(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/5730 E. , 2013/9732 K. "" Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetlerine dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2012 gün ve 2010/255 Esas, 2012/458 Karar sayılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan…
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/5730 E. , 2013/9732 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetlerine dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2012 gün ve 2010/255 Esas, 2012/458 Karar sayılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'ın tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Mağdurun sanıkların eylemlerinin niteliğine yönelik anlatımlarının önemi karşısında ve ayrıca mağdurun ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 06.05.2010 tarihli rapor, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 07.05.2010 tarihli rapor, ... Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalınca düzenlenen 07.01.2011 tarihli rapor ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 29.06.2011 tarihli muayene kaydında belirtildiği üzere hafif zekâ geriliğinin tespit edildiği belirtildiğinden dosya kapsamına göre olayın tek görgü tanığı konumundaki mağdurun suç tarihi itibariyle akıl hastası olup olmadığı, kendisine karşı işlenen eylemin ahlâki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı ve özellikle beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği hususları araştırılıp ... Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanık ...'in tevilli ikrarını içeren savunmaları, mağdurun adli raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağduru değişik zamanlarda çeşitli yerlere götürerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin sübut ettiği ancak dosya kapsamına göre bu eylemlerin cebir ve tehditle gerçekleştiğine ilişkin mağdur beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği konusunda alınacak rapordan sonra TCK.nın 103/4. maddesi ve TCK.nın 109/2. maddesi yerine 109/1. maddesinden uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, yine olayın tek görgü tanığı olan mağdurun beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine dair alınacak olan rapordan sonra sanık ...'ın üzerine atılı suçların sübutunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de;