18. Ceza Dairesi 2015/32433 E. , 2016/3692 K. "" KARAR Hakaret suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/02/2014 tarihli ve 2013/5274 soruşturma, 2014/220 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelikmüşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Sulh Ceza Hakimliğinin 19/01/2015 tarihli ve 2015/941 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararın…
**18. Ceza Dairesi 2015/32433 E. , 2016/3692 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/02/2014 tarihli ve 2013/5274 soruşturma, 2014/220 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelikmüşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Sulh Ceza Hakimliğinin 19/01/2015 tarihli ve 2015/941 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/07/2015 gün ve 245758 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Devlet Hastanesi Acil Servisinde nöbetçi doktor olarak görev yapan müştekinin olay tarihinde şüphelilerin kendisine hakarette bulunduğu iddiası kapsamında, tanık olarak dinlenilmesini talep ettiği Acil Servis Nöbetçi Doktoru ile Hastane Polis Merkezinde olay tarihinde görev yapan Nöbetçi Polis Memurlarının da beyanları alınmak suretiyle, toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame tanzimi ile kamu davası açılması, aksi takdirde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: CMK'nın 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.