Başvuru, kadastro davasının makul sürede bitirilememesi nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kadastro davasının makul sürede bitirilememesi nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 21/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 24/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/1/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 3/2/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Büyükayrık köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 31, 44 ve 54 parsel numaralı taşınmazlar başvurucunun murisi ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Bu tespit üzerine Maliye Hazinesi tarafından 8/7/1960 tarihli ve 14/7/1960 tarihli dilekçeleri ile Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde dava açılmış, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde davaya bakacak hakim kalamadığından dosya merci tayini yoluyla Mardin Asliye Hukuk Mahkemesine (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmiştir. Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/04/1971 tarih ve E.1960/70, K.1971/102 sayılı kararı ile dosyanın Mardin Tapulama Mahkemesine devredilmesine karar verilmiştir. Mardin Tapulama Mahkemesinin 12/11/1981 tarih ve E.1981/250 K.1981/206 karar sayılı kararı ile dosyanın Kızıltepe Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kızıltepe Tapulama Mahkemesi 27/04/1983 tarih ve E.1982/2, K1983/3 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 15/11/1983 tarih ve E.1983/14371 ve K.1983/16614 sayılı ilamıyla, dosyanın merci tayini yoluyla Mardin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini ve merci tayini kararı kamu düzeni ile ilgili olduğundan Mahkemenin bu karardan dönmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Kızıltepe Tapulama Mahkemesince 4/7/1984 tarih ve E.1984/3, K.1984/9 sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Dairesinin mercii tayinine uyularak dosyanın Mardin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1985/52 sayılı dosyasında yargılamaya 30/1/1985 tarihinde başlanmıştır. Mardin Asliye Hukuk Mahkemesi 3/10/1986 tarih ve E.1985/52, K.1986/440 sayılı kararıyla davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit gibi başvurucuların murisi adına tapuya tesciline karar vermiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, dosyanın belge eksiklikleri sebebiyle üç defa Mahkemesine iade edilmesinden sonra, 29/12/1994 tarih ve E.1994/7894, K.1994/13365 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur. Mardin Asliye Hukuk Mahkemesi bozma kararına uyarak, 16/10/1998 tarih ve E.1995/366, K.1998/617 sayılı kararıyla tekrar davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 11/2/1999 tarih ve E.1999/365, K.1999/281 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur. Bozma sonrası Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1999/136 sayılı dosyasına kaydedilen davadaki yargılama halen devam etmektedir. Başvurucu, 16/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, maddesinin birinci fıkrası ve maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi (bkz. Güher Ergun ve Tosun Tayfun Ergun, B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 16-22).