1. Hukuk Dairesi 2026/494 E. , 2026/1801 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/121 E., 2025/136 K. Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapusuz …
1. Hukuk Dairesi 2026/494 E. , 2026/1801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/121 E., 2025/136 K. Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastro sonucunda, ... ili, ... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 1975 yılında yapılan kadastro sırasında taşlık vasfıyla tescil harici bırakıldıkları, bilahare 16.01.2014 yılında idari yoldan 1 44... parsel numarası ile ham toprak vasfı ile Hazine adına kaydedilen taşınmaz içerisinde kaldıkları anlaşılmıştır. Davacılar vekili; 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacılar adlarına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz 1 44... parsel numarasıyla ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, yöntemince zilyetlikle iktisap koşullarının araştırılması gereğine değinen bozma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu hükme esas teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 52.390,90 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 49.639,27 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Bilindiği üzere; 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici taşınmazlardan imar-ihya edilerek dava tarihine kadar 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilirken; ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Yasa'nın 14. maddesi gereğince iktisap edilebilir. Somut olayda; Mahkemece zilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Şöyle ki; dosya arasında yer alan jeodezi mühendisi bilirkişi raporunun ekinde yer alan hava fotoğraflarına ilişkin suretler incelendiğinde, davanın kabulüne hükmedilen bölümlerinin tamamında kullanım olmadığı anlaşıldığı halde rapor içeriğinde ilgili taşınmaz bölümlerinin tarım yapılan yerlerden olduğuna dair kanaat belirtildiği ve bu suretle çelişkiye sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, hükmüne uyulan bozma ilamında 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınması gereğine değinildiği halde bu hususa riayet edilmediği gibi dosya arasında yer alan ziraat mühendisi bilirkişi raporu içeriği incelendiğinde zilyetlikle iktisap koşulları ve imar-ihya hususunda yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için ihdas tarihinden öncesine ait fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili kurumlardan celbedilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, üç kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yöntemine uygun şekilde çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, dava konusu taşınmazın geri kalanı ile karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini irdeleyen, önceki ziraatçi bilirkişi raporunun değerlendirildiği, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kuruluna hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak çekişmeli taşınmazın fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki niteliği, kullanım şekli ve süresi ile varsa imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, belirtilen dönemlere ilişkin memleket haritaları ile uydu fotoğrafları yapılacak inceleme sırasında dikkate alınmalı ve çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden ve komşu parseller ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde çekilmiş yakın plan panoramik fotoğrafları dosya arasına konulmalı; fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir rapor ve harita düzenlettirilmeli; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmaz bölümü üzerinde ihdas tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen koşulların dava konusu tüm taşınmazlar yönünden davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece değinilen yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Açıklanan sebeplerle davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Davacı tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, Temyiz eden davalı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.