3. Ceza Dairesi 2012/13448 E. , 2013/9362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin 1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kadastro harici bırakılarak parsel numarası almadığının, orman mühendisi bilirkişinin raporunda da yerin amenejman h
**3. Ceza Dairesi 2012/13448 E. , 2013/9362 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin 1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kadastro harici bırakılarak parsel numarası almadığının, orman mühendisi bilirkişinin raporunda da yerin amenejman haritasında 168 no.lu bölmede OT-2 rümuzlu orman toprağı olarak belirlenmiş alanda kaldığının, ancak amenejman haritası yapılırken ... yapılmayan boş arazilerin ağaçlandırma programına alınmasını kolaylaştırmak amacıyla orman toprağı olarak adlandırıldığının, memleket haritasına göre ... renkli alanda kalıp orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtilmesine göre yerin kadastro çalışmalarında hangi vasıfla tescil harici bırakıldığının tesbit edilip dava konusu yere ait hava fotoğraflarının da celbedilerek konusunda uzman orman mühendisi ve harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi heyeti vasıtasıyla zabıt mümziilerinin yer gösterimi suretiyle yeniden keşif yapılıp en eski tarihli memleket haritası ile amenejman haritası ve hava fotoğraflarının mahalline birlikte tatbiki suretiyle dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının, evveliyatı itibariyle ormandan açılıp açılmadığının, halihazırdaki durumu itibariyle orman vasfında olmamakla birlikte salt toprağının dahi orman olarak kabulü gerektiği de gözetilerek yerin vasfının kesin bir şekilde tesbitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan idare temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.