece aktif bir pay piyasasının ve paya çok fazla talep olduğu görünümünün yaratıldığı, bu işlemler sonucunda maddi menfaat elde edildiği, Kurulca tespit edilen borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozucu nitelikteki söz konusu işlemlerin Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (f) bentlerine aykırı olduğu ve Kanun'un 104. maddesi uyarınca makul ekonomik ve finansal gerekçelerle açıklanamadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, davalı idarenin 6362 sayılı Kanun'un 107. maddesinden soruşturmaya başladığı, ancak daha sonra anılan Kanun'un 103. maddesi uyarınca işlem yaptığı, idarenin keyfi bir şekilde bazen piyasa dolandırıcılığı suçundan bazen ise piyasa bozucu eylem kabahatinden işlem yaptığı, Kurul tarafından inceleme döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler neticesinde temin edildiği iddia edilen menfaatin tutarının hukuka aykırı bir şekilde hesaplandığı ileri sürülmüşse de, piyasa dolandırıcılığı suçunun oluşabilmesi için sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak "yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla" işlem yapılması gerektiği, davacı tarafından bu amaçla işlem gerçekleştirildiğinin ortaya koyulamadığı, dolayısıyla piyasa bozucu eylem niteliğinden kalan fiillere idari yaptırım uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, yine Kurul uzmanlarınca yapılan inceleme sonucunda, davacının, inceleme döneminde anılan pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler neticesinde temin ettiği menfaatin, inceleme döneminde yapılan alım ve satım işlemlerinin karşılığı olan tutarların ağırlıklı ortalama fiyatları, dönem başı ve dönem sonu ağırlıklı ortalama fiyatları ile dönem başı ve dönem sonu pay stokları göz önünde bulundurularak dönem içi alışlara dayalı kar/zarar, dönem başında bulunan payların satışına dayalı kar/zarar, dönem sonunda mevcut payların değer artışı/azalışı neticesinde bulunan tutardan yapılan kesintilerin düşülmesi suretiyle hesaplandığı, davacı tarafından da bu hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğu yönünde somut delillerin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının aksi yöndeki iddiası yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, davacı tarafından ... pay piyasasında 05/09/2019-19/09/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin 6362 sayılı Kanun ve ilgili Tebliğ düzenlemelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.