4. Hukuk Dairesi 2012/37 E. , 2012/16329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 24/08/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile
**4. Hukuk Dairesi 2012/37 E. , 2012/16329 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 24/08/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kasten yaralama eylemine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı; 24/08/2005 tarihli dava dilekçesi ile 14/10/2003 tarihinde davalılarla aralarında çıkan tartışmada davalıların kendisini iterek yere düşmesine ve yüzünde sabit eser meydana gelecek şekilde yaralanmasına neden olduklarını belirterek 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı ... vekili davacının iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalı ise cevap vermemiştir. Mahkemece, davalılar hakkında dava konusu olay nedeniyle ceza davası açıldığı ve davalıların beraatine karar verildiği, ceza mahkemesinden verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı belirtilerek davalıların davacıyı yaraladığı kabul edilerek 4.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemenin, ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olmadığı yolundaki gerekçe yerinde ise de dosya kapsamından olay tarihinde davalıların davacıları yaraladığı konusunda, davacının yakını olan ve ceza mahkemesince gerekçeli şekilde beyanlarına itibar edilmeyen tanık anlatımları dışında herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacıya ait olay tarihinde alınan doktor raporunda yüzündeki yaralamadan bahsedilmemekte, sadece göğüs ağrısından söz edilmektedir. Nitekim ceza mahkemesince verilen beraat kararının gerekçesinde de davacının yüzündeki sabit eser olarak nitelenen yaranın taraflar arasındaki iddia edilen yaralama olayının delili sayılmayacağı kabul edilmiştir. Şu durumda davacının yüzündeki yaranın davalılar tarafından yapıldığı kanıtlanamadığından davanın reddi yerine kısmen kabulü yerinde görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.