10. Hukuk Dairesi 2023/9934 E. , 2023/9110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1256 E., 2023/226 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kula Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2014/176 E., 2022/73 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın dav
**10. Hukuk Dairesi 2023/9934 E. , 2023/9110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1256 E., 2023/226 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kula Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2014/176 E., 2022/73 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı, davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilleri ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı, davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilleri ile davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 14.09.2011 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 25.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 12.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini toplam 250.000,00 TL' ye çıkarmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın, aracın freni patlaması nedeniyle daha ağır bir zararı engellemek için yolcuları da uyararak uygun yerde aracı yatırmasından kaynaklandığını, bu şekilde aracı durdurmamış olsaydı ölümler olacağını, bu da olayda kasıt olmadığını ve daha ağır bir sonucu önlemek için zaruret halinden kaynaklandığını, davacı tarafın istemiş olduğu manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmadığını, sadece bir arabası olduğunu, maddi ve manevi tazminatları ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını, davaya konu olayın 14.09.2011 tarihinde olduğunu, bu olaya istinaden açılması gereken davanın olay tarihinden iki yıl içerisinde açılması gerektiğini, dava açma hakkının zamanaşına uğradığını, davanın tüm bu nedenlerden dolayı reddine, davanın kabulü halinde ise tazminat miktarının bir tarafı zenginleştirip diğer tarafı kötü duruma düşürecek durumda olmasından dolayı hakkaniyet ölçülerinde karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinden 7 ay önce dayıbaşılık işini bıraktığını, işçilerle hiçbir hukuki bağının bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının sigorta şirketinden 30000 TL maddi tazminat aldığını, mahsup edilmesi gerektiğin, davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini arz ve talep etmiştir. 3.Davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şahsına ait üzüm işletmesi olmadığını, davanın trafik kazası olduğunu, iş kazası olarak kabul edilmemesi gerektiğini, davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini arz ve talep etmiştir. 4.Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranı için ATK’a sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri açısından davanın reddi gerektiğini, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, asgari ücret üzerinden hesaplamanın yapılmasını, davacıya ödenen SGK ödemelerinin mahsup edilmesini, davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini arz ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 2-Davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 25.000,00 TL'nin iş kazası tarihi olan 14.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 250.000,00 TL'nin davalılar Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. ve davalı ... yönünden iş kazası tarihi olan 14.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş. yönünden dava tarihi olan 18.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi birlikte, Davalı Sampo Sigorta A.Ş. yönünden sigorta poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere, davalılar Sompo Sigorta A.Ş., Günaydın Limited Şirketi, ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilleri ile davalı ...'ın istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece TBK.nın 76 ncı gereği talep edilen geçici ödeme talebi ile ilgili karar vermediği gibi gerekçesindede değinmediğini, davalı ...'ın işçileri ve bu işçileri taşıyacak aracı bulan ve işçilerin meyve işletmesine götürülmesini sağlayan kişi olduğunu,taşıdığı işçi başına davalı şirketten ve işçilerden komisyon aldığını, işçilerin güvenli bir şekilde taşınmasından da hukuken ve cezai olarak sorumluluğu bulunmasına rağmen husumetten ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davanın uzun sürmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesince hak ihlali verilmesine rağmen yargılamanın gereksiz uzatıldığını, davanın açıldığı dönemde belirsiz alacak davasındaki nitelendirme farklı olduğundan dilekçede her iki tabirin de kullanıldığını ve mahkeece kısmi dava olarak nitelendirilerek karar verildiğini, ancak bilirkişinin raporunun gecikmesi ve zamanaşımına uğrama söz konusu olacağından rapordaki miktar görülmeden alacağın tamamının ıslah edilemediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, maluliyet raporunda son değişiklikler dikkate alınmadan rapor alındığını, olay tarihine göre maluliyetin %28 olmasına rağmen,raporun alındığı tarihte %31 olduğuna kanaat getirilirken, hesaplama bilirkişisinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafında belirlenen %21 oranına göre hesaplama yaptığını, müvekkilinin kalıcı olarak bacağının sakat kaldığını, lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, hüküm kurulurken sigorta şirketinin poliçe bedeli kadar sorumluluğuna karar verilmesine ve bu bedelin açıkça hüküm kısmına yazılması gerekmesine rağmen yazılmadığını, poliçede kişi başına poliçe bedelinin değil, kaza başına poliçe bedelinin uygulanması gerektiğini, kararda tarafların ve vekillerinin kimlik numaralarının ve MERSİS numaralarının açıkça belirtilmesi gerektiğini belirterek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kaza yapan araçla bağlantısı bulunmadığını, davacının müvekkili şirket ile hizmet ilişkisi bulunduğuna dair iddia ve ispatının bulunmadığını, müvekkili şirketin diğer davalılardan hizmet alımı yapmadığını, davacının müvekkili şirket tarafından sağlanan araçla gidip gelirken kaza yapmadığını, kaza ile hukuki ve fiili bağı bulunmayan müvekkili hakkında verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili açısından illiyet bağının kesildiğini, tanığın beyanında aracın dolu olup davacının ayakta olduğunu belirttiğini, davacının da kusurunun bulunmasına rağmen dikkate alınmadığını, müvekkiline %50 kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin kısmi dava olarak açıldığının aşikar olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek buna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava edilen ve ıslah ile arttırılan miktarın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş ve fazla olduğunu, müvekkilinin olayın oluşumunda aktif bir fiili bulunmadığından manevi tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, faizin karar tarihinden başlatılması gerekirken kaza tarihinden itibaren başlatılmasının hatalı olduğunu, müvekkili ve diğer davalı yönünden kaza tarihinden faize hükmedilmişken sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü belirterek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 3.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kazada kusurunun bulunmadığını, aracın frenini patladığını, %50 kusur yükletilmesinin hatalı olduğunu, yolcuları uyararak aracı yan yatırarak daha ağır sonuçları önlediğini, bunun gözetilerek tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen tazminatların fahiş olduğunu, ödeyecek durumunun ve mal varlığının bulunmadığını belirterek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi içeriğine göre Mahkemece maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinde hatalı yön bulunmadığı ve davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı ve ...nın 107/2 nci maddesi uyarınca tahkikat bitmeden talep arttırımı yapılmakla kararda bu yönden de hatalı yön bulunmadığı, yine faize, davalı ... ve davalı şirket yönünden kaza tarihinden, davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren hükmedilmesinde hatalı yön bulunmadığından bu hususlara yönelik davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı, yine dosya kapsamına göre kusura ilişkin bilirkişi heyet raporunda davacının kusurunun bulunmadığı, davalı ...'ın kusurunun bulunmadığı, davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti.nin kusurunun % 50, davalı ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun ve kusur dağılımının dosya kapsamına uygun uygulamayı yansıtır ve denetime açık şekilde oluşu nedeniyle bu açılardan her iki davalının istinaf talebinin yerinde olmadığı, yine dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre kusuru bulunmayan davalı ... hakkında verilen kararda hatalı yön bulunmadığından davacı vekilinin bu açıdan istinaf talebinin yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre davacının maluliyetinin SGK, YSK 'ca %21 olarak belirlendiği ve Mahkemece 07.07.2021 tarihli celsede SGK, YSK'ca belirlenen maluliyet oranına ilişkin davacı vekilinden beyanının sorulması üzerine davacı vekilince dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesini talep ettiği dikkate alındığında YSK 'ca belirlenen maluliyet oranına yönelik davacı vekilinin bir itirazı bulunmadığından istinaf sebepleriyle yapılan inceleme ile maluliyetin %21 olarak dikkate alınmasında ve yine sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasında hatalı yön bulunmadığından davacı vekilinin bu açılardan da istinafının yerinde olmadığı, yine maddi tazminat yönünden karara esas alınan hesap bilirkişisi raporu Yargıtay yerleşik uygulamasına ve dosya kapsamına uygun ve denetime açık şekilde olduğundan davalı vekilinin bu açıdan da istinafının yerinde olmadığı, maluliyet oranı, tarafların kusur durumu, olayın oluş şekline göre davacı için Mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarı düşük olmadığı gibi fahiş olmayıp hakkaniyete ve olayın özelliğine uygun olduğu gerekçesiyle; davacı, davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. 'nin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun ...nın353/b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417.maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'un 2 ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK.'nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.” HMK.'nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle olayda davacının kusursuz olduğunun anlaşılmasına göre, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davalı Günaydın İthalat Tarım ve İçecek San. Ltd. Şti. vekilinin maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.