T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1658 Esas KARAR NO : 2026/475 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2024 NUMARASI : 2023/232 ESAS, 2024/736 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1658 Esas KARAR NO : 2026/475 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2024 NUMARASI : 2023/232 ESAS, 2024/736 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine dayanak senet nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti, Aleyhine icra takibi başlatılan müvekkillerinin müteveffa annesi ... ile davalı ... İde'nin, hem komşu hem de 40 yıllık çok yakın arkadaş olduklarını, ..., vefat edene kadar ikisi yakın arkadaşlığını ve sık sık görüşmelerini sürdürdüklerini, Müvekkillerin annesinin bir çok gayrimenkulü olan hali vakti yerinde maddi durumu oldukça iyi olan yardım sever birisi olduğunu, davalının ise maddi durumu çok iyi olmadığından, arkadaşlıkları süresince, müvekkilin annesi davalıya bir çok kere maddi açıdan yardımcı olduğunu,Davalının, 2015 yılında torununun beyninde tümör olduğu ve ameliyat olması gerekiyor diye ağlayarak torununun ameliyatı için müvekkillerinin annesinden borç para istediğini, altınlarını davalıya borç olarak verdiğini, Davalı yine 2015 yılında ev alacakken maddi durumunun el vermemesi ve kredi çekme konusunda sıkıntı yaşaması üzerine müvekkillerin annesinden kendisine ev alabilmesi için kredi çekmesi konusunda talepte bulunduklarını, ...'den kredi çekip evi almasını, kredileri kendilerinin ödeyeceklerini, kredi ödemeleri bittiğinde evi kendilerine devretmesini istediklerini, 19 Mart 2015 tarihinde...1133 Nolu Şubeden 160.000-TL tutarında (geri ödemesi 261.091-TL) 120 ay vade ile ev kredisi çektirdiklerini, yine aynı gün ...'i tapuya götürerek Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, Pafta 23, Parsel ..., Kat:... Daire:.. adresinde bulunan taşınmaz satınalım işlemi yaptırıldığını, çektirilen kredi 20 Nisan 2015 tarihinde ödenmeye başlandığını, ancak davalı kredi taksitlerini ödemediği için ilk bir sene 2015 Nisan tarihinden 2016 Mart tarihine kadar kesintisiz şekilde kredi taksitlerinin ...'in maaş hesabından ödendiğini, 2016 Nisan-2021 Şubat tarihleri arasında davalının ödemediği her kredi taksitini yine ... ödemek zorunda kaldığını, bu süre zarfında davalının hiçbir kira bedeli ödemeden ve oturmak için izin ve onay almadan müvekkilin annesinin kredi çekerek aldığı evde oturduğunu, yine 2017 yılı Mayıs ayında da davalı ve davalının oğlu müvekkillerin annesini ...'deki yazlığında ziyaret ettiklerini, maddi açıdan sıkıntıda olmaları sebebiyle müvekkillerin annesinden borç istediklerini, davalıya bankadaki parasını çekerek borç verdiğini, 2021 yılına gelindiğinde davalı ve davalının oğlu ..., ilgili taşınmazın kentsel dönüşüme gireceğini, bu nedenle evin devredilmesini talep ettiklerini, Ancak ev kredisinin ilk bir senesi ... tarafından ödenip kalan kredilerin de ödenmeyen ay taksitleri yine ... tarafından ödenmesi nedeniyle, kalan kredi tutarının kapatılmaması ve davalının hiçbir borcunu ödemeksizin evin devrini istemesi kabul görmediğini, Müvekkillerin annesinin sağlık sorunlarının olduğu ve hastanede oldukları bir dönemde, yine davalının oğlu tarafından aranarak, evin devir işlemlerinin yapılması konusu açıldığını, bu sefer davalının oğlu ...'nin ellerinde 700bin liralık senet olduğunu işleme koyarak tüm taşınmazların satışını isteyebileceğini söyleyerek müvekkillerden ...'ı ve annesi ...'i evin devrine zorladığını,Bu süre zarfında, müvekkilinin Avcılar Tapu Müdürlüğü'nden bir tapu memuru arayarak müvekkillerin annesinin adına kayıtlı taşınmazın ... tarafından vekaletle satışının istendiğini, bu satış işlemine ilişkin talebi şüpheli bularak haberlerinin ve onaylarının olup olmadığını sorduğunu, bu işleme annesinin onayının olmadığını tapuya ilettiğini, ..., hasta annesini tekerlekli sandalyeyle tapuya götürerek hem işlem iptali hem de vekalet iptali için görüştüğünü, Müvekkilinin annesinin onayı olmaması üzerine işlemin iptal edildiğini,. Davalının oğlunun 28 Kasım 2017 tarihinde ...'den aldığı vekaletnameyi kötü niyetli olarak kullanmaya kalkması nedeniyle ... vekaleti iptal ettiğini, 28 Kasım 2017 tarihinde ...'in ağır sağlık sorunları yaşadığı, sağlıklı kararlar veremediği bir dönemde ...'a evin satışı dahil tüm yetkileri içerir vekaletname vermesi de şüpheli konulardan bir tanesi olduğunu, Müvekkil ..., annesi ile beraber tapu dairesine gittiğinde ... tarafından satış istenen ev üzerinde davalı ... İde tarafından başlatılan icra takibi sonucu haciz konduğunu öğrendiğini ve çok şaşırdığını, Müvekkilin annesinin hastalığının çok ilerlemesi, hastane süreçlerinin yoğunlaşması sebebiyle artık herhangi bir işlemle uğraşamadığından müvekkillerden ...'a bu işlerle uğraşması adına vekalet verdiğini, Önceki süreçte gerek davalı gerekse davalının ailesi sürekli görüşmelerine rağmen icra takibine konu senede ilişkin hiç bir bilgi vermediklerini, İlgili icra dosyası incelendiğinde de icra ödeme emrinin ...'in hiç oturmadığı ve şüpheli şekilde değiştirilen adrese (mernis adresi olarak görünüyor) tebliğ edilerek kesinleştiğinden icra dairesi aşamasında yapılabilecek bir işlem olmadığı fark edildiğini, Müvekkiller tarafından annelerine takibe konu edilen 300.000-TL'lik senet sorulduğunda da annelerinin böyle bir senedi hatırlamadığını ama davalı ... İde'nin mali durumunun kötü olduğunu, sürekli ona borç verdiğini, yardım ettiğini, senet tarihinde...'nin kendisine kredi çektirerek ev aldırdığını hatırladığını söylediğini,. Müvekkillerin annesinin davalıdan veya davalının ailesinden borç alacak bir durumu olmadığı gibi, davalının da müvekkile borç verecek bir maddi durumu (kendi beyanlarına göre) da söz konusu gözükmediğini, İkibin tutarlı kredi taksitini ödeyemeyen davalının 300.000-TL borç vermesi nedeniyle senet aldığı gibi bir iddia gerçek ve akıl dışı olduğunu, Ancak müvekkiller ve annelerinden habersiz bir şekilde başlatılan icra takibi ve usulsüz bir şekilde kesinleştirme işlemi ile taşınmazlara haciz konması sonrası nedeniyle müvekkiller haciz ve satış baskısı ile karşı karşıya kaldığını, davalının oğlu ... ilk önce 09.02.2021 tarihinde bakiye ev kredisi miktarı olan 88.017,72-TL'yi bankaya ödeyerek kredi borcunu kapattığını, 10.03.2021 tarihinde müvekkillerin annesi ...'e olan 2015 yılına ait altın borçlarının bir kısmına karşılık müvekkil ...'e 109.000-TL'lik 21.12.2021 ödeme tarihli noterden senet verdiğini, Geri kalan borçlarını da kentsel dönüşüm sonrası ödeyeceklerini taahhüt ederek ederek evin devir işlemlerini başlattığını, Tarafların icra dosyasının kapatılması ve haczin kaldırılması ile evin devri konusunda anlaştıklarını, Davalı icra dosyasından ilgili taşınmazın haczinin kaldırılması için dilekçe sunup, tahsil harcı ödemesi yaptığını, ayrıca, davalının oğlu ... belediye ve vergi dairesine giderek ilgili taşınmazın borçlarını ve tapu harçlarını ödediğini, Tapu harcı düşük çıkması adına tapuda satış bedelini de düşük tutarak evi 170.000-TL bedelle davalıya satışı gerçekleştirdiğini,. Satış gösterilen 170.000-TL bedel müvekkiline ödenmediğini, Müvekkiller tarafından kredi ile müvekkillerin annesine aldırılan evin davalıya devredilmesi sonrası geri kalan borçların kendilerine ödeneceği ve icra takibinin son bulacağı düşünüldüğünü, 15.09.2022 tarihinde müvekkillerin annesi ...'in vefat etiğini, 2021 Aralık vade tarihli ... tarafından verilen senedin hala ödenmediğini, 2023 yılı başlarında müvekkil ...'ın davalının oğlu ...'ye yaptığı davranışın şık olmadığını beyan ederek alacağını talep etmesi üzerine davalının oğlu ... müvekkile "Merhaba ... hanım, Anneniz ... in küçükçekmece 4. İcra müdürlüğü ... numaralı dosya borcunun 1 ay içinde ödenmemesi halinde haciz işlemi yapılan gayrimenkullerini satışa konulacağı bilginize sunulur. Gerekli işlemlerin muhattabının icra müdürlüğü olduğunu bildiririm." şeklinde mesaj gönderdiğini, Müvekkil bu mesaj ile yıllar öne açılan ve haciz baskısı ile taşınmaz devir yapılan senede dayalı icra dosyasının kapatılacağına, haciz işleminin kaldırılmasına, tahsil harcının dahi yatırılmasına rağmen aslında kapatılmadığını, yenileme işlemi ile devam ettirildiğini öğrendiğini, Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı (dosya yenileme öncesi Küçükçekmece 4. İcra ... E. Sayılı dosya) dosyasındaki takibin dayanağı ...'in borçlu gözüktüğü, ...'nin alacaklı olduğu 300.000-TL bedelli ve 20 Mart 2015 düzenleme tarihli senet olduğunu, ...''e 19 Mart 2015 tarihinde kredi çektirip ev aldırıldığını, İcra takibine konu senet ise 20 Mart 2015 düzenleme tarihli, 16.10.2016 vade tarihli olduğunu, oysa ilk bir sene kredi taksitleri ... tarafından ödendiğini, kalan dönemde de ara ara gene ... tarafından kredi taksitleri ödendiğini, usulsüz şekilde kesinleşen icra dosyasında taşınmazlara haciz konulması, taşınmazın kentsel dönüşüm işlemleri sonucu tüm borcun ödeneceği taahhüdü nedeniyle taşınmaz davalıya tapu dairesinde düşük bedel gösterilerek bedel alınmaksızın devredilmesine razı olunduğunu, Ev devri sonrası icra dosyası kapatılması gerekirken davalı tarafından takip devam ettirilerek müvekkillere karşı hukuka aykırı işlem yapıldığını, Müvekkillerin annelerinin ilgili dönemde sağlık durumu oldukça kötü olduğunu, O durumda, çocukları ve akrabalarına haber verilmeksizin evinden alınarak tüm bu işlemlerin aynı gün içinde birilerinin vasıtası ile yaptırıldığı ortadadır. Kendisinin tek başına tüm bu işlemleri yapmasına uygun sağlık durumu mevcut olmadığını,28 Kasım 2017 tarihinde nüfus müdürlüğüne giderek bildirilen yeni adres Yakuplu Mahallesi ... Caddesi No:... Beylikdüzü-İstanbul adresi olup, müvekkillerin annesi veya müvekkillerinin hiç bir zaman bu adreste ikamet etmediklerini, ...'in imzası, yazılışı ve şekili itibariyle harf ve sözcüklerinde herhangi bir karakteristik özellik barındırmayan, ön ad ve son adı içermeyen, taklit edilmesi kolay basit çizimli bir imza olduğunu, senet üzerindeki yazıların farklı zamanda ve farklı kişilere ait el ürünü görünümünde olduğunu, Vade tarihi ile diğer tarihlerdeki el ürünü yazılar da birbiri ile uyumlu olmadığını, Ayrıca imza sahtecilikleri arasında sayılan bir çok yöntem içerisinde "Serbest Taklit Yöntemi" atılan imzaların diğer yöntemlerden ayırmak gerektiğini, müvekkillerinin borçlu olmadığı açık olup, senedin iptalinin gerekliliğini, davalının müvekkillerin müteveffa annesi adına açmış olduğu haksız icra takibinin iptali gereği ve müvekkillerin haciz tehdidi altında bırakıldığı da gözetildiğinde toplam alacak üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ettiklerini beyanla Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasındaki takibe konu senet üzerindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olup olmadığının araştırılması, imzanın müvekkiline ait olmaması durumunda icra takibinin iptaline, Aksi halde davaya konu icra dosyasındaki haciz baskısı altında davalının talep ettiği taşınmazın davalıya devredilmesi nedeniyle müvekkillerin borçsuzluğunun tespitine, Davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde de müvekkili aleyhine takip yapıldığından takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın asıl konusu olan 300.000 TL bedele ilişkin senet ... isimli şahsın kendisine ait olan ayrı ve başka bir taşınmazını satmak istemesi ile gündeme geldiğini, ... kendisine miras kalmış olan bir taşınmazı 300.000 TL bedel ile müvekkile satmış olup müvekkil tarafından iş bu bedel ödenmiş olmasına rağmen söz konusu taşınmaz üzerinde miras sebebi ile birden fazla pay bulunduğu için söz konusu devir işlemi müvekkile karşı gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin hem iş bu taşınmazın bedelini ödediğini hem de yukarıda açıklamış olduğumuz miras hukuku ve davanın konusu olmayan birtakım nedenlerle taşınmazın müvekkilinin üzerine devri gerçekleştirilmediğini, Taraflar da bunun üzerine bizzat Avukat ... huzurunda iş bu hukuksuzluğu gidermek ve bir güvence sağlamak için 20.10.2016 tarihli bir senet düzenlediklerini, İşbu senedin müvekkilinin yapmış olduğu ve karşılığını alamadığı 300.000 TL'lik bedele ilişkin olduğunu, taşınmaz devri gerçekleşmediği ve müvekkilinin ödemiş olduğu 300.000 TL tutarındaki bedelin müvekkiline geri iade edilmediği için iş bu senedin müvekkili tarafından icra takibine konu edildiğini, söz konusu davanın "Avcılar İlçesi, ... Mahallesi Pafta 23, Parsel ..., Kat:4 , Daire:16" adresinde bulunan ilgili taşınmaza ve bu taşınmazın alımı için çekilen konut kredisine ilişkin olmadığını, senedin doğruluğuna ilişkin olarak ... ve Avukat ...'ın geçmişe yönelik yazı imza örneklerinin alınmasına, müvekkilin ise fiili olarak yazı ve imza örneklerinin alınmasına muvafakati olduğunu, 13/03/2023 tarihli duruşmada 9 numaralı ara karar ile verilmiş olan "icra veznesine girecek alacağın davalıya ödenmemesine," yönelik verilen ihtiyadi tedbir kararının kaldırılmasına, davacılar aleyhine haksız olarak açtıkları dava nedeniyle dava konusu alacağın %20'sinden aşağı kalmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2024 Tarih ve 2023/232 Esas - 2024/736 Karar sayılı kararıyla; ''...Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf davaya konu senet üzerindeki imzanın müteveffaya ait olmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir. Mahkememizce çek üzerinde imza incelemesi yaptırılmış olup, mahkememizce hükme esas alınan 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu senet üzerindeki incelemeye konu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla müteveffa ...' in eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Davacıların imzanın anneleri müteveffaya ait olmadığı yönündeki iddialarının doğru olmadığı anlaşıldığından davanın reddine, dava konusu icra takibine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği ve teminat yatırılması sebebiyle icra dairesinden infazı istendiği anlaşıldığından İİK 72/4 m. uyarınca davacı taraf aleyhine alacağın %20'si oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,2- İİK 72/4. Maddesi uyarınca dava değeri olan 300.000,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,...'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kademeli talebe rağmen gerekçeli kararda yalnızca ilk talep yönünden hüküm kurulduğunu, def'i olarak ileri sürülen "alt ilişkinin, temel borç ilişkisinin var olmaması nedenli bedelsizliğin ve buna rağmen haciz baskısı altında bedeli müvekkili tarafından ödenen taşınmazın davalıya devredilmesi nedeniyle borçsuzluğun tespiti" taleplerine ilişkin hiçbir gerekçe ve hüküm yer almadığını, senetteki imzalar birbirine benzememekte olup, rapordaki inceleme eksik olduğunu, senet üzerinde tahrifat oluşup oluşmadığı, imzaların aynı el ürünü olup olmadığı yönünden şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti gerektiğini, zamanında tanık listesi sunulduğunu, ancak tanıkların dinlenmediğini, borcun dayanağı temel/alt ilişkinin var olmadığı, hukuken geçersiz olduğu yönündeki beyanlarına ve taleplerine rağmen borçlu ve alacaklının mali ve sosyal durumları, ilgili kayıtların incelenmediğini, senet üzerindeki yazı ve imzaların incelenmesi gerektiğini, senedin dayandığı temel/alt ilişki gerçekleşmediğini, senedin üzerinde nakden yazmadığını, para verdiği ispatlanmadığını, haciz baskısı altında senet karşılığı taşınmaz devri yapılmış ancak yapılan devre ilişkin davacıların taşınmaz için yaptığı ödemelerin mahsup edilmediğini, davalı lehine hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu,aksine kendi lehlerine tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacılar vekili, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dilekçesinde talep; "İlk olarak Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasındaki takibe konu senet üzerindeki imza ve yazıların müvekkile ait olup olmadığının araştırılması, imzanın müvekkile ait olmaması durumunda icra takibinin iptaline, Aksi halde davaya konu icra dosyasındaki haciz baskısı altında davalının talep ettiği taşınmazın davalıya devredilmesi nedeniyle müvekkillerin borçsuzluğunun tespitine, " şeklinde belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince her ne kadar yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de; "gayrimenkulün devri nedeniyle borcun bulunmadığına" dair iddia yönünden yargılamada inceleme ve araştırma yapılmadığı, talep yönünden karar verilmediği görülmüştür. İlk derece mahkemesince yapılması gereken; Terditli açıldığı anlaşılan davada HMK 111/2 maddesi gereğince öncelikle asli talebin değerlendirilmesi ve talebin esastan reddine karar verilmesi halinde, feri talebin incelenerek hükme bağlanmasıdır. Bununla birlikte, 6100 sayılı HMK HMK 31. Maddesinde yer alan davayı aydınlatma ödevi ve dava dilekçesinin içeriğinin düzenlendiği 119. Maddeleri kapsamında, iddiaya konu gayrimenkulün nitelik ve vasıfları ile dayanılan hukuki sebepler başta olmak üzere talebin davacı tarafından somutlaştırılmasını sağlamak üzere ara karar tesis edilerek neticesine göre değerlendirme yapılması gereken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE, 2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.07.2024 Tarih ve 2023/232 Esas, 2024/736 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 6- İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 404,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.573,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/03/2026