19. Ceza Dairesi 2016/11911 E. , 2017/3639 K. MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 1- Sanık ...’nun temyiz…
**19. Ceza Dairesi 2016/11911 E. , 2017/3639 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 1- Sanık ...’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın, 10/10/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 30.10.2014 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmakla, yasal süresi geçtikten sonra vaki temyiz talebinin reddine dair yerel mahkemenin 19.12.2014 tarihli ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, 19.12.2014 tarihli ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ...’in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıkların borçlu şirketi temsile yetkilerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında atılı suçun yasal unsurları oluşmayacağından sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; 1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 345/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 2-Sanıklara yüklenen, "yetkilisi olduğu ticaret şirketinin iflasını istememek" suçunun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK'nın 179 ve 6102 sayılı TTK'nın 376. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği cihetle; borçlu şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden öğrenilecek muhasebecisi veya şirket yetkilisi veya ortaklarından ticari defterlerin temin edilmesi ile ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi olan 16.03.2011 tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediğinin tespitinden sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sadece 2009 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi incelenerek aldırılan şikayet tarihi itibariyle mevcut durumu tespit etmeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak mahkumiyet kararı verilmesi, 3-Sanıklara gerekçe gösterilmeden ve teşdiden ceza verildiği dahi belirtilmeden en üst sınırdan ceza tayin edilmesi, 4-5237 sayılı TCK'nın 51/2 maddesinin, İİK'nın 354. maddesinin tatbikinin gerektiği hallerde uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında verilen cezanın, şikayetçinin zararının aynen iadesi şartına bağlı olarak tahliyesine karar verilmesi, 5- Dava ve cezanın İİK'nın 354. maddesinde yazılı bulunan sebeplerden düşeceğinin kararda gösterilmemesi, 6-Sanıkların ödemekle yükümlü olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretinin karar yerinde açıkça belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.