20. Hukuk Dairesi 2013/7166 E. , 2013/11776 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Kömürtaş Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıt…
**20. Hukuk Dairesi 2013/7166 E. , 2013/11776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Kömürtaş Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile.... Köyünde bulunan Teknik Bilirkişi ...'ın 19/11/2012 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen toplam 8130,49 m2'lik kısmın tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 766 sayılı Kanuna göre yapılmış ve sonuçları 04/10/1978 - 02/11/1978 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca dere yatağı olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazın tesciline ilişkin olup, mahkemece, her nekadar davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları taşınmazın tescili için hükme yeterli değildir. Şöyle ki; alınan uzman orman bilirkişi raporunda hava fotoğrafları uygulanmadığı gibi taşınmazın memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planındaki konumu da pafta ile ölçekleri denkleştirilerek gösterilmemiştir. Ziraat ve jeolog bilirkişi raporlarında ise çekişmeli taşınmazın paftada dere yatağı olarak görülmesine rağmen, bu hususta yeterli araştırma ve inceleme yapılmamış, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin buradan dere geçtiğini hiç görmedikleri beyanı karşısında oluşan çelişki de giderilmemiştir. Ayrıca, komşu parsellerin kadastro tutanakları ile dayanak ve ekleri getirtilip zemine uygulanmamış, çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği üzerinde de durulmamıştır. Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı