Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/527 E. , 2024/5642 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/527 Karar No : 2024/5642 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten; ... adına velayeten ... 2- ...3- ...4- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/527 E. , 2024/5642 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/527 Karar No : 2024/5642 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten; ... adına velayeten ... 2- ...3- ...4- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacılar tarafından; hakkında koruma kararı bulunan yakınları ...'in 29/05/2016 tarihinde eşi ... tarafından öldürüldüğünden bahisle olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davalı idareye yapılan 18/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın kızı ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, annesi, babası ve kardeşlerinin her biri için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; tazminat istemleri yönünden; davacılar tarafından 29/05/2016 tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde idari başvuru yapılması, alınan olumsuz cevap üzerine 60 günlük süre içerisinde, yahut zımni ret durumunda 60 günlük sükut süresini takip eden 60 günlük süre içerisinde dava açılması gerektiği halde, bu sürelere uyulmaksızın, olayın üzerinden yaklaşık 3 yıllık bir zaman geçtikten sonra idari başvuru yapılarak dava açıldığı, dava konusu işlem yönünden; 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde ifade edilen "kesin ve yürütülmesi gereken" işlem mahiyetinde olmadığı, yalnızca tam yargı davası açılması sürecinin bir ön şartı olduğu gerekçesiyle davanın tazminat talebine ilişkin kısmının süre yönünden reddine, idari başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemi yönünden ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından; müteveffa hakkında koruma kararı olduğunun sonradan öğrenildiği, davacılar yakınının eşi tarafından öldürüldüğünün kesinleşmediği, sürenin ceza yargılamasının sonuçlanmasından itibaren başlaması gerektiği, davanın süresinde açıldığı sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; 29/05/2016 tarihinde, hakkında koruma kararı bulunan, bir çocuk annesi olan davacılar yakını ...'in, eşi ... tarafından öldürülmesi üzerine davacılar tarafından, koruma kararı bulunduğu halde gerekli tedbir alınmadığından dava konusu olayın gerçekleştiği ileri sürülerek davalı idareye yapılan 18/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın kızı ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, annesi, babası ve kardeşlerinin her biri için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Dava Konusu İşlemin İptali İstemi Yönünden Davanın İncelenmeksizin Reddine İlişkin Kısmına Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davanın Tazminat Talebine İlişkin Kısmının Süre Yönünden Reddine Yönelik Kısmına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ön karar başvurusu tarihinde yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan maddeler uyarınca idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur. İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme, ceza soruşturma ve kovuşturması sonucu ortaya çıkabilmektedir. Esasen, idari eylemin bütün unsurlarıyla öğrenildiği ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Eylemin idariliğinin ve/veya zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır. Uyuşmazlıkta, davacıların idarenin kusuruna sebebiyet verdiğini iddia ettikleri koruma kararını ceza dosyası ile öğrendiklerinin belirtildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile sanığın ceza aldığı, bahse konu ceza kararında koruma polisine ilişkin ifadelerin bulunduğu, ceza kararının istinaf aşamasından geçtikten sonra Yargıtay ... Ceza Dairesinin kararı ile... tarihinde onandığı, buna göre ceza dosyasının idareye başvuru yapıldığı tarihte henüz kesinleşmediği, davacılar tarafından koruma polisi hakkında idarece soruşturma yapıldığının dava açıldıktan sonra öğrenildiğinin belirtildiği görülmektedir. Bu durumda, davacıların yakınının ölümüne neden olduğu belirtilen olaya ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen ceza soruşturmasının ön karar başvurusunun yapıldığı tarih itibarıyla devam ettiği dikkate alındığında, davacıların yakınının ölümünde idari bir eylem/eylemsizliğin (eylemin idariliğinin) ya da idarenin sorumluluk sebebinin bulunup bulunmadığının henüz ortaya konulamadığı, dolayısıyla idareye başvuru tarihi itibarıyla söz konusu olayın bütün unsurlarıyla birlikte davacılar tarafından öğrenilemediği anlaşıldığından İdare Mahkemesince tazminat talepleri bakımından süre yönünden davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının dava konusu işlem yönünden ONANMASINA, tazminat istemleri yönünden BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.