3. Hukuk Dairesi 2015/19705 E. , 2016/2083 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; Davalı ile ... Asliye…
**3. Hukuk Dairesi 2015/19705 E. , 2016/2083 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; Davalı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/12/2009 gün ve 2009/218 Esas-316 sayılı kararı ile boşandıklarını ve tarafına 200,00 TL nafaka bağlandığını, nafakaya hükmolunduğu tarihten itibaren 2 yıl süre geçtiğini, davalının ekonomik kazancının arttığını, paranın alım gücünün azaldığını, 2009 yılında hükmedilen aylık 200,00 TL nafakanın günün ekonomik koşulları ve ihtiyaçlarının artması nedeni ile yetersiz kaldığını ileri sürerek, 200,00 TL yoksulluk nafakasının 300,00 TL arttırılarak 500,00 TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların anlaşmalı boşandıklarını, anlaşma protokolüne sadık kalacaklarını da imzaları ile tasdik ettiklerini, nafaka konusunda 200,00 TL üzerinden anlaştıklarını, davacının çalıştığını ayrıca müşterek olan gayrimenkullerin kiralarından gelir elde ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; anlaşmalı boşanmanın tarafların her konuda anlaşmasıyla mümkün olduğunu, davacı ile davalının boşanma davasında her türlü konuda anlaştıkları ve herhangi bir taleplerinin olmayacağını beyanla protokol düzenledikleri, 4 yıl sonra bu protokole aykırı olarak yeni taleplerle dava açılmasının anlaşmalı boşanma kurumunun ruhuna aykırı olduğu ve protokole rıza gösterildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar TMK. nun 166/3 maddesi çerçevesinde “anlaşmalı olarak” boşanmışlardır. Aralarında yaptıkları protokol, hukuki niteliği itibariyle Medeni Kanun hükümlerinden kaynaklanmakta ise de; genel sözleşme hükümlerine tabidir. Böylece kanunun, emredici nitelikte kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı saymadığı hususlarda taraflar serbest iradeleriyle sözleşme yapabileceklerdir. Nitekim, somut olayda da yoksulluk nafakası tarafların özgür iradeleri ile protokole bağlanmış, boşanma davasında bu anlaşma mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve de hukuki statüye uygun bulunmuş (TMK. md.184/5), verilen karar temyiz edilmeyerek 10.12.2009 tarihinde kesinleşmiştir. TMK. 176/4 maddesi uyarınca, “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Açıklanan yasal düzenlemeye göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.