T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/121 Esas KARAR NO : 2025/882 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı tarafı arasında üçüncü şahıslara sağlık hizmeti verilmesi konusunda anlaştıklarını mü…
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/121 Esas KARAR NO : 2025/882 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı tarafı arasında üçüncü şahıslara sağlık hizmeti verilmesi konusunda anlaştıklarını müvekkili şirketin davalıya ait hastanede acil servis hizmeti verme edimini yüklendiğini davalı tarafça ise bunun karşılığında müvekkili şirkete ücretini ödemeyi yüklendiğini, davalının başlarda ödemeleri yaptığını ancak müvekkili tarafından kesilerek kendisine teslim edilmiş olan faturayı ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını ancak davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek; davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı taraf aleyhinde % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hastane nezdinde ödenmemiş faturasının bulunmadığını, bir an için söz konusu medikal malzeme ücret alacaklarının var olduğu varsayımında dahi söz konusu işbu alacaklarının zaman aşımına uğradığını, bu nedenle talep edilmesinin mümkün olmadığı belirterek; davanın reddine, zaman aşımı itirazlarının kabulüne, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İlişkindir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/.... Sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine faturaya dayalı takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 26.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29.01.2025 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 29.01.2025 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; davalı tarafça davacı tarafından yerine getirilen hizmet karşılığı oluşturulan fatura bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkindir. Mahkememizin 08.07.2025 tarihli celsesinde dosyanın uzman bilirkişiye tevdi için usulüne uygun davacı tarafa delil avansı yatırması ve ticari defterlerini sunması için ihtaratta bulunulmuş ancak davacı vekilince ihtaratın gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür. "Delil ikamesi için avans" başlıklı HMK'nun 324. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler" hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında, tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür. Görüldüğü üzere, HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK'nun 114. maddesinin "g" bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir. Davanın ispatı için gerekli olan masraftan ibaret olup, ispat yükü üzerinde olan tarafça yatırılması gerekmektedir. Davacı tarafa duruşmada; delil avansının yatırması ve ticari defterlerini sunması için 2 haftalık kesin süre verildiği, sonuçlarının hatırlatıldığı; ancak davacı tarafça kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmadığı, ticari defterlerin sunulmadığı anlaşılmakla dosya bilirkişiye tevdi edilmemiş bunun sonucu olarak davacı tarafından ispat külfeti yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 636,44-TL'nin 615,40-TL nispi karar harcından mahsubu ile kalan 21,04-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000,00- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/12/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır