Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda görevli jandarma personeli tarafından hükümlü/tutuklunun darp edilmesi iddiasıyla ilgili olarak etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda görevli jandarma personeli tarafından hükümlü/tutuklunun darp edilmesi iddiasıyla ilgili olarak etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/9/2013 tarihinde Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 17/4/2014 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulünekarar verilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 17/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 24/6/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, 7/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 13/7/2015 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda mahkûmiyete bağlı tutukluğunun devam ettiği 13/7/2012 tarihinde adliyeye götürülmüştür. Ceza İnfaz Kurumuna geri getirildiğinde görevli jandarma personeli tarafından darp edildiğini beyan etmesi üzerine Ceza İnfaz Kurumu idaresince, sağlık raporu alınması amacıyla Tekirdağ Devlet Hastanesine gönderilmiştir. Tekirdağ Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 13/7/2012 tarihli raporda, başvurucuda darp ve cebir izi bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, kendisini adliyeye götüren Ceza İnfaz Kurumu Jandarma Taburunda görevli askerler tarafından, Mahkeme önünde ve adliye nezarethanesinde darp edildiği iddiasıyla 16/7/2012 tarihinde Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur. Şikâyet dilekçesinde, olayı gören başka mahkûmların bulunduğunu belirtmiş; bu mahkûmlardan birinin kimlik bilgilerini bildirerek bu kişilerin dinlenilmesini talep etmiştir. Anılan şikâyet üzerine Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceza İnfaz Kurumu Tabur Komutanlığında görevli askerler hakkında soruşturma başlatmış; 9/11/2012 tarihinde ilgili Ceza İnfaz Kurumundan, şikâyetekonu olay ile ilgili olarak varsa doktor raporları ile tutanak ve diğer belgelerin gönderilmesini talep etmiştir. Tekirdağ 1 No.lu F tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 14/1/2013 tarihli cevap yazısıyla başvurucu hakkında, 13/7/2012 tarihinde Tekirdağ Devlet Hastanesinden aldırılan ve herhangi bir darp, cebir izi bulunmadığı belirtilen doktor raporu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve olayla ilgili olarak başkaca bilgi ve belgenin Kurumlarında bulunmadığı belirtilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 5/2/2013 tarihli ve K.2013/630 sayılı kararı ile şüphelilerin tamamı hakkında, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"...şikayet konusuna ilişkin idarece yapılan yazılı açıklama ve müştekinin yaralanmasının bulunmadığı yönündeki suç tarihli adli rapora göre, cezaevi tabur komutanlığı görevlilerine yüklenebilecek, suç ve suç unsuruna rastalanmadığı (anlaşılmıştır)." Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz, Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 1/4/2013 tarihli ve 2013/324 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Anılan karar başvurucuya 12/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 24/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, hâlen Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi şöyledir: "(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur....(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir."