(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11251 E. , 2012/9724 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmn kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalılardan ....vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosya…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11251 E. , 2012/9724 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmn kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalılardan ....vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1- Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının eş ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalıların kusurları oranında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin 10.07.2003 tarihinde gerçekleşen iş kazasında öldüğü, SGK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkemece iş kazasında davalı işverenlerin % 90, davacılar murisinin ise % 10 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, 18.03.2008 tarihli hesap raporunda her bir davacı için belirlenen maddi zarardan 4447 sayılı Yasanın16.maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenen Ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlara göre hesaplanan tüm peşin sermaye değerinin Kurumdan sorulduğu, ancak 26.12.2007 tarihli cevabi yazıda hak sahibi davacılara ölüm geliri değil, ölüm aylığı bağlandığı bildirildiğinden davacılara SGK'nca bağlanan gelirin tüm peşin sermaye değeri düşülmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerinin Kurumdan sorularak, bildirilen miktarın en son zarardan indirilmesi suretiyle tazminatın saptanması gerektiği, Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Davaya konu iş kazası nedeniyle gelir bağlanmadığından, yapılacak iş, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatta bulunmak, gelir bağlanma taleplerinin reddi halinde SGK. Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti" davası açmak üzere davacılara önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak, dava kabul edilirse, Kurumca gelir bağlanmasından sonra davacıya bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacıların maddi zararlarını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit ederek maddi tazminat konusunda çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. 2-Davacı, maddi tazminat istemini müteselsil sorumluluk esasına göre işverenlere yöneltmiştir. Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi (tam dayanışmalı sorumluluk) ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi (eksik dayanışmalı sorumluluk) uyarınca ve aynı yasanın 142. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Anılan yasanın 141. maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanmak için, zarara uğrayanın, daha geniş bir deyimle alacaklının talebi gereklidir. Somut olayda, zarara uğrayan işçi (alacaklı) bu hakkını açık olarak kullanmış, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmuştur. Bu durumda, davalıların davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, hüküm altına maddi ve manevi tazminatın kusurları oranında bölüştürülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3- Kabule göre de, ıslah edilen asıl dava ve birleştirilen ek davada, faiz başlangıcı, kaza tarihi olarak belirtilmişken, hükmedilen maddi tazminatlara, mahkemece, kaza tarihinden değil de, ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacılar ve davalılardan ....'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bilahare incelenmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.