8. Ceza Dairesi 2022/5580 E. , 2024/836 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/863 E., 2021/2135 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize
**8. Ceza Dairesi 2022/5580 E. , 2024/836 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/863 E., 2021/2135 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli kararı ile, a. Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, b. Sanığın çocuğun cişnsel istismarı suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvuruları üzerine 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ceza tayin edilirken takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğine, 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun beyanlarının sanık ile de aynı doğrultuda olup çelişmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken cezalandırılmasının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Dava konusu olay, suç tarihi itibariyle 13 yaşında olan mağdure ile sanığın sosyal medya üzerinden tanıştıkları, olay günü mağdurenin kardeşini okula götürdüğü sırada sanığın aracıyla mağdurun yanına yaklaştığı, mağdurenin kardeşini okula bırakıp sanığın aracına bindiği, bir süre araçla gezdikten sonra araç içerisinde oturdukları esnada sanığın mağdurenin boynundan öptüğü ve dudağından öpmeye çalıştığı, mağdurenin bu durumu kabul etmemesi üzerine sanığın mağdureyi evine yakın bir yere getirdiği iddiasına ilişkindir. 2. Mahkemece mağdurun olayın gerçekleştiği sanığın arabasına rızasıyla bindiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmanın cinsel istismar suçunun zorunlu bir unsuru olması, cinsel istismar suçunun konusunun mağdurun bedeni olması itibariyle mağdurun hürriyeti kısıtlanmadan bu suçun işlenemeyecek olması, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabulü ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, sanığın olay tarihi itibariyle 12-15 yaş gurubunda bulunan mağduru ismini bilmediği bir köye götürüp burada 4-5 saat kalmaları şeklindeki eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, suçun unsurlarının sübut bulup, sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiği gerekçesi ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmesi isabetsiz görülmüştür. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın olay tarihi itibariyle 15 yaşından küçük mağduru şehir merkezinden alıp araçla bir köye götürüp burada 4-5 saat kaldıkları, mağdurun olay tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olması nedeni ile hukuken geçerli bir rızasından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.