4. Hukuk Dairesi 2012/13939 E. , 2013/12248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 02/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı Doğan Gazetecilik A.Ş. yönünden kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Doğan Gazetecilik A.Ş. ve davacı vekilleri tarafından sü
**4. Hukuk Dairesi 2012/13939 E. , 2013/12248 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 02/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı Doğan Gazetecilik A.Ş. yönünden kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Doğan Gazetecilik A.Ş. ve davacı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir Yerel mahkemece, davanın davalılardan ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan Doğan Gazetecilik A.Ş yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ve davalılardan Doğan Gazetecilik A.Ş tarafından temyiz edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durumda halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. Davaya konu yayında, 21/05/2007 tarihli Posta Gazetesi'nin 18. sahifesinde; “Düğün magandası bu kez orman yaktı” başlığı altında davacının fotoğrafı da yayınlanarak kına gecesine katılan davacının attığı aydınlatma fişeğinin ormanlık alana düşmesi sonucu orman yangını çıktığı yönünde haberlere yer verildiği anlaşılmakladır. Dosya içeriğinden, 19/05/2007 tarihinde meydana gelen orman yangını ile ilgili yapılan soruşturma sırasında davacının 20/05/2007 tarihinde tutuklandığı, davacı hakkında orman yangınına neden olmak suçundan kamu davası açıldığı ve yargılama neticesinde delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının, dava konusu yayın tarihinden bir gün öncesinde habere konu olay nedeni ile yürütülen soruşturma sırasında tutuklandığı daha sonra hakkında orman yangınına neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, habere konu olayın güncel ve kamuoyunun ilgisini çekecek nitelikte olduğu, olayın veriliş anındaki görünür gerçeğe uygun olduğu, aşırılığa gitmeyen, hatalı-eksik bilgi ve değerlendirmelerin tek başına sorumluluk nedeni olamayacağı, olayların kamuoyuna duyurulmasında kamu yararının bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davaya konu olayın özelliği de nazara alındığında, haber başlığının toplumun ilgisini çekmek için çarpıcı nitelikte verilebileceği bu kapsamda yayının basın özgürlüğü kapsamında kaleme alındığı, davalı yararına hukuka uygunluk nedeninin gerçekleştiği ve davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davalılardan Doğan Gazetecilik A.Ş'nin manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalılardan Doğan Gazetecilik A.Ş yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının tüm, davalılardan Doğan Gazetecilik A.Ş'nin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.