9. Ceza Dairesi 2023/8107 E. , 2023/8226 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/204 E., 2023/86 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci…
**9. Ceza Dairesi 2023/8107 E. , 2023/8226 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/204 E., 2023/86 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.09.2010 tarihli ve 2010/7916 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2013 tarihli, 2010/260 Esas, 2013/95 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2013 tarihli, 2010/260 Esas, 2013/95 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 19.03.2018 tarihli ve 2015/521 Esas, 2018/2011 Karar sayılı kararı ile sair temyiz temyiz itirazlarının reddiyle ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2017 gün ve 2014/696 Esas, 2017/75 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuk ...'in ilkokul mezunu olup mağdureden iki yaş büyük olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın da ortaokul mezunu olup mağdureden üç yaş büyük olduğu, suça sürüklenen çocukların içinde bulundukları sosyal ortam, eğitim düzeyleri ve kişisel özellikleri gözetildiğinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı hal olmaksızın mağdureyle cinsel ilişkiye girmeleri sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulacağını öngöremeyecekleri ve TCK'nın 23. maddesi gereğince ortaya çıkan bu ağır neticede taksir derecesinde dahi kusurlarının bulunmaması sebebiyle cezalarında TCK'nın 103/6. maddesi ile arttırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan maddenin uygulanması suretiyle haklarında fazla ceza tayini" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma ilamı sonrası İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2018 tarihli, 2018/167 Esas, 2018/390 Karar sayılı kararı ile direnme kararı verilerek aynı hüküm kurulmuştur. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2020 tarihli, 2020/14-124 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararı ile hükümden önce son sözün hazır bulunan sanıklara verilmemesi isabetsizliğinden mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir. 6. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli, 2020/203 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 7. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli, 2020/203 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar ile müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.02.2022 tarihli ve 2021/23119 Esas, 2022/747 Karar sayılı kararı ile sair temyiz temyiz itirazlarının reddiyle ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2017 gün ve 2014/696 Esas, 2017/75 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuk ...'in ilkokul mezunu olup mağdureden iki yaş büyük olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın da ortaokul mezunu olup mağdureden üç yaş büyük olduğu, suça sürüklenen çocukların içinde bulundukları sosyal ortam, eğitim düzeyleri ve kişisel özellikleri gözetildiğinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı hal olmaksızın mağdureyle cinsel ilişkiye girmeleri sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulacağını öngöremeyecekleri ve TCK'nın 23. maddesi gereğince ortaya çıkan bu ağır neticede taksir derecesinde dahi kusurlarının bulunmaması sebebiyle cezalarında TCK'nın 103/6. maddesi ile arttırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan maddenin uygulanması suretiyle haklarında fazla ceza tayini'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 8. Bozma ilamı sonrası İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli, 2022/204 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun öncesi lehe görülerek 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4'er yıl 5'er ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Müdafiinin Temyiz İsteği Sübuta, mahkumiyete yönelik kesin ve inandırıcı delil olmadığına, dosyadaki delillerin yanlış yorumlandığına ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Müdafiinin Temyiz İsteği Sübuta, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, mahkumiyete ilişkin kesin ve inandırıcı delil olmadığına ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Her ne kadar suça sürüklenen çocuklar aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı çocuğun cinsel istismar suçunu işlemediklerini beyan etmişseler de; SSÇlere iftira atmasını gerektirecek sebebi bulunmayan mağdurun aşamalardaki beyanlarında maruz kaldığı başından geçen olayları duraksamayacak bir şekilde yer/ zaman/ mekan bağlantıları ile uygun şekilde kararlılıkla dile getirdiği, mahkememizce de beyanlarının samimi ve tutarlı bulunduğu, mağdur hakkında düzenlenen 2010/5044 sayılı 19/07/2010 tarihli Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün iç beden muayene raporunda da; Hymende saat 6 hizasında cidava varan yeni olduğu izlenimi veren yırtık olduğu görülmekle, halen bakire olmadığı ve sol diz altı lateralde eski 0.5 cm'lik eski ekimoz olduğunun belirtilmiş olması karşısında SSÇlerin suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik samimi bulunmayan savunmalarına itibar edilmeyerek, mağdura karşı organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediklerinin sabit olduğu sonucuna ulaşıldığı, ancak her ne kadar İstanbul ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun 2010/1658 sayılı 25/11/2010 tarihli raporunda; mağdurun SSÇler tarafından maruz kaldığı eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de; uyulmasına karar verilen Yargıtay 9. Ceza dairesinin bozma ilamında da belirtildiği üzere SSÇlerin eğitim düzeyleri, içinde yaşadıkları toplumsal ortam, kişisel özellikleri gözetildiğinde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın cinsel ilişkiye girdikleri mağdurun bundan dolayı ruh sağlığının bozulacağını öngöremeyecekleri ve TCK'nın 23. maddesi gereğince ortaya çıkan bu ağır neticede taksir derecesinde dahi kusurlarının bulunmaması sebebiyle SSÇler aleyhine suçun nitelikli hali olan 5237 sayılı TCK'nın 103/6 maddesinin uygulanamayacağı bu kapsamda SSÇler hakkında işledikleri sabit görülen eylemlerine uyan organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği'' şeklindeki gerekçe ile suça sürüklenen çocukların suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun lehe görülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. V. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, karar hukuka uygun bulunmuştur. V. KARAR İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli, 2022/204 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar ve müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar ve müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.