12. Ceza Dairesi 2019/2684 E. , 2019/4818 K. "" Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan şüpheliler ... ve .... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.02.2018 tarihli ve 2017/61671 soruşturma, 2018/10150 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.05.20…
**12. Ceza Dairesi 2019/2684 E. , 2019/4818 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan şüpheliler ... ve .... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.02.2018 tarihli ve 2017/61671 soruşturma, 2018/10150 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.05.2018 tarihli ve 2018/3473 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğince, yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hakimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheliler hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 11.07.2018 tarihli ve 94660652-105-01-7980-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2018 tarihli, 2018/62496 sayılı tebliğnamesi ve Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 07.01.2019 tarihli, 2018/5392 esas, 2019/1734 karar sayılı görevsizlik kararı ile daireye ihbar ve soruşturma evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: