4. Hukuk Dairesi 2012/8040 E. , 2012/16875 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Başkanlığı aleyhine 23/11/2007 gününde verilen dilekçe ile sıra cetvelinin düzenlenmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafın…
**4. Hukuk Dairesi 2012/8040 E. , 2012/16875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Başkanlığı aleyhine 23/11/2007 gününde verilen dilekçe ile sıra cetvelinin düzenlenmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, sıra cetveli yapılması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, takip alacaklısı olduğunu, aynı borçlu aleyhine davalı ... tarafından da pirim alacağı nedeniyle takipler yapıldığını ve borçlu adına kayıtlı iki adet taşınmazın satışının yapıldığını ancak davalının alacak miktarı fazla gösterildiğinden ve sıra cetveli de yapılmadığından kendi başlattığı takip dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek icra takip dosyalarındaki alacak tutarlarının belirlenerek sıra cetveli yapılmasını istemiştir. Davalı, sosyal güvenlik pirim alacağının devlet alacağı olduğunu, öncelikle devlet alacağının tahsili gerektiğini, artan kısım olursa diğer alacaklı dosyalara gönderilmesi gerektiğini bu nedenle sıra cetveli yapılmasına gerek olmadığını belirterek istemin reddini savunmuştur. Konuyla ilgili olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 140. maddesinde “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar...”, 141. maddesinde; “Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.”, 142. maddesinde de “Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir. Dava basit muhakeme usulüyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur.” biçiminde düzenleye yer verilmiştir. Buna göre, İcra ve İflas Kanunu 140. maddesinde, satış tutarının bütün alacakları ödemeye yetmemesi durumunda icra dairesinin alacaklıların bir sıra cetvelini yapacağı hükme bağlamış, aynı yasanın 142. maddesinde de yapılan bu sıra cetveline karşı hangi sürede, nereye ve kime karşı hangi yasa yolu ile müracaat edileceği düzenlenmiştir. Şu durumda icra alacaklısı olan davacı az önce açıklanan düzenlemeye uyarınca sıra cetvelinin yapılmasını icra dairesinden istemelidir. Buna göre, sıra cetveli yapmak icra dairesinin görevleri arasında olduğundan istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 14/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) -/- -2- 2012/8040-2012/16875 KARŞI OY YAZISI Davacının istemi; davalı ...'nun alacak miktarının tesbiti ve buna göre sıra cetveli düzenlenmesine ilişkindir. Mahkemece, davalı kurumun dava dışı borçludan 45.452,28 TL alacaklı olduğunun tesbitine ve buna göre sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmiştir. İ.İ.K. hükümlerine göre sıra cetveli düzenleme görevinin İcra Müdürlüğünün görevinde olduğu yolundaki daire bozması yerinde olmakla birlikte alacak miktarının belirlenmesine yönelik yerel mahkeme kararının dairemizce incelenip bu belirlemenin yerinde olup olmadığı yolunda karar verildikten sonra bozma yapılması gerektiği düşüncesiyle dairemiz çoğunluğunun kararına katılmıyorum.14/11/2012