6. Hukuk Dairesi 2011/1392 E. , 2011/5656 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :20.04.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Borç…
**6. Hukuk Dairesi 2011/1392 E. , 2011/5656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :20.04.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince, akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için, kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda, kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda, akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur. Olayımıza gelince; hükme esas alınan 01.05.2002 başlangıç tarihli ve 31.12.2002 bitiş tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın çay bahçesi ve kafeterya olarak işletileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin 7. maddesinde "Kiracı taşınmazı üçüncü kişilere ve çevreye zarar vermeden kullanmakla yükümlüdür” şartı vardır. Tarafların serbest iradeleriyle sözleşmeye konulan bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı dava dilekçesinde, davalının çay bahçesi olarak verilen yerde, çevreyi rahatsız edecek düzeyde yüksek sesle, müzik yayını yaptığını vakfa yapılan şikayetler sonucu öğrendiklerini, davalının ihtara rağmen bu akde aykırılığı gidermediğini belirterek akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiş, dava dilekçesinin deliller kısmında, kira sözleşmesi, ihtarname vs delillere dayanmıştır. Mahkemece, 05.05.2009 tarihli oturumda taraflara delillerini sunmaları için mehil verilmiş, davacı süresinde verdiği 16.09.2009 tarihli dilekçesinde, kaymakamlığa ve belediyeye yapılan şikayet dilekçeleri ve tanık deliline dayanmış ancak, tanık ismi bildirmemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin delil listesinde belirtilen delillerin toplanması, yapılan şikayet dilekçesi sonuçlarının ilgili yerlerden sorulması, davacıya bu konuda varsa tanık listesi vermesi için mehil verilmesi tanık listesi verildiğinde dinlenilmesi ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.