Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamaya özel yetkili CMK mülga 250. madde ile görevli) mahkemede devam olunması ve bu mahkemenin tarafsız ve bağımsız olmaması, ayrıca yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamaya özel yetkili (CMK mülga madde ile görevli) mahkemede devam olunması ve bu mahkemenin tarafsız ve bağımsız olmaması, ayrıca yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 7/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga madde ile görevli bölümü) yürütülen bir soruşturma kapsamında 1/2/2012 tarihinde gözaltına alınmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 1/2/2012 tarihinde başvurucuyu tutuklanması istemiyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine (CMK mülga madde ile görevli) sevk etmiştir. Tutuklama talep yazısında; PKK terör örgütünün KCK/TM yapılanmasına ilişkin olarak genel bilgilere yer verildikten sonra başvurucunun örgütsel faaliyetlere para desteğinde bulunduğuna ve örgüt adına toplanan paraları muhafaza eden kişi olduğuna dair gizli tanık beyanı bulunduğu, örgüt tarafından organize edilen kent meclisi toplantılarına 2011 yılında dört kez katıldığına ilişkin fotoğrafların olduğu, ayrıca 26/6/2011 tarihli Kent Meclisi toplantısında adının gizli toplantı yapanlar arasında sayıldığı, yinebaşvurucunun telefon görüşmelerinde şifreli olarak yaptığı konuşmalarla molotof kokteyli temini ve toplumsal olayların yaşandığı günlerde kepenklerin kapatılması faaliyetlerini düzenlediği belirtilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 1/2/2012 tarihli kararı ile başvurucunun "üzerine atılı suçun niteliği, suçu işlediğine ilişkin fiziki takip ve tanık beyanlarına dayanan şüphenin bulunması ve henüz ifadesi alınamayan kişiler üzerinde baskı oluşturarak yönlendirme şüphesi altında bulunması" gerekçesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 5/4/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianame, 817 sayfadan oluşmakta olup başvurucu ile birlikte toplam 95 sanığın cezalandırılması talep olunmuştur. İddianamede Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde PKK adına faaliyette bulunan "Kent Meclisi" adlı yapılanmanın (27/2/2011 ve 30/10/2011 tarihleri arasında) yirmi bir kez toplantı yaptığı ve bu toplantılarda alınan kararlar uyarınca (3/3/2011 ve 29/10/2011 tarihleri arasında) on ayrı yasa dışı eylem gerçekleştirildiği belirtilmiş; bu bağlamda sanıkların terör örgütünün faaliyetlerini düzenlemek suretiyle örgütü yönetme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma, terör örgütüne üye olma, görevi yaptırmamak için direnme, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, toplantı ve yürüyüşlere silah veya benzeri aletlerle katılma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, terör örgütü propagandası yapma, birden çok kişi ile birlikte terör örgütünün korkotucu gücünden yararlanarak iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarını işledikleri ileri sürülmüştür. Cumhuriyet savcısının isnat edilen suçlamalara ilişkin delil olarak özellikle şüpheli savunmaları, tanık beyanları, iletişimin tespititutanaklar, fiziki takip tutanakları, görüntü ve ses kayıtları, CD inceleme tutanakları, tespit tutanakları ve ele geçirilen bir kısım dokümana dayandığı görülmüştür. İddianamede başvurucuya yöneltilen suçlamalar özetle şöyledir: i. Başvurucu 29/3/2011, 28/4/2011, 8/5/2011 ve 26/6/2011 tarihlerinde Diyarbakır'da yapılan Bağlar Kent Meclisi yürütme toplantılarına katılmıştır. Bunlardan;- 29/3/2011 tarihli toplantıda; sivil itaatsizlik eylemlerinin organize edildiğine, PKK terör örgütünün silahlı eylemlerinin desteklendiğine, ölen örgüt mensuplarının şehit olarak adlandırıldığına ve onlara sahip çıkıldığına;- 28/4/2011 tarihli toplantıda; Kürt halkının devrime hazır olduğuna, 2011 yılının PKK ve onun lideri olan Abdullah Öcalan için özgürlük yılı olması gerektiğine, Kent Meclisleri Yürütme Divanında Abdullah Öcalan'ın belirlediği sistemin esas alınacağına, hekesin savaşması gerektiğine, yapılacak eylemlerde büyük katılım sağlanarak devlete gözdağı verilmesi gerektiğine;- 8/5/2011 tarihli toplantıda; seçim çalışmaları kapsamında hangi seçmenin kime oy atacağının kent meclisi tarafından belirlendiğine, ölen örgüt mensuplarının nihai amaçları doğrultusunda hareket edildiğine, Diyarbakır ilini kurmaya çalıştıkları Kürdistan devletinin başkenti olarak gördüklerine, Abdullah Öcalan'ı kendilerine lider olarak gördüklerine ve onun talimatları doğrultusunda çalıştıklarına;- 26/6/2011 tarihli toplantıda; PKK terör örgütü tarafından eylemsizlik kararı aldığından dolayı Bağlar ve Sur ilçelerindeki eylemlerde disipsizlik olduğuna, eylem olduğu zaman mazeretsiz olarak herkesin eyleme katılacağına, Diyarbakır ilinin yönetiminin kent meclisinin elinde olduğuna, kent meclisi yürütmesinde her kurumdan şahsın bulunduğuna yönelik konuşmalar yapılmıştır. ii. Başvurucu, Bağlar ilçesinde gerçekleştirilen eylemlerde hazırlanan molotof kokteyli ve ses bombaları için maddi destekte bulunmuştur. Ayrıca örgüt adına toplanan paralar başvurucuya verilmektedir. iii. Başvurucu, Diyarbakır ilinde gerçekleştirilen yasal olmayan bazı eylemlerin organizasyonunda "sorumlu" düzeyde yer almış; güvenlik güçleri ve araçları ile kamu hizmet binalarına yönelik molotoflu havai fişek saldırılarında kullanılan molotof kokteyllerini ve havai fişekleri temin etmiştir. iv. Başvurucu, ölen terör örgütü mensuplarının cenazelerinin organizasyonuyla ilgilenen bir derneğin faaliyetlerinde görev alarak bu kişilerin cenaze törenlerine katılımın artırılmasına yönelik girişimlerde bulunmuştur.v. Başvurucu 2009-2011 yıllarında PKK terör örgütünün propagandasına dönüşen on iki ayrı toplantı ve gösteriye katılmış; bu toplantı ve gösterilerde terör örgütü lehine slogan atan,güvenlik güçlerine taş, havai fişek ve molotoflu saldırıda bulunan grupların içinde yer almıştır. Dava, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) E.2012/198 sayılı dosya üzerinden başvurucu bakımından tutuklu olarak görülmüştür. Yargılama aşamasında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve sanıkları arasında başvurucunun da bulunduğu bir dava, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/198 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkeme 20/2/2014 tarihinde başvurucunun da aralarında olduğu tutuklu sanıkların tutukluluk durumu resen incelemiş ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu, karara itiraz etmiş; Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 3/3/2014 tarihli kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucu, anılan kararı 6/3/2014 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 7/4/2014 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 21/02/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) mülga maddeyle görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 10/3/2014 tarihli kararı ile dosya, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/191 sayılı dosyası üzerinden devam olunan yargılamada 4/4/2014 tarihinde yapılan tensip incelemesinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiş, başvurucu aynı gün serbest bırakılmıştır. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla İlk Derece Mahkemesinde derdesttir. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." 5271 sayılı Kanun'un "Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi" kenar başlıklı mülga maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Türk Ceza Kanununda yer alan;...c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),Dolayısıyla açılan davalar; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülür." 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Aşağıdaki hükümler yürürlükten kaldırılmıştır:... 6) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250, 251 ve 252 nci maddeleri,..." 6352 sayılı Kanun'un geçici maddesinin (21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesiyle yürürlükten kaldırılan) (4) numaralı fıkrası şöyledir:"Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlükten kaldırılan 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılmış olan davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakmaya devam olunur. Bu davalarda, yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l0 uncu maddesinin kovuşturmaya ilişkin hükümleri bu davalarda da uygulanır." 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Silahlı örgüt" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir."