T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1470 KARAR NO: 2026/712 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 17/12/2020 NUMARASI: 2018/601 Esas - 2020/864 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1470 KARAR NO: 2026/712 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 17/12/2020 NUMARASI: 2018/601 Esas - 2020/864 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 25.06.2016 günü davalı .... Şti. adına kayıtlı davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı kamyon ile ..... yol üzeri istikametine seyir halindeyken ... karşısı ... Köprü altına 100 metre mesafe kala direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ ön köşe kısmıyla ... Belediyesi Park Bahçelere ait duvar üzerinde peyzaj ve çiçeklendirme çalışması yapan işaret levhası ve dubalarla işaretleme yapılan alan olan banket içerisine park etmiş olan ... plakalı aracın sol arka köşe kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle bahse konu ... plakalı araç sürüklenerek sağ ön köşe kısımlarıyla yolun kenarındaki beton duvara çarpması neticesinde aracın duruğunu, iki araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç üzerinde çalışma yapan müteveffa ... araç üzerinde asfalt zemine düşerek yaralandığını ve akabinde kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, müvekkilerden ..., ..., ..., ..., ... müteveffa ...’in kardeşleri; ... müteveffanın eşi, son olarak ..., ... ve ... ise çocukları olduğunu belirterek maddi tazminatta fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutularak şimdilik; davacı eş ... için 2.000,00 TL, müteveffanın çocukları olan davacılar..., ... ve .... için ayrı ayrı olmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 25.06.2016’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000,00 TL, müteveffanın çocukları olan davacılar ..., .. ve ....için ayrı ayrı olmak üzere 100.000,00 TL, müteveffanın kardeşleri olan ....,..., ..... İsmail için ayrı ayrı olmak üzere 30.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 25.06.2016’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş. dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacılara ödeme yapıldığını, davacıların bakiye tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın sigortalının kusurunu, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, bakiye tazminata ilişkin hesaplama yapılması halinde, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; olay yeri TEM yolu üzerinde ve kesinlikle araç parkının yasak olduğunu ve Mahmutbey köprüsüne 100 metre mesafede meydana geldiğini, araç parkın kesinlikle yasak olduğu bir yerde çalışma yapmak için araç park edilmesi halinde aracın park yerine en az 500-600 metre mesafede işaret levhaları, dubalar ve bilhassa ışıklı uyarı levhaların olması ve hatta bir insan tarafından işaretle ile yönlendirme yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç maliki şirket tarafından yeterli sayıda levha, duba, emniyet şeridi bulunmadığı ve konulan uyarıcı levhaların yetersiz ve gerekli mesafede olmadığı ve yeterli önlemlerin alınmadığı anlaşıldığını, mütevaffanın eşi ve çocuklarının destekten yoksun kalma tazminatlarının olması halinde Sigorta şirketinin bu miktarı limitleri dahilinde ödemesi gerektiğini, davacıların manevi tazminat talepleri fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacılar ..., ... ve ...'in davalılar aleyhine açtığı maddi tazminata ilişkin davanın reddine; Davacı ..., davalılar aleyhine açtığı destekten yoksun kalmadan kaynaklanan maddi tazminat davasının ıslah edilmiş haliyle Kabulü ile 25.971,93 maddi tazminatın davalılar ....Şti ve ... yönünden kaza tarihi olan 25/06/2016 tarihinden,davalı ... yönünden ise 27/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarlardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine; Davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı .... Şti. vekili, davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;28.02.2020 tarihinde düzenlenen hesap bilirkişisi raporunda müteveffanın eşi ...'e yapılan ödemenin güncel verilere göre hesaplanması halinde ...'in nihai ve gerçek zararının 81.736,55 TL olduğunun belirtildiğini, ... yönünden yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak talep yönünde karar verilmesi gerektiğini, davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminatların yetersiz olduğunu, davacı kardeşler açısından talep edilen manevi tazminatın reddedilen kısmı için her bir kardeş yönünden 4.080,00 TL'lik karşı vekalet ücretinin davacı kardeşlerden tahsili ile davalılar .... Şti ve ...'a verilmesine hükmedilmiş ve söz konusu karşı vekalet ücretleri kardeşlerini kaybetmenin derin üzüntüsü içerisinde olan davacı kardeşleri bir kez daha mağdur ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı .... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mütevaffanın, taşeron şirket çalışanı olmadığını, bu konuda gerekli eğitimleri almadığı ve hiçbir önleyeci teçhizat ve araç kullanmadığının anlaşıldığını, şirket çalışanı olmayan müteveffanın çalıştırılmasına müsaade eden, mütevaffanın çalışması sırasında yeterli güvenlil önlemi almayan ve kask takılması halinde ölümün meydana gelmeyeceği açık olan ve park halindeki aracın hareket kabiliyetini engelleyecek takoz vb önlemleri almayan ... plakalı araç maliki .... Şti. ve müteveffanın kardeşi şirket sahibi ... ile çalışan olmadığı halde ve hiçbir eğitimi olmadan, hiçbir önleyici giysi kullanmadan, hiçbir güvenlik tedbiri almadan araç üstüne çıkan müteveffa ...'in olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, dava dilekçesinde müteveffanın ne iş yaptığı ve kazanç durumunun açıklanmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, ceza davasındaki kusur ve ATK raporlarının Hukuk davasında bağlayıcı olması ve kararın ceza dosyasına göre verilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mütevaffanın geçirdiği kaza sonucunda asıl kusurlu olanın taşeron şirket ile müteveffa olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffanın annesi ...'e pay ayrılmadan yapılan eksik hesaplama sonucu kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda destek pay oranlarının hatalı dağıtıldığını, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalarının düzeltilmesinin akabinde yapılacak aktüer hesaplamasında; müvekkil şirketçe ödeme yapılan tarih dikkate alındığında ödemenin davacıların zararını karşıladığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 25/06/2016 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile TEM Güney yan yolu takiben Ankara istikametine seyri sırasında idaresindeki aracın sağ ön kısımlarıyla emniyet şeridi üzerinde park halinde bulunan ... plakalı kamyonun sol arka kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle kamyonun sürüklenerek beton duvara çarpması esnasında kamyonun kasasında bulunan müteveffa ...'in araçtan düşerek vefat ettiği anlaşılmıştır. Bakıköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/377 E.- 2017/342 K. sayılı kararında davalı sürücü ...'ın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472 ve 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. Kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde; Ceza Mahkemesince kabul edilen maddi olguya göre (Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde ki ...plakalı kamyon ile yanında ... ve ...'ta olduğu halde .... Yan Yol üzerinde ... istikametine doğru seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek şerit ihlali yapmak sureti ile işaret levhası ve dubalarla işaretlenmiş, ....... Belediyesine ait peyzaj ve çiçeklendirme çalışması yapılan duvar üzerinde ki banket içerisinde park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığı, ... plakalı aracı kasasında çalışan ... ile birlikte sürüklediği, araçların beton duvara çarpaması ile ...'in asfalta düşerek yaralandığı, kaldırıldığı hastanede öldüğü, kazanın sanığın aracını kontrolsüz olarak kullanması ve hatalı şerit değiştirmesinden kaynaklandığı, alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun olayın oluş şekline uygun olduğu ve mahkememizce benimsendiği, sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, suçunun sabit olduğu anlaşılmış olmakla ) değerlendirme yapılarak asli kusur ile cezalandırıldığı, Mahkemece alınan kusur raporunda ise davalı sürücüye % 100 oranda kusur belirlenerek bu kusur oranı üzerinden tazminat hesaplandığı, olayın oluş şekli ve ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile uyumlu olarak davalı sürücü kusurlu kabul edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebilece ğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, yolcu olan müteveffanın kusursuz olması, müterafik kusurunun bulunmaması, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarları bir miktar az olmuştur. Davacılar, dava açmadan önce davalı ... Şirketine başvurmuş olup müteveffanın eş ve çocukları olan davacılara bir miktar ödeme yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davalı ... tarafından dava öncesi yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilmiştir. Ancak dosya kapsamında davacılar ile davalı ... arasında yapılan ibranameye rastlanmamıştır. Yine desteğin nüfus kaydından kaza tarihinde annesinin sağ olduğu anlaşıldığı halde tazminat hesabında anneye pay ayrılmadan, desteğin tüm gelirini eşi ve yaşı küçük çocukları paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapılması da doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken öncelikle davalı ... tarafından yapılan ödeme nedeniyle KTK 111. madde kapsamına giren yazılı ibraname düzenlenip düzenlenmediği sorularak, varsa gönderilmesi için davalı ... şirketine yazı yazılması, ibraname bulunması halinde, dava hak düşürücü süre de açılmış ise aktüerya bilirkişisinden desteğin sağ olan annesine de pay ayrılarak ödeme tarihi itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti için hesaplama yapılması; ödeme yetersiz ise davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi için ek rapor alınması; rapor sonucuna göre ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi; ödeme yetersiz ise davalı ...'nin davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında güncellenmiş miktarı, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle kalan miktar üzerinden tazminata karar vermek gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı .... Şti. vekili, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekili, davalı .... Şti. vekili, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5- Davacılar, davalı .... Şti., davalı ...Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/04/2026