6. Hukuk Dairesi 2025/478 E. , 2026/11 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1141 E., 2024/1010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1014 E., 2022/463 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlan…
6. Hukuk Dairesi 2025/478 E. , 2026/11 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1141 E., 2024/1010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1014 E., 2022/463 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ..... OSB içerisinde 2.1 ..... .......... İşi İnşaatı için 23.02.2018 tarihinde yapım işi sözleşmesi imzalandığını, yapım işinin revize iş bedelinin 4.107.095,23 TL olarak belirlendiğini, işin bitim tarihinin 09.10.2018 olduğunu, davalı firma tarafından fiili yer teslim tutanağının gecikmeli olarak düzenlendiğini, toplam 4.530.000,00 TL tutarlı ve 1 no'lu hakediş düzenlendiğini, davalı firma tarafından hakedişe karşılık 4.258.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin 272.000,00 TL alacağının kaldığını, 2 no'lu hakediş olarak 286.000,00 TL tutarlı tutanak tanzim edilmiş ise de bu hakediş onaylanmadan ve fatura tanzim edilmeden davalı yanın sözleşmeyi fesih ettiğini, işin % 85'inin bitirildiğini, neticeten hakedişlerden kalan bakiyenin, avans ve kesin teminat mektubu bedellerinin, inşaat sahasında kalan malzeme ve ekipman bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 23.02.2018 tarihli inşaat işleri yüklenici sözleşmesi ve ekleri ile 17.04.2018 tarihli zeyilname akdedildiğini, müvekkili şirketin anılan sözleşmeler kapsamında tüm edinimlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve ilave masraflara girdiğini, yüklenici davacı şirketin tüm uyarılara rağmen işlerdeki aksaklıklar ve malzeme eksikliklerini gidermek yönünden hiçbir çaba sarf etmediğini, yüklenicinin akde ve kanunlara aykırı fiilleri ve şantiye sahasını terk etmesi neticesinde sözleşmenin devamı imkânı kalmadığından sözleşmelerin münfesih hale geldiğinin davacıya bildirildiğini, Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yapılan tespitin davaya esas alınmaması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü gereği davalı işverenin her ne kadar sebep dahi göstermeksizin işe müdahale hakkı ve sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmakta ise de teminat mektuplarının irad kaydedilmesi, yüklenicinin sözleşme konusu işte tespit edilen hata ve kusurları giderilmemesi ve sözleşmeye aykırı davranmasına bağlı olduğundan dosya kapsamında davacı yüklenicinin yaptığı işlerde hata ve kusurun bulunduğuna ilişkin belge ibraz edilmediği gibi sözleşmede alacağın temliki durumu feshin haklı sebebi olarak sayılmış ise de işveren davalı tarafından temlik alacaklılarına ödemeler yapılmış olması temliğe izin verdiği anlamına geldiği, iş bitim tarihinin 09.10.2018 olması karşısında fesih tarihinde işin bitirilmesi için yeterli sürenin bulunduğu hususları değerlendirildiğinde işverenin sebepli olarak işi feshetme şartlarının oluşmadığı, sözleşmenin 23. maddesi uyarınca işi sebepsiz olarak feshetme hakkı nedeniyle feshetmesi durumunda da 19. maddesi kapsamında yapılan işte hata ve kusur tespit edilmesi ve yapılan uyarılara rağmen yüklenicinin bunları gidermemesi halinde teminatları irad kaydetme şartlarının da bulunmadığı, taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş hakediş raporu bulunmamakla birlikte imalât bedellerinin tarafların mutabık olduğu, ticari defter kayıtlarında örtüşen tutar olan 4.530.883,76 TL olduğu, davalı işveren tarafından davacı lehine üçüncü kişilere 4.258.011,02 TL ödeme yapıldığı, davalı kayıtlarında yer alan ancak davacı kayıtlarında yer almayan ve dosyaya kazandırılan banka dekontlarında 55.347,08 TL tutarında yine ödeme yapıldığının, banka dekontlarından tespit edilen ve davalı tarafından davacı ...... ... Ltd. Şti hesabına 3. kişilere toplam 752.995,37 TL tutarında ödeme yapıldığı, imalât bedelinden yapılan ödemelerin mahsubu sonucu davalı işveren tarafından hakediş bedelini aşan 535.469,71 TL aşan ödeme yapıldığının tespit edildiğinden davacının davalıdan hakediş bedeli talebinde bulunamayacağı, davalı işveren tarafından sözleşmenin feshini gerektirecek nedenler bulunmadığından davacının davalıdan irad kaydedilen 952.000,00 TL ve 476.000,00 TL bedelli toplam 1.428.000,000 TL teminat mektubu bedeli talebinde bulunabileceği ancak davalı işverenin davacı şirket lehine yapılan hakediş bedelini aşan tutarda ödeme yapılması sebebiyle aşan tutarın mahsubu sonucunda (1.428.000,000 TL-535.469,71 TL) 892.530,29 TL bakiye alacak talebinde bulunabileceği, davacı tarafından sahada bırakıldığı belirtilen malzeme ve ekipmana ilişkin belge sunulmadığından bu konuda talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin, kendi aracı olduğu taşeron firmalara ve kendi sorumluluğunda olan işçilere, alt firmalarına ödemek ile yükümlü olan bedellerden 809.425,24 TL' nin müvekkil firma tarafından ödendiğini, dekontlar ve faturalar sunulmuş olmasına rağmen dikkate alınmadığını, davacı şirket yerine yapılan ödemelerin teminat mektupları bozdurulması sureti ile yapıldığını, 2 no'lu hakediş belgesinde ve ödemesinde, davacıdan kaynaklı olarak 146.740,00 TL ceza ve kesinti yapıldığını, bilirkişi raporunda inşaat faaliyetinin % 85 'inin bitirildiği kanısına varıldığı ancak yapılacak inşaatın sadece kaba inşaat kısmının % 85' lik kısmının tamamlandığını, davacı tarafından ödeme aczine düşülerek şantiye alanının terk edildiğini, yapılan eksik işlerle ilgili olarak yeterli inceleme yapılmadığını, inşaat alanını terk edenin davacı firma olduğunu, zeyilname hazırlandığını ancak buna uymadıklarını dolayısı ile sözleşmeyi feshin zorunlu hale geldiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan haksız fesih iddiasına dayalı hakediş, teminat mektuplarının tazmini ve şantiyede kalan yapı malzeme ve ekipmanları bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut davada davacı yüklenici, davalı iş sahibi tarafından yapılan feshin haksız olduğu iddiası ile bakiye hakediş alacağının, kesin ve avans teminat mektubu bedellerinin ve şantiyede kaldığını iddia ettiği yapı malzeme ve ekipman bedelinin tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen yapım işi sözleşmesinin "15) Teminatlar" başlıklı maddesinde yüklenicinin işbu sözleşme ile ilgili olarak işverene teminatlar vereceği, 15.1. maddesinde avans teminatın ve 15.2. maddede de kesin teminatın düzenlendiği, sözleşmenin 19. maddesinde teminat sürelerinin düzenlendiği, kesin kabulde sözleşme ve eklerine uygun olarak hatalı ve kusurlu bir iş olmadığı takdirde, Sözleşme'nin 15.2. maddesi uyarınca alınan kesin teminatın iade edileceğinin aksi takdirde irat kaydedileceğinin düzenlendiği, yine sözleşmenin, yüklenicinin sözleşmeye aykırı tutumu başlıklı 22. maddesinde taahhüdün ifası sırasında işverenin, yüklenicinin iş programına ve sözleşme hükümlerine göre yeterli faaliyeti göstermediği veya gösteremeyeceği kanaatinde olursa, herhangi bir tazminat ödemeksizin sözleşmeyi feshedebileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin feshi başlıklı 23. maddede de; işverenin, yüklenicinin sözleşme ve eklerinde taahhüt ettiği yükümlülüklerinden herhangi birine aykırı tutumu halinde veya herhangi bir zamanda göreceği lüzum üzerine sebep göstermeksizin sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği, yüklenicinin sözleşmeye aykırı tutumuna binaen feshi halinde işverenin, sözleşme madde 19'daki müeyyedelerin uygulanmasına ilaveten yüklenicinin madde 15'te belirtili teminata el koyarak bunları irat kaydedebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davanın açılmasından önce davalı iş sahibi tarafından .... 53. Noterliği'nin 03.08.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin düzenlendiği ve davacıya tebliğ edildiği, bundan sonra 03.09.2018 tarihli İhtarnamenin; "Şantiye sahasını usulsüz terk etmeniz üzerine, ... 53. Noterliği' nin 03.08.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı, 3 (üç) gün içerisinde müvekkil şirketin uğradığı zararların tazmini ve işe dönüş emrini içeren, ancak sözleşmeye aykırı bir şekilde adres değişikliğini usulüne uygun olarak müvekkil şirkete bildirmemeniz yüzünden ancak 10.08. 2018 tarihinde yeni adresinize tebliğ olan ihtarnamesine rağmen şirketiniz, ne müvekkil şirketin uğradığı zararların tazmini ne de işe dönüş emrine uyma yönünde hiçbir çaba sarf etmemiş ve müvekkil şirket yetkililerinin tarafınızla yaptığı tüm görüşmeleri de karşılıksız bırakmıştır." şeklinde düzenlendiği ve sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme hükümleri ve davalının 03.09.2018 tarihli ihtarname kapsamı dikkate alındığında davacı yüklenici tarafından iş yerinin terk edildiği, davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olduğu, bu nedenle davacının kesin teminat mektubunun iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Davanın açılmasından önce davacı tarafından yaptırılan 2018/37 D.İş sayılı tespit raporunda davacının yaptığı imalât bedeli 3.569.784,82 TL olarak tespit edilmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise davacı tarafından yapılan imalât bedeli 4.530.883,76 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece, anılan tespitle belirlenen rakamla oluşan çelişki giderilmediği gibi bilirkişilerce yapılan hesaplamada sözleşmede yapılması kararlaştırılan imalâtlar ile karşılaştırma yapılmadığından neye göre hesaplandığı da denetlenememektedir. Bu durumda, Mahkemece yapılacak iş; yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak sözleşmede yapılması kararlaştırılan her bir kalem imalât için yapılan imalâtın fiziki oranı bulunarak bulunacak oranın sözleşmede kararlaştırılan bedele oranlanmak suretiyle davacının hakettiği bedelin hesaplanması, bundan davacıya yapılan ödemeler (davacı tarafından temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 3. kişilere yapılan ödemeler) düşülerek sonucuna göre hakediş alacağının tahsiline karar verilmesi, davacının kesin teminat mektubunun iadesi talebinin reddine, avans teminat ile ilgili olarak sözleşmedeki iadesine ilişkin hükümlerin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.