Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1803 E. , 2024/1002 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1803 Karar No:2024/1002 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... A.Ş. Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket taraf…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1803 E. , 2024/1002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1803 Karar No:2024/1002 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... A.Ş. Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, TEİAŞ tarafından şirket aleyhine verilen ve gecikme faizi ile birlikte ihtirazı kayıt konulmak suretiyle ödenmiş olan Şubat, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim 2007 dönemleri ile Ocak 2008-Nisan 2012 (dâhil) dönemlerine ilişkin (tüm aylara ait) reaktif ceza faturalarının iptali ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek TCMB değişen oranlarda avans işlemlerinde uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ve faizin KDV’si ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan davacı şirketin, İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi'nde “İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin İletim Sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” şeklinde tanımlanan kuralı ihlâl ettiğinden bahisle TEİAŞ Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Ocak 2007-Kasım 2009 dönemi, ... tarih ve ... sayılı işlemi ile de Aralık 2009-Aralık 2012 arasındaki sistem kullanım ceza faturalarının muhteviyat çizelgeleriyle birlikte gönderilerek yasal süresi içinde ödenmeyen faturalar için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı uygulanacağı ve yasal yollardan tahsili cihetine gidileceği hususunun bildirildiği, davacı şirket tarafından anılan işlemler ekinde gönderilen ceza faturalarına istinaden 15.608.277,74-TL’nin 26/02/2013 tarihinde, 11.537.079,00-TL'nin ise 30/04/2013 tarihinde ödendiği, ödenen bedelin iadesi talebiyle ilk olarak 27/12/2019 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esasına kayden dava açıldığı, Mahkeme’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği, anılan karara yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanması üzerine 26/10/2022 tarihinde Mahkemeleri kaydına giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı; Adlî yargı yerlerinde açılan davalarda idari yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmesi üzerine davacılar tarafından idari yargıda yeniden dava açılması hâlinde, davanın 2577 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca adli yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde açılıp açılmadığı yanında, ayrıca davanın adli yargıda da idari yargıda dava açma süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerekeceği, aksi bir yorumun, sözü edilen yolun, idari yargıda dava açma süresini kaçıranlar yönünden, öncelikle adli yargı yerinde dava açmak suretiyle hakkın kötüye kullanılabileceği; Uyuşmazlık konusu olayda, ceza faturalarının bildirimine ilişkin dava konusu işlemlerin davacı şirkete tebliğine ilişkin dosyada bir belge bulunmamakla birlikte, davacı şirket tarafından işlemin, en geç ceza faturaları tutarının ödendiği 26/02/2013 ve 30/04/2013 tarihinde öğrenildiği dikkate alındığında, en geç anılan tarihleri izleyen 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu tarihlerden çok sonra ilk olarak 27/12/2019 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açıldığı görüldüğünden, davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer uyuşmazlıkta Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 19/09/2022 tarih ve E:2022/3146, K:2022/3191 sayılı kararının da bu yönde olduğu belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın açıldığı tarihte görevli ve yetkili olan Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’nde davanın açıldığı, söz konusu uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğuna dair çok sayıda emsal karar olduğu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine 30 günlük süresinde davanın açıldığı, ayrıca Anayasa’nın 40. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olarak başvurulacak mercilerin de belirtilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.