4. Hukuk Dairesi 2023/8358 E. , 2023/11139 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/650 D.İş, 2021/650 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/27099 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne-Davalının İtirazının Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/90140 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından i
**4. Hukuk Dairesi 2023/8358 E. , 2023/11139 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/650 D.İş, 2021/650 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/27099 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne-Davalının İtirazının Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/90140 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.10.2012 tarihinde davacıların oğlunun yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını, bu zararın karşılanması için davalı kurumca ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu bu nedenle bakiye zararın giderilmesi için davalı ... Hesabına başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, anne ... için 2.500,00 TL, baba ... için 2.500,00 TL toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.06.2021 tarihinde taleplerini anne ... için 53.855,79 TL’ye, baba ... için 25.971,33 TL’ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapıldığını bu ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, ödemenin uzman ektüer bilirkişi raporu üzerine yapıldığını, yapılan ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark bulunmadığından talebin reddi gerektiğini, davacıların sürücüden şikayetçi olmadığını, sürücünün alkollü olduğunu ve müteveffanın bunu bilerek araca bindiğini müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ödeme tarihi verileri ile hesap yapılması gerektiğini, bu takdirde ödemenin zararı karşıladığının görüleceğini, ödemenin güncellenerek hesaptan düşülmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bir ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, teminat limiti ve kusur ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, yasal faiz talep edilebileceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ ne göre belirlenecek rakamın 1/5'i olarak hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, anne ... için 53.855,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının, baba ... için 25.971,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru sahipleri tarafından yargılama öncesinde yapılan başvuru neticesinde 30.12.2020 tarihinde 130.503,00 TL ödeme yapıldığını, başvuru sahiplerinin başka hak ve alacağı bulunmadığını, bakiye bir tazminat bulunmadığını, KTK m. 111 gereği başvurunun reddi gerektiğini, başvuru sahibinin kazaya ilişkin şikayet hakkını kullanmadığını, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilere göre ve PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak ve müterafık kusur indirimi yapıldığında ödenmesi gereken tazminat ile ödenen tazminat arasında açık nispetsizlik bulunmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, aktüer raporunda destek paylarının hatalı hesaplandığını, aktüer hesap raporunda müteveffanın askerlik süresinin hesaba katılmadığını, hesap raporunun öncelikle PMF 1931 Yaşam Tablosu dikkate alınarak tanzim edilmesini TRH 2010 Yaşam Tablosunu kullanılması halinde ise % 1,8 teknik faiz kullanılmasını talep ettiklerini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, ...'nın temerrüde düşmediğini, başvuru sahibi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesap yapılmasının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun olduğu, destek paylarının da içtihatlara uygun belirlendiği, hesaplama yöntemine ilişkin itirazların yerinde olmadığı, askerlik süresi, askerlik süresinde gelir elde edip etmeyeceğinin kesin olarak belirlenmesi karşısında bu dönem dışlanmadan yapılan hesaplamada hata bulunmadığı, davalı tarafından sunulmuş bir ibraname olmaması ve yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi karşısında bu yöne yönelik itirazlarında yerinde olmadığı, ceza yargılamasında şikayetçi olunmamasının tazminat istemeye engel olmadığı, hatır taşımasının varlığı ispat edilemediğinden hatır taşıması indirimi yapılmamasının da yerinde olduğu gerekçesiyle davalının bu itirazlarının reddine ancak, temerrüt tarihinin hatalı belirlenmesi ve vekalet ücretine ilişkin itirazların yerinde olmasına göre davalı ...'nın bu yöne yönelik itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı'nın kaldırılmasına, başvuru sahiplerinin başvurularının kabulü ile ... tarafından ... için 53.855,79 TL, ... için 25.971,33 TL tazminatın 09.01.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, başvuru sahipleri kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar için, karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... için hesap edilen 4.080,00 TL, ... için hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin ...'ndan tahsili ile başvuru sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme nedeniyle müvekkili kurumun sorumluluğu kalmadığını, ödemenin uzman aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda yapıldığını, ibraname imzalandığını, ödeme ile hesap arasında fahiş fark olmadığından geçersizliğin ileri sürülemeyeceğini, davacının ceza soruşturmasında şikayetçi olmadığını, ödemenin PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya göre yapıldığını, hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılmasının doğru olduğunu, bu şekilde hesap yapıldığında yapılan ödemenin zararı karşıladığının görüleceğini, anne-babaya ayrılan payların hatalı olduğunu, askerlik boyunca gelir elde etmeyeceğinin düşünülmediğini, hesaplama TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılacak ise teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ödemenin güncellenerek düşülmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin düzeltildiğini ama bu haliyle de hatalı olduğunu, vekalet ücretinin düzeltildiğini ancak yine hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davalı vekilinin davacı ... açısından kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile başvuran ... için 25.971,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince faiz başlangıcına ve vekalet ücrtine yönelik itirazların kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, başvuranın tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, davacı ... için 25.971,33 TL destekten yoksun kalma tazminatı hüküm altına alınmış olup temyize konu edilen kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. 2. Davalı vekilinin davacı ...'na yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Desteğin olay tarihinde 20 yaşında olduğu ve üniversite öğrencisi iken vefat ettiği anlaşılmaktadır. Desteğin askere gideceğinin ve bu dönemde gelir elde edemeyeceğinin göz önünde bulundurulması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiştir. c. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturmadan davacıların desteğinin üniversite öğrencisi olduğu, bayram nedeniyle geldiği anne ve babasının evinden arkadaşının arabası ile okulunun bulunduğu şehre dönerken kaza geçirdiği ve vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin davacı ...' na yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2-a) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...' na yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 3. Değerlendirme bölümünün (2-b) ve (2-c) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...' na yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.