7. Ceza Dairesi 2008/11740 E. , 2011/20546 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüğüne, ertelemeye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemece, sanığın Menkul Kıymetler Borsası'nda aracılık işlemleri yapmak üzere kurulan ...nin kasasından çeşitli usulsüz işlemlerle 41.847,56 YTL'yi mal edi…
**7. Ceza Dairesi 2008/11740 E. , 2011/20546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüğüne, ertelemeye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemece, sanığın Menkul Kıymetler Borsası'nda aracılık işlemleri yapmak üzere kurulan ...nin kasasından çeşitli usulsüz işlemlerle 41.847,56 YTL'yi mal edinmesi eylemi Bankacılık Kanununda düzenlenen "zimmet" suçu olarak vasıflandırılarak mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Sanığın İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda aracılık işlemleri yapmak üzere kurulmuş ve sermayesinin %86'sı Etibank AŞ'ye ait bir aracı kurum ve bankanın iştiraki olan ...de muhasebe bölümünde uzman yardımcısı olarak çalıştığı, ...nin Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak amacıyla kurulmuş olduğu, 23.06.1999 tarih ve 23734 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca faaliyet gösteren kuruluşların 4389 sayılı Yasa'ya tabi olacaklarına dair bir hükmün bulunmadığı, 19.12.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4491 sayılı yasanın 11. maddesi ile 4389 sayılı yasanın 20. maddesine eklenen 6. bendi ile özel finans kurumlarının düzenlendiği, yine 29.05.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4672 sayılı yasanın 11. maddesi ile 4389 sayılı yasanın 20. maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları değiştirilerek özel finans kurumları ile ilgili yeni düzenlemeler yapıldığı, yapılan bu değişiklikler ile Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca faaliyet gösteren kuruluşların 4389 sayılı Yasa kapsamına alınmadığı, Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca faaliyet gösteren ...nin de özel finans kurumu kapsamında bulunmadığı, 01.11.2005 tarih ve 25983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında "Türkiye'de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubeleri, finansal holding şirketleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Bankacılık Düzenleme ve denetleme Kurumu, ... ve bunların faaliyetleri bu Kanun hükümlerine tabidir." ve aynı yasanın tanımlar başlıklı 3. maddesinde de finansal kuruluşun "Kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya bu Kanunda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal holding şirketlerini" ifade ettiğinin belirtildiği, bu suretle sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunan kurumların da 5411 sayılı Bankalar Kanunu kapsamına alındığı ve sermaye piyasası mevzuatı uyarınca faaliyette bulunan kurum çalışanlarının eylemlerinin de bu yasa kapsamda değerlendirileceği belirlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında, dosya kapsamında suçun sübutu halinde 2499 sayılı yasanın 47. maddesindeki yazılı suçu oluşturduğunun anlaşıldığı, 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 47. maddesinin 5. fıkrasında "(Ek alt bent: 15.12.1999 - 4487/25 md.) Yatırımcı tarafından sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veyahut her ne nam altında olursa olsun, sermaye piyasası kurumlarına kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satan veya rehneden veya her ne şekilde olursa olsun kullanan, gizleyen yahut inkar eyleyen veyahut bu amaca ulaşmak ya da bu fiillerini gizlemek için bilgisayar ortamında tutulanlar dahil kayıtları tahvil ve tağyir eden ilgili gerçek kişilerle tüzel kişilerin yetkilileri," şeklindeki düzenleme uyarınca Sermaye Piyasası faaliyetleri sebebiyle suç işleyenlerin cezalandırılacaklarının düzenlendiği, bu suç yönünden de 2499 sayılı yasanın 49. maddesi 1. fıkrasındaki "47 nci madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından Cumhuriyet Savcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır." hükmü uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun Cumhuriyet Savcılığına yazılı başvurusunun olmaması nedeniyle muhakeme şartının bulunmadığı, ancak suç tarihi olan 05.05.1999-14.10.2000 tarihleri itibarıyla temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 02.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.