12. Ceza Dairesi 2015/2671 E. , 2015/8898 K. "" Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 1- El koyma nedeniyle açılan manevi tazminat davasının reddine, 2- 1.318,69 TL maddi ve 3.800 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, Davacılar vekilinin 07.09.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri olan tutuklu kaldıklarını, 10.08.2011 tarihli dilekçesi ile ise müvekkili davacılara ait cep telefonu ve sim kartl…
**12. Ceza Dairesi 2015/2671 E. , 2015/8898 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : 1- El koyma nedeniyle açılan manevi tazminat davasının reddine, 2- 1.318,69 TL maddi ve 3.800 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, Davacılar vekilinin 07.09.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri olan tutuklu kaldıklarını, 10.08.2011 tarihli dilekçesi ile ise müvekkili davacılara ait cep telefonu ve sim kartlara el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine hükmedildiğini belirterek CMK'nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne, el koyma nedeniyle açılan manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hükümler, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağı olan...Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/161 Esas - 2011/111 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanıkların (davacıların) ) uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklu kaldıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine hükmedildiği, hükümlerin temyiz edilmeksizin 24.06.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davalarının 07.09.2011 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacılar lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir, Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;