Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/13224 E. , 2024/15443 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/13224 Karar No : 2024/15443 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/13224 E. , 2024/15443 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/13224 Karar No : 2024/15443 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının Temmuz 2012-Nisan 2013, Ocak 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, Bank- Asya da ikinci talimat dönemi sonrasında 18.050,00 TL tutarlı 372 günlük katılım hesabı açtığı tespitleri ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine ise, ... tarih ve E:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yönündeki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davacıya 14/12/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, temyiz süresinin son gününün 15/01/2024 olduğu, incelemeye konu temyiz başvurusunun ise 23/02/2024 tarihinde kayıtlarına giren dilekçe ile yapıldığının tespit edildiği, bu durumda 30 günlük yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrası ile 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, 7 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... Bölge İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, esasa ilişkin ise kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi uyarınca o dönem yasal olan sendikaya üye olmanın ve yine yasal olan bankaya para yatırmanın delil olarak kullanılamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemi kabulü ile temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine ... tarih ve E:... sayılı kararı ile; istinaf başvurusunun reddi yönündeki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davacıya 14/12/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen bu tarihi izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde temyiz başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge İdare Mahkemesinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararları başka Kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48/6. maddesinde; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren mahkemenin, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, 48/7. maddesinde temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususunun dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması halinde, 6. fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ; aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."; aynı maddenin ikinci fıkrasında, "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tebligatın usulüne uygun sayılması için yukarıda hükmüne yer verilen 21. maddenin bir bütün olarak doğru uygulanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıya 24/11/2023 tarihinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, bu tebligatın adreste tanınmıyor şerhiyle iade edildiği, adreste tanınmadığına ilişkin şerhin kapı komşusuna veya apartman görevlisine sorularak konulduğuna ilişkin beyanın iade gelen tebligat üzerinde yer almadığı, nitekim 14/12/2023 tarihli aynı adrese mernis şerhi konularak yapılan tebligatta davacının işe gittiğinin beyan edildiğinin görüldüğü, iki tebligat arasında çelişki olduğu bu nedenle 24/11/2023 tarihli tebligatın usulüne uygun olmadığı dikkate alındığında, temyiz başvurusunun 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasında belirlenen otuz (30) günlük yasal süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiğinden, temyiz başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle ''temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi" yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından verilen temyiz dilekçesi ile ilgili gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına yönelik olarak yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Temyiz istemine dair dosyanın gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesini teminen dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine,15/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar ikinci tebligat Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca çıkarılmış ise de tebliğ memurunca kanunda şart aranmamasına rağmen en yakın komşusuna sorularak ve işe gittiği beyanı alınarak ve tebliğ mazbatası kapıya yapıştırılmak suretiyle 21/1'e göre ve usulüne uygun olarak 14/12/2023 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, 23/02/2014 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapılan temyiz başvurusunun süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı süre ret kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.