1. Hukuk Dairesi 2012/97 E. , 2012/2918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı Hazine, 293 ada 243 parsel sayılı taşınmazın, kısmen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapusunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; taraf teşkil
**1. Hukuk Dairesi 2012/97 E. , 2012/2918 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı Hazine, 293 ada 243 parsel sayılı taşınmazın, kısmen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapusunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; taraf teşkilinin usulüne uygun olarak sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava; 3621 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal, terkin isteğine ilişkin olup, mahkemece 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı yasa hükümleri gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de; tapu iptali ve terkin isteği yönünden 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasanın ilgili hükümleri Anayasa Mahkemesi’nin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve karar 23.07.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir. Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tapu iptal ve terkin isteğinin reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse ve ayrıca Anayasanın 153. maddesine göre iptal kararı geriye yürümezse de 10.3.1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptal, kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemez ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına girer. Öyleyse, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Zira, kamu düzeninin söz konusu olduğu bütün haller istisnanın kapsamına girer. Hal böyle olunca; işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır. Davacı Hazine’nin temyiz itirazının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.