T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/774 KARAR NO : 2025/1079 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2025 NUMARASI : 2024/675 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025 Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/03/2025 tarih 2024/675 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/774 KARAR NO : 2025/1079 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2025 NUMARASI : 2024/675 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025 Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/03/2025 tarih 2024/675 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili, davalı .....'ın da bulunduğu ortaklarla birlikte özel okul işletmek üzere .... Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, davacının halen şirket ortağı olduğunu, şirketin kuruluşundan beri tek imza ile şirket müdürü Davalı ...olduğunu, .... Tic. Ltd. Şti., anaokul, ilkokul ve ortaokul seviyelerinde olmak üzere yıllık toplam ortalama 350 civarında öğrencisi bulunan ....nin sahibi olduğunu, davalının olağan genel kurul çağrıları yapmadığını, şirkete ait okulun kantinini sahiplendiğini, şirket alacaklarını şirket çalışanlarına göndertip daha sonra kendisine havale/ÊFT yaptırdığını, haksız kazanç elde ettiğini,yaklaşık olarak ispat koşulununun gerçekleştiğini, belirterek; davalı şirket müdürünün azli ile şirkete kayyım atanmasına, şirket müdürünün yönetim yetkilerinin kısıtlanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, her ne kadar davacı, davalının ikrar içeren beyanları doğrultusunda haklılığının ispat edildiğini iddia etmiş ise de tüm dosya kapsamından, 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmediği, belirtilerek; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, yaklaşık ispat koşulların gerçekleştiğini, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ikrar ettiği vakıaların ayrıca ispatı gerekmediğini, İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi 2024/1363 E. 2024/1917 K. Sayılı kararı gereği, ilk aşamada ihtiyati tedbir talebinin "dava ve karar tarihi itibariyle" delil durumuna göre değerlendirilmiş olup, deliller toplandıktan sonra ihtiyati tedbir talebimizin tekrar değerlendirilmesi mümkün olduğunu, davalı taraf, dava tarihinden ve ihtiyati tedbire ilişkin ilk ara karar tarihinden sonra davaya cevap vererek ikrarda bulunduğunu, davalı müdür 7 yıldır olağan genel kurul çağrılarını yapma görevini yerine getirmediğini, davalının cevap dilekçesi ile olağan genel kurulları yapmadığını ikrar ettiğini, genel kurulun toplantıya çağrılması şeklindeki görevini yerine getirmeyen, bu husustaki özensizliği ve ihmali sürekli hale gelmiş davalı müdürün azline karar verilmesi gerektiğini, davalının şirket müdürü olarak kalması halinde, delil karartabileceğini veya asılsız delil yaratabileceğini, davalı genel kurul çağrıları yapıp 10.08.2024 ve 02.11.2024 tarihlerinde tamamen Davalıyı aklamaya yönelik olağanüstü genel kurul gündemleri belirlediğini, yasal nisap mevcut olmamasına rağmen menfaat ortakları ile işbirliği yaparak davacının ortaklıktan çıkartılması için usulsüz genel kurul kararı ve davacı hakkında iftira içeren suç duyurusu yapılması için de yine usulsüz genel kurul kararı alınmasını sağladığını, anılan genel kurullarda davalı lehine usulsüz kararlara imza atan şirket ortaklarının davalı ile menfaat birliği ve işbirliği içerisinde olduklarını ve davalının suç teşkil eden yolsuzluklarını detaylı bir şekilde izah edilen bir dava daha açıldığını, davacının yasal haklarını kullanmasını engellemeye çalışan bir kişinin dava sürecinde şirketin müdürü olarak kalmaması gerektiğini, davalının şirket müdürlüğü görevini kötüye kullanarak şirketi kendi iftirası için kullandığını,davalının genel kurul kararı olmaksızın şirketten usulsüz bir şekilde ücret tahsil ettiğini, şirketin sahip olduğu okulların kantinin davalı tarafından sahiplenildiğini ikrar ettiğini, davalının şirket aracını davalının eşine devrettiği ve onun üzerindeyken satıp gelir elde ettiği hususunun resmi yazı cevaplarıyla ortaya çıktığını,davalının şirket muhasebe çalışanı ali şahin ile aralarındaki para alışverişleri ile ilgili olarak yaptığı savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tedbir koşullarının oluştuğunu, belirterek; karaın kaldırlmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Talep, şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 3.Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. 4.Esas olan şirketlerin yetkili organları aracılığı ile yönetilmesi olup hakimin şirket yönetimine müdahalesi haklı bir nedene dayalı ve istisnai bir yetkidir. Gerek esas dava gerekse geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir yolu ile ancak haklı sebeplerin varlığı ve uyşmazlığın konusunu oluşturması halinde şirket yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkileri sınırlandırılabilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. 5.Somut olayda, TTK m. 630/2.maddesi gereğince haklı nedenle limited şirket yöneticisinin azli istemiyle açılan davada, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirket müdürünün yönetim yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenmiş olup, dosyanın bulunduğu aşama ve delil durumu itibariyle talep edenin haklılığına ilişkin kanun ile aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşmada oluşmadığının, davacının ileri sürüdüğü hususların varlığının yargılamayı gerektirdiğinin, davanın yerine ikâme edilecek ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin elde edilmesine neden olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50-TL'nin ihtiyati tedbir isteyenden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.