(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/1256 E. , 2008/2875 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: - K
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/1256 E. , 2008/2875 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle, itirazın iptali, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekili icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ve dosyaya verdiği cevap dilekçesinde müvekkilinin davacıya iş yaptırmadığını beyan ederek akdi ilişkiyi inkâr etmiştir. HUMK’nın 288. maddesi uyarınca, miktarda dikkate alındığında, akdi ilişkinin yazılı delil ile kanıtlanması zorunludur. Davalının muvafakatı olmamasına rağmen mahkemece tanıklar dinlenmiştir. Bu durum HUMK’nın 289 ve 290’ıncı maddelerine aykırıdır. Ancak dinlenen tanıklar dahi taraflar arasındaki akdi ilişkinin kurulduğunu gösterir nitelikte beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece tüm bu hususlar gözönünde bulundurulmaksızın, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı kabul edilerek karar oluşturulması doğru olmamıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde “her türlü hukuki deliller” kelimelerini kullanmak suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece davacı tarafa akdi ilişkinin varlığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme, kararlaştırılmış bir iş bedeli olmadığı, faturanın da davalı tarafça iade edildiği dikkate alınmaksızın, yapıldığı iddia edilen tarih itibariyle serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre işin bedeli uzman bilirkişiye hesaplattırılmadan, faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde karar oluşturulması ve uyuşmazlığın çözümünün yargılama yapılmasını gerektirmesi nedeniyle icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığı dikkate alınmaksızın, icra inkâr tazminatının karar altına alınması da kabul şekline göre bozma nedenidir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.