Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2844 E. , 2024/4645 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/2844 Karar No : 2024/4645 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 10/B maddesinin, 37. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinden aşağıdaki şartları taşıyanlar" ibaresi ile aynı fı…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2844 E. , 2024/4645 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/2844 Karar No : 2024/4645 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, 10/B maddesinin, 37. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinden aşağıdaki şartları taşıyanlar" ibaresi ile aynı fıkranın (b), (c) ve (ç) bentlerinin, 37. maddesinin 4. fıkrasının, 2. 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar"ın, 3. 13/12/2018 tarih ve 30624 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar"ın iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 37. maddesinin iptali istenilen düzenlemeleri yönünden; elektrik abonelerinin dağıtım sistemi varlığı sahibi olabilmesine imkan tanıyan düzenlemenin mevcut olmadığı, elektrik dağıtım tesisi kurmanın bir dağıtım faaliyeti olduğu ve bunun içinde dağıtım lisansı sahibi olunmasının gerektiği, elektrik dağıtım tesislerinin kullanıcı mülkiyetinde bulunması mümkün olmadığından kullanıcı mülkiyetindeki dağıtım tesislerinin elektrik dağıtım şirketlerince devralınmasının yönünde düzenleme yapılmasının da olanaklı olmadığı, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 10/B maddesi yönünden; dağıtım şirketlerinin dağıtım için yükümlendirildiği son noktanın tüketicinin mülkiyet sınırı olduğu, tüketicilerin mülkiyet sınırlarına dayanmayan ve hatta içerisine kadar ulaşmayan elektrik dağıtım tesisi veya uzantısı dağıtım şebekesi tanımının yapılmayacağı, tüketicilerin iç tesisatını ya da tüketim tesislerini dağıtım şebekesine bağlamak için gerekli olan hattın tüketicinin mülkiyet sınırı içerisinde kalan hat olduğu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na göre dağıtım sistemi ve dağıtım sisteminin bir özel bölümü demek olan dağıtım şebekesinin tüketici mülkiyet sınırına kadar lisanslı dağıtım yetkisi sahiplerince tesis edilmesi gerektiği, Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar yönünden; usul ve esaslarda tanımlanan kullanıcı mülkiyetindeki tesisin kamu mülkiyetine alınması olgusunun kamulaştırma niteliğinde olduğu, kamulaştırmanın koşullarının ise Kanunda belirlendiği, hal böyle iken; Usul ve Esaslar’ın 5. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "bağlantı talebinde bulunan yeni kullanıcının bağlantı işlemleri, devir işlemlerinin başlaması ile birlikte ilgili elektrik tesislerinin devrinin tamamlanması beklenmeksizin gerçekleştirilir.” şeklindeki düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar yönünden; maliki rızası olmadan ve kanuni dayanaktan yoksun bir yöntem izleyerek kendi mülkiyetindeki dağıtım tesisinin paylı mülkiyet maliki haline dönüştürmenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 37. maddesinin iptali istenilen düzenlemeleri yönünden; elektrik nakli yapılan hatların tamamının dağıtım tesisi niteliğinde olmadığı, elektrik nakil hatlarından bir kısmının kişilerin mülkiyetinde bulunabildiği, ayrıca kullanıcının mülkiyetinde olmasına rağmen, bakım ve işletme sorumluluğu ilgili dağıtım şirketine bırakılmış olan dağıtım tesisi niteliğinde hatlarında mevcut olduğu, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 10/B maddesi yönünden; dağıtım tesislerinin kurma yükümlülüğünün kullanıcılara yükletildiğine ilişkin iddiaların da gerçeği yansıtmadığı, 6446 sayılı Kanun'da 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında bağlantı hattının kullanıcılar tarafından yapılması veya bağlantı bedelinin ödenmesini müteakip dağıtım şirketi tarafından bağlantı hattının tesis edilmesinin sağlandığı, bağlantı hatları tesis edilirken arazi sınırı içerisinde yerine göre kilometrelerce bağlantı hattı yapılması gerektiği, arazi sınırı içerisindeki bu bağlantı hatlarının yapım sorumluluğunun elektrik dağıtım şirketlerine verilmesi halinde elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılacak bu yatırımların tarife hesaplamalarında dikkate alınarak yaklaşık 40 milyon aboneye yansıtılmasının gerekebileceği, herhangi bir kullanıcının enerji talebinin karşılanması amacıyla çekilmesi gereken bağlantı hattının mali yükümlülüğünün bütün dağıtım sistemi kullanıcılarına yansıtılmasını önlemesinin amaçlandığı, Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar yönünden; kamu hizmeti niteliği taşıyan, genel ve vazgeçilmez bir ihtiyaç olan elektrik enerjisinin kullanıcılara ulaştırılmasının esas olacağı, kullanıcıların taleplerinin karşılanmasında mülkiyeti üçüncü şahıslara ait elektrik tesislerinden faydalanılmasının gerektiği durumların oluşabileceği, elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılacak/yapılan yatırımların tarife tablolarında yer verilerek son kullanıcıya kadar yansıtılacağı dikkate alındığında hem kullanıcıların enerji taleplerinin daha hızlı karşılanması hem de toplam kamu faydası adına kamulaştırma işlemlerine başlanmasını müteakip bahse konu tesislerden faydalanmaya ilişkin düzenlemenin anayasal hak olan elektrik hizmetinin karşılanması açısından yerinde olduğu, davacı tarafından kendi nakil hatları ile ilgili olarak kamulaştırma yapılmadığı iddiasında bulunulsa da Usul ve Esaslar'ın 5. maddesinde de belirtildiği üzere kamulaştırma işlemlerinin ancak devre rıza gösterilmemesi halinde uygulanabileceği, Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar yönünden; anılan Usul ve Esaslar bakımından da herhangi bir hukuka aykırılığın mevcut olmadığı, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca 28/01/2014 tarih ve 28896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "bağlantı hattı" tanımının; "bağlantı hattı" başlıklı 10/B maddesinin tümünün; "Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinin dağıtım şirketince devralınması" başlıklı 37. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinden aşağıdaki şartları taşıyanlar..." ibaresinin, aynı fıkranın (b), (c) ve (ç) bentlerinin, "Bu madde kapsamında devralınacak tesislerin devir alma işlemlerinin başlatılması ile birlikte dağıtım şirketi tarafından bu tesislere yatırım yapılabilir ve bu tesislerden başka kullanıcıların bağlantı talepleri karşılanabilir." şeklindeki dördüncü fıkrasının; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar" ile 13/12/2018 tarih ve 30624 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar"ın tümünün iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın 17/06/2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile değiştirilen 6446 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde yer alan; "Bağlantı hattının tüketici tarafından tesis edilmesi halinde, bağlantı hattı işletme ve bakım sorumluluğu karşılığı dağıtım şirketine devredilir" hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiası geçerli görülmemiştir. 6446 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu"nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır." hükmüne yer verilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "bu Kanun; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı, piyasa işletimi ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini kapsar." hükmüne, "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde: "(1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Bağlantı anlaşması: Bir üretim şirketi, dağıtım şirketi ya da tüketicinin iletim sistemine ya da dağıtım sistemine bağlantı yapması için yapılan genel ve özel hükümleri içeren anlaşmayı, ... ç) Dağıtım: Elektrik enerjisinin 36 kV ve altındaki hatlar üzerinden naklini, d) Dağıtım sistemi: Bir dağıtım şirketinin, lisansında belirlenmiş dağıtım bölgesinde işlettiği elektrik dağıtım tesisleri ve şebekesini, e) Dağıtım şirketi: Belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişiyi, f) Dağıtım tesisi: İletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları, ... s) Kurul: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunu, ş) Kurum: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunu, ... bb) Piyasa: Üretim, iletim, dağıtım, piyasa işletimi, toptan satış, perakende satış, ithalat ve ihracat faaliyetleri ile bu faaliyetlere ilişkin iş ve işlemlerden oluşan elektrik enerjisi piyasasını, ... mm) Tüketici: Elektriği kendi kullanımı için alan kişiyi, ... tt) Dağıtım şebekesi: Tüketicilerin iç tesisatını dağıtım sistemine bağlamak üzere tesis edilen bağlantı hatları hariç dağıtım tesisini, ifade eder." şeklinde tanımlara yer verilmiş; "Elektrik piyasası faaliyetleri" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Piyasada, bu Kanun hükümleri uyarınca lisans almak koşuluyla yürütülebilecek faaliyetler şunlardır: a) Üretim faaliyeti b) İletim faaliyeti c) Dağıtım faaliyeti ç) Toptan satış faaliyeti d) Perakende satış faaliyeti e) Piyasa işletim faaliyeti f) İthalat faaliyeti g) İhracat faaliyeti (2) Piyasada faaliyet gösterecek tüzel kişilerin faaliyetlerinde uymaları gereken usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. (3) Piyasada faaliyet gösterecek özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişilerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre anonim şirket veya limited şirket olarak kurulması ve anonim şirketlerin sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının nama yazılı olması şarttır. Bu şirketlerin ana sözleşmelerinde bulunması gereken hususlar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiş; "Lisans esasları" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında "Lisans"; "bu Kanun hükümleri uyarınca üzerinde kayıtlı piyasa faaliyetlerinin yapılabilmesi için tüzel kişilere verilen izin belgesidir." olarak tanımlandıktan sonra maddenin 3. fıkrasında; "Piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilerin aşağıda belirtilen işlemleri Kurul iznine tabidir. Kurul izni alınmasına dair usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. ... c) Tesislerin mülkiyetinin veya kullanım hakkının değişmesi sonucunu doğuran iş ve işlemler" hükmüne yer verilmiş; 4. fıkrasında ise; "Tarifesi düzenlemeye tabi lisans sahibi tüzel kişiler için aşağıda belirtilen hususlara ilişkin hükümler Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alır: a) Lisans kapsamında hizmet verilecek gerçek ve tüzel kişiler ile yürütülecek faaliyet türlerini belirleyen hükümler b) Bir dağıtım ya da iletim lisansı sahibinin, gerçek ve tüzel kişilere, eşitler arasında ayrım gözetmeksizin sisteme erişim ve sistemi kullanım imkânını sağlayacağına dair hükümler c) Bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmeye, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak son kaynak tedariği kapsamında ve/veya serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmeye ve bu fiyatlarda enflasyon dâhil ihtiyaç duyulacak diğer ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaya dair yöntemler ve bunların denetlenmesine dair hükümler ç) Lisans sahibinin Kuruma tam ve doğru bilgi vermesini ve tüketicilere yapılan satışlar açısından, elektrik enerjisi veya kapasite alımlarını basiretli bir tacir olarak yapmasını sağlayacak hükümler d) Hizmet maliyetlerinin yansıtılmasına dair kurallar ile teknik ve teknik olmayan kayıpları asgariye indirecek önlemlerin uygulanmasına dair esasları içeren hükümler e) Lisans sahibinin Kurum tarafından verilen tüm talimatlara uyma yükümlülüğüne ilişkin hükümler f) Lisans kapsamında, Kuruldan izin alınmaksızın yapılabilecek faaliyetlere ilişkin hükümler g) Hizmetin teknik gereklere göre yapılmasını sağlayacak hükümler" düzenlemesine yer verilmiştir. 6446 sayılı Yasa'ya dayanılarak düzenlenen ve 28/01/2014 tarihli, 28896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği"nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Yönetmelik, gerçek ve tüzel kişilerin elektrik iletim veya dağıtım sistemine bağlanmaları ile bu sistemleri ve enterkonneksiyon hatlarını kullanmalarına ilişkin usul ve esasları düzenler." hükmüne yer verilmiş; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bağlantı anlaşması: Bir üretim şirketi, dağıtım şirketi ya da tüketicinin iletim sistemine ya da dağıtım sistemine bağlantı yapması için yapılan genel ve özel hükümleri içeren anlaşmayı, b) Bağlantı hattı: Tüketicilerin iç tesisatını dağıtım şebekesine bağlamak için gerekli ve bu Yönetmelik kapsamında belirtilen mesafe sınırları dâhilinde olan; AG’den bağlı tüketiciler için yapı bina giriş noktasından itibaren dağıtım şebekesine kadar, OG’den bağlı tüketiciler için tüketicinin şalt sahasının bittiği noktadan itibaren dağıtım şebekesine kadar olan hattı, c) Bağlantı noktası: İletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğini ve alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktasını, ç) Dağıtım: Elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV ve altındaki hatlar üzerinden naklini, d) Dağıtım şirketi: Belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişiyi, e) Dağıtım tesisi: İletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları, ... v) AG: Etkin şiddeti 1000 Volt ve altındaki gerilim seviyesini, y) Dağıtım şebekesi: Tüketicilerin iç tesisatını dağıtım sistemine bağlamak üzere tesis edilen bağlantı hatları hariç dağıtım tesisini, ... cc) OG: Etkin şiddeti 1000 Voltun üstünden 36 kV’a kadar olan (36 kV dahil) gerilim seviyesini, ..., ifade eder." hükmüne; "Bağlantı ve sistem kullanım hakları" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişilerin, iletim ve dağıtım sistemine bağlantı ve sistem kullanım talepleri, TEİAŞ ve dağıtım şirketi tarafından eşit taraflar arasında ayrım gözetilmeksizin karşılanır. ... (3) Gerçek veya tüzel kişilerin, TEİAŞ veya dağıtım şirketi tarafından işletilmekte olan iletim veya dağıtım sistemlerine bağlantısı ve sistem kullanımı hakkında; a) Bağlantı yapılması öngörülen tarihte, bağlantı yapılmak istenen noktada şebekenin teknik özelliklerinin yetersiz olması, ... hariç olumsuz görüş verilemez. ... (6) İletim veya dağıtım sistemine bağlantı yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin, TEİAŞ veya dağıtım şirketi tarafından kendilerine iletim veya dağıtım sistemine bağlantı ve sistem kullanımı konusunda; a) Adil koşulların teklif edilmediği, b) Ayrımcılık yapıldığı, c) Gösterilen gerekçelerin yetersiz olduğu, gibi hususlardaki itirazları Kurum tarafından incelenerek, başvuru tarihinden itibaren azami altmış gün içerisinde sonuca bağlanır. Üretim tesislerine ilişkin itirazlar Kurul kararıyla sonuçlandırılır." hükmüne yer verilmiş; 01/06/2017 tarih ve 30083 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile 10. maddeden sonra gelmek üzere 10/A ve 10/B maddeleri eklenmiş olup; "Bağlantı görüşü" başlıklı 10/A maddesinde; (1) Gerçek veya tüzel kişilerin, dağıtım sistemine bağlantı talebinin dağıtım şirketi tarafından bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde karşılanması esastır. (2) Bağlantı için yapılan başvuru, dağıtım şirketi tarafından, 4 üncü madde ile bu maddede yer alan hükümler çerçevesinde dağıtım sisteminin mevcut durumuna göre genişleme yatırımı veya yeni yatırımın gerekli olması hususları da dikkate alınarak değerlendirilir. ... (4) Bağlantı talebinde bulunulan tüketim tesisleri açısından; a) Dağıtım şirketince yapılacak inceleme neticesinde saha etüdü gerektirmeyen hallerde başvuru tarihinden itibaren on iş günü, saha etüdü gerektiren hallerde ise başvuru tarihinden itibaren yirmi iş günü içerisinde, beşinci fıkra hükümleri dikkate alınarak belirlenen bağlantı talebinin karşılanabileceği makul bir süreyi ve gerekçelerini içeren bağlantı görüşü başvuru sahibine yazılı olarak bildirilir. Söz konusu bağlantı görüşünde; öngörülen bağlantı tarihine veya bağlantı anlaşmasının imza tarihinden itibaren öngörülen bağlantı süresine, bağlantı gerilim seviyesine, tesis edilmesi gereken dağıtım tesisleri ve/veya bağlantı hattının kapsamına, bunlara ilişkin tarafların yükümlülükleri ile öngörülen bağlantı hattına göre bağlantı bedeline ve hat katılımına ilişkin bilgilere yer verilir. Bağlantı görüşünün geçerlilik süresi altmış günden az olamaz. b) Başvuru sahibinin, bağlantı görüşünde yer verilen öngörülen bağlantı süresine/tarihine itiraz hakkı saklı olup, bu konuda Kuruma başvuru yapılabilir. Başvuru, bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde Kurum tarafından değerlendirilir. Dağıtım şirketi tarafından verilen görüşe ilişkin gerekçelerin Kurum tarafından uygun görülmemesi halinde, Kurumun belirleyeceği sürede bağlantı yapılır. c) Başvuru sahibinin (b) bendi kapsamında haksız bulunması veya bağlantı talebinin karşılanabilmesi için dağıtım şirketi tarafından bildirilen sürenin başvuru sahibi tarafından uzun bulunması ve bağlantı talebinin dağıtım şebekesi yapılarak karşılanabilir olması halinde gerekli yatırım 21'inci madde kapsamında başvuru sahibi tarafından üstlenilebilir. (5) Tüketici niteliğindeki başvuru sahibinin bağlantı talebi aşağıdaki şartlar dahilinde karşılanır: a) Meskun mahal içinde bulunan kullanım yerlerine yönelik bağlantı taleplerinin, bağlantı anlaşmasının imzalandığı tarihten itibaren; 1) Sadece AG bağlantı hattının gerekli olduğu durumlarda 2 (iki) ay, 2) Mevcut AG şebekesinde kapasite artışı veya ilave tesis yapılması gereken durumlar ile mevcut dağıtım transformatörü tesisinde güç artışı yapılması gereken durumlarda 4 (dört) ay, 3) Yeni bir dağıtım transformatörü veya dağıtım merkezi yapılması gereken durumlarda 6 (altı) ay, 4) Sadece OG bağlantı hattının gerekli olduğu durumlarda 4 (dört) ay, 5) OG bağlantı hattı dışında, 2 (iki) km’ye kadar OG şebeke tesis edilmesi gereken durumlarda 6 (altı) ay, 6) OG bağlantı hattı dışında, 2 (iki) km’den daha uzun OG şebeke tesis edilmesi gereken durumlarda 18 (on sekiz) ay, içinde karşılanması esastır. ... e) Meskun mahal dışında bulunan kullanım yerlerine yönelik bağlantı talepleri kullanıcının bağlantı başvurusunda bulunduğu tarihten itibaren en geç 5 yıl içinde karşılanır. ... ı) Ruhsata tabi olmayan kuyudan veya akarsu, gölet vb. diğer su kaynaklarından tarımsal sulama yapma amaçlı bağlantı taleplerine mevcut AG şebekesinin uygun olması ve yeni yatırım gerekmemesi durumunda olumlu görüş verilir. Bağlantı talebinin mevcut dağıtım şebekesinde yapılacak kapasite artışı ile karşılanabilir olması durumunda kullanıcının söz konusu kapasite artış yatırımının maliyetini üstlenmesi halinde bağlantı talebi karşılanır. " hükmüne yer verilmiş, davacı tarafça tümünün iptali istenilen "Bağlantı hattı" başlıklı 10/B maddesinde ise; "(1) Kullanıcının dağıtım şebekesine bağlantısının sağlanması için tesis edilecek bağlantı hattının kullanım yerinin bulunduğu kullanıcı mülkiyetindeki arazi sınırları dışında kalan kısmı; a) Kullanıcının meskun mahal içinde bulunan OG kullanıcısı olması halinde beş yüz metreden, b) Kullanıcının meskun mahal içinde bulunan AG kullanıcısı olması ve bağlantının havai hat ile yapılacak olması halinde elli metreden, c) Kullanıcının meskun mahal içinde bulunan AG kullanıcısı olması ve bağlantının yeraltı kablosu ile yapılacak olması halinde yetmiş metreden, ç) Kullanıcının meskun mahal dışında bulunan AG kullanıcısı olması halinde iki yüz metreden, uzun olamaz. (2) Kullanıcının meskun mahal dışında bulunan OG kullanıcısı olması halinde bağlantı hattının uzunluğuna ilişkin herhangi bir mesafe sınırı uygulanmaz. (3) Birinci ve ikinci fıkralarda yer verilen bağlantı hattı, tercih etmesi halinde kullanıcı tarafından tesis edilebilir. Bu durumda ilgili kullanıcı tarafından bağlantı bedeli ödenmez. Bunun tercih edilmemesi durumunda kullanıcı tarafından bağlantı bedeli ödenir ve bağlantı hattı dağıtım şirketi tarafından tesis edilir. (4) Bağlantı hattının kullanıcı tarafından tesis edilecek olması halinde, dağıtım şirketi ile kullanıcı arasında, bağlantı hattının tesisine, kullanım haklarına ve devrine ilişkin bir tesis yapım sözleşmesi imzalanır. Altıncı fıkra kapsamındaki bağlantı hattı enerjilendirme tarihinden itibaren beş yıl sonra, diğer bağlantı hatları enerjilendirme tarihinde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın dağıtım şirketine devredilmiş kabul edilir. Tesis yapım sözleşmesinde buna ilişkin hükme yer verilir. Bağlantı hattına ilişkin projeyi hazırlama sorumluluğu kullanıcıya aittir, bununla birlikte dağıtım şirketi tarafından hazırlanarak kullanıcıya verilebilir. (5) Dördüncü fıkra kapsamında tesis edilen bağlantı hattına ilişkin geçici kabul işlemleri, yetkinin dağıtım şirketinde olduğu durumlarda tesisin kabule hazır olduğuna dair kullanıcı tarafından dağıtım şirketine yapılan bildirimden itibaren 15 gün içerisinde yapılır ve sonucu kullanıcıya bildirilir. Kabul yetkisinin dağıtım şirketi dışında üçüncü bir tarafa ait olması durumunda ise dağıtım şirketi tesisin kabule hazır olduğuna dair kullanıcı tarafından dağıtım şirketine yapılan bildirimden itibaren 5 gün içinde yetkili kurum/kuruluşa geçici kabul başvurusunda bulunur. (6) Meskun mahal dışındaki 500 metreyi aşan OG bağlantı hatları, enerjilendirme tarihinden itibaren beş yıl boyunca bağlantı hattı niteliğini korur ve bu süre sonunda dağıtım şebekesi kapsamına alınır. Bağlantı hatlarının işletme ve bakımı, tesislerin enerjilendirilmesinden itibaren dağıtım şirketinin sorumluluğundadır. (7) Bağlantı hatlarından, bağlantı hattını tesis eden veya bağlantı bedeli ya da hat katılım bedeli ödeyen kullanıcının muvafakatine gerek olmaksızın diğer gerçek veya tüzel kişiler faydalandırılabilir. Bağlantı hattının dağıtım şebekesi kapsamına alınmasına kadar geçen sürede bu hattan diğer gerçek veya tüzel kişilerin bağlantı taleplerinin karşılanması durumunda, mevcut bağlantı hattına bağlanması öngörülen yeni kullanıcı/kullanıcılar tarafından söz konusu bağlantı hattını tesis eden veya bu hatta ilişkin olarak bağlantı bedeli veya hat katılım bedeli ödeyen kullanıcıya/kullanıcılara bağlantı güçleri ve bağlantının sağlanacağı mesafeye bağlı olarak belirlenen hat katılım bedeli ödenir. Hat katılım bedelinin belirlenmesi ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslar bağlantı bedeline ilişkin tarife düzenlemelerinde yer alır. (8) Kullanıcının bağlantısı için gerekli olmakla birlikte bağlantı hattı dışında kalan dağıtım tesisi kapsamındaki tesisler dağıtım şirketlerince tesis edilir. Bu kapsamdaki tesisler için 21'inci madde çerçevesinde işlem yapılabilir. (9) Kullanıcının geçici olarak dağıtım sistemini kullanmak istemesi durumunda, geçici bağlantı, bağlantı noktasına kadar tesislerin tamamının kullanıcı tarafından yapılması ve işletme, bakım, onarım ve yenileme işlerinin kullanıcıya ait olması şartıyla gerçekleştirilir. Söz konusu tesislerden yine geçici olarak bir başka kullanıcının dağıtım sistemine bağlanmak istemesi halinde geçici tesisin sahibi tarafından muvafakat verilmesi koşuluyla üçüncü şahıslar yararlandırılabilir. Kullanıcının/kullanıcıların geçici bağlantı ihtiyacı ortadan kalktıktan sonra ihtiyaç kalmayan geçici tesisler kullanıcı tarafından sökülür. (10) Bağlantı hatlarının ilgili kullanım yerinin/yerlerinin bulunduğu kullanıcı mülkiyetindeki arazi sınırları içinde kalan kısmı için, bu kısımdan söz konusu arazi dışındaki başka bir kullanıcı beslenmediği sürece kamulaştırma işlemi yapılmasına gerek yoktur. Kullanıcı tarafından bu kapsamdaki tesislerin deplasesi talep edildiğinde masrafların kullanıcı tarafından karşılanması kaydıyla aynı mülkiyet sınırları içerisinde deplase işlemi gerçekleştirilebilir. Bağlantı hatlarının bunun dışındaki kısımları için gerekmesi halinde özel mülkiyetlere ilişkin kullanım izni veya muvafakat alınması kullanıcının, alınan izin veya muvafakatın tapuya tescili veya şerhine ilişkin işlemler ise dağıtım şirketinin sorumluluğundadır. Kullanıcı tarafından izin veya muvafakatın alınamadığı durumlarda veya başka sebeplerle gerekmesi halinde kamulaştırma ve izin işlemleri dağıtım tesisine ilişkin usuller uyarınca gerçekleştirilir. (11) Dördüncü fıkra kapsamında tesis edilecek bağlantı hattına ilişkin kazı izin işlemleri elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülür. Bu durumda kazı iznine ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlara ödenen bedeller nedeniyle oluşacak maliyetler dağıtım şirketi tarafından kullanıcıya yansıtılır." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş; yine 01/06/2017 tarih ve 30083 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilen "Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinin dağıtım şirketince devralınması" başlıklı 37. maddesinde; "(1) Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinden aşağıdaki şartları taşıyanlar, Kurul tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde dağıtım şirketince devralınır: a) İlgili kurum veya kuruluş tarafından talep edilmesi halinde; milli güvenliği ilgilendiren kurum ve kuruluşlara enerji sağlayan dağıtım tesisi kapsamındaki hat ve tesisler, b) Yeni bir bağlantı kapsamında ortak kullanıma konu olacak dağıtım tesisleri ile yeni bağlantı sebebiyle dağıtım tesisi kapsamına girecek tesisler, c) Mevcut tesisi kullanacak şekilde iyileştirme ve/veya kapasite artış yatırımı gerektiren dağıtım tesisleri, ç) Dağıtım şirketince dağıtım şebekesi içinde başka bir amaçla da faydalanılmak üzere devralınması uygun görülen diğer dağıtım tesisleri. (2) Birinci fıkranın (a) bendi hariç devre rıza gösterilmemesi halinde kamulaştırma yoluna gidilir. (3) Kullanıcı tarafından tesis edilmiş olan dağıtım tesislerinin işletme, bakım, onarımı dağıtım şirketince yapılır. (4) Bu madde kapsamında devralınacak tesislerin devir alma işlemlerinin başlatılması ile birlikte dağıtım şirketi tarafından bu tesislere yatırım yapılabilir ve bu tesislerden başka kullanıcıların bağlantı talepleri karşılanabilir." şeklindeki hükümlere yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerin uygulanmasını göstermek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca alınan kararlar doğrultusunda, 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de "Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar" 13/12/2018 tarihli ve 30624 sayılı Resmi Gazete'de ise "Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar" yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Eskişehir ili, Seytigazi ilçesi, ... Köyü'nde yer alan, maliki olduğu tarım arazilerinin sulanabilmesi amacıyla ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin temini için yapmış olduğu başvuru üzerine davacıya ... tarih ve ... sayılı enerji izninin verildiği, 03/01/2011 tarihli tutanak ile davacının talebi hakkında geçici kabul onay işleminin yapıldığı, 04/04/2011 tarihinde davacı ile ... Dağıtım Anonim Şirketi (...) arasında "Bağlantı Anlaşması" ve "Yüksek Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi" imzalandığı ve yaklaşık 4 km (OG) enerji nakil hattı, 34 direk ve 50 Kva'lık trafo postasından oluşan enerji nakil hattının, bedeli davacı tarafından karşılanmak suretiyle kurulduğu, ... tarih ve ... sayılı ... yazısı ile, üçüncü kişi konumunda bulunan Seyitgazi Belediyesine ait arazi üzerindeki çiftlik işletmesinin enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla bağlantı görüşü verilerek, ilgili enerji hattından üçüncü kişilerin yararlandırılmasına karar verildiği, bu kapsamda anılan nakil hattının yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri uyarınca "ortak kullanıma konu" olması nedeniyle, davacıya, ... tarafından devir işlemlerinin başlatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazının gönderildiği, aradan uzun bir süre geçtikten sonra, devir işlemlerinin başlatılmadığı, ... tarafından rıza dışı olarak söz konusu enerji hattından üçüncü kişilerin yararlandırıldığı ve hat katılım payı bedeli ödenmediğinden bahisle, 06/02/2019 tarihli başvuru ile CİMER sistemi üzerinden şikayette bulunulduğu, söz konusu başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, "Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 37. maddesi kapsamında tesisin devir işlemlerinin gerçekleştirileceği, hat katılım payı bedeli ödenmesine ise olanak bulunmadığı" gerekçesiyle talebinin reddi yolunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı ... işleminin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... nosuna kayıtlı davanın; bahsi geçen düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle ise bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dosyasında mevcut davacı dilekçeleri içeriğinde yer alan; tarafına ödenecek bedelin tespitinin 2012 yılında yürürlükte olan mevzuata göre yapılması gerektiği, hatalı hesaplama yapıldığı, tarafına hat katılım bedeli ödenmesi gerektiği ve benzeri yöndeki iddiaların, ancak bireysel işleme karşı açılan davada ileri sürülebileceği ve değerlendirilebileceği açık olup, bu şekilde bireysel işleme yönelik olduğu değerlendirilen iddialar dikkate alınmamıştır. Davacı tarafın iptalini istediği düzenleyici işlemlerle ilgili hukuka aykırılık iddialarının temelini; 4628 sayılı Yasa ile bu Yasa'yı yürürlükten kaldıran yukarıda hükümlerine yer verdiğimiz 6446 sayılı Yasa'nın elektrik dağıtım tesisi kurma yetkisini münhasıran kamuya ve lisans sahibi tüzel kişilere verdiği; gerçek kişilerce dağıtım tesisi kurulamayacağı, dolayısıyla bu kişilerin mülkiyetinde elektrik tesisi bulunamayacağı yönündeki iddianın oluşturduğu; diğer iddialarını da esas olarak bu minvalde oluşturduğu; bu şekilde; idarece kelime oyunları ile dağıtım tesisi niteliğinde olan ve asla üçüncü kişilerce işletilemeyecek olan enerji nakil hattının kurulumunun tüketicilere yaptırıldığı, bunun açıkça yasaya aykırılık taşıdığı, bu nedenle "kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesisi" kavramının yasal dayanağı bulunmadığından bu yöndeki tüm düzenlemelerin yok hükmünde, dolayısıyla hukuka aykırı olduğu; "bağlantı hattı" teriminin; elektrik dağıtım tesisinin sınırını oluşturan tüketicilerin kendi taşınmazları içinde bulunan kısımda yer alan hattı tanımlamak için kullanılabileceği, tüketicilerin taşınmazları dışında yer alan tüm sistemin lisans sahibi şirketin sorumluluğundaki dağıtım sistemi vasfında olduğu ve gerçek kişilere tesis ettirilmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı; belirttiği anlamdaki "bağlantı hattı" ile ilgili olan düzenlemelerin ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca yapılamayacağı, bu alandaki düzenlemelerde yetkinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında bulunduğu; bu kapsamda "... Bağlantı hattının kullanım yerinin bulunduğu kullanıcı mülkiyetindeki arazı sınırları dışında kalan kısmı;" şeklinde kullanılan ve bu kısıma ilişkin mesafelere göre düzenleme yapan Yönetmelik hükümleri ile bu hükümlere dayanan tarih ve sayısı verilen usul ve esasların tümüyle hukuka aykırılık taşıdığı, mülkiyeti tarafına ait olan tesisle ilgili olarak muvafakat edilmesi halinde devir işlemi sonuçlandırılmaksızın ya da aksi halde kamulaştırma işlemi tamamlanmaksızın üçüncü bir şahsa kullandırmanın "mala haksız el atma" mahiyetinde olduğu, kamulaştırma konusunda ise EPDK tarafından kamu yararı kararı alınması gerektiği, böyle bir karar bulunmaksızın işlem yapılamayacağı; dava konusu düzenlemelerle maliki olduğu tesisin paylı mülkiyete dönüşmesine yol açıldığı bu durumun da medeni hukuk hükümlerine aykırı olduğu yönünde iddialarda bulunarak belirtilen düzenleyici işlemlerin iptalinin istenildiği görülmektedir. Konuya ilişkin ana düzenlemeyi içeren 6446 sayılı Yasa'nın yukarıda yer verilen 1. maddesi incelendiğinde; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması Yasa'nın temel amacı olarak belirtilmiştir. Buradan hareketle anılan Yasa'nın diğer hükümleri de dikkate alındığında, kamu hizmeti vasfındaki elektrik enerjisinin tüketicilerin kullanımına sunumunda lisans verilmek suretiyle kamu tarafından yetkilendirilmiş özel hukuk tüzel kişilerinin görevlendirildiği, lisans sahibi bulunmayan şirketler ya da gerçek kişilerin dağıtım faaliyetinde bulunamayacağı açıktır. Bununla birlikte elektrik hizmeti sunan özel şirketlerin faaliyetleri sıkı kurallara bağlanmış olup, gerek enerji arzının dengeli ve öngörülebilir şekilde arttırılabilmesi, gerekse arz-talep dengesinin korunabilmesi için EPDK'nın denetim ve gözetimi altında, programlı bir şekilde dağıtım şebekesinin kurulması ve işletilmesi amaçlanmıştır. Yasa'nın 1. maddesi uyarınca elektrik hizmetinin tüm tüketicilere sunulması zorunlu olmakla birlikte, bu hizmetin aynı zamanda yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli sunumu esas olup, maliyetin düşük tutulabilmesi bakımından, bir program dahilinde öncelikle daha fazla tüketiciye ulaşılmasına çalışılmakta, mevcut dağıtım şebekesine yakın noktada olanlar için bu hizmetin sunumunda oldukça kısa süreler öngörülürken, uzaklığın ve dolayısıyla tüketicilere yansıtılacak maliyetin arttığı durumlarda bağlantı süresi 5 yıla kadar uzayabilmekte, ancak bu süreye katlanmak istemeyen tüketiciler bakımından alternatif bir çözüm olarak maliyeti karşılamak suretiyle sisteme bağlanma hakkı tanınmaktadır. Her ne kadar, davacı tarafça, bu şekilde bağlantı yapmayı kabul eden tüketiciler tarafından tesis edilen enerji nakil hattının tüketicinin taşınmazı dışındaki kısmının dağıtım tesisi mahiyetinde olduğu ve kişilerin mülkiyetinde olamayacağı iddia olunmakta ise de; Yasa hükümleri dikkatlice incelendiğinde; dağıtım sisteminden; dağıtım şirketinin, lisansında belirlenmiş dağıtım bölgesinde, EPDK'ca onaylanmış programı dahilinde kurarak işlettiği elektrik dağıtım tesisleri ve şebekesinin anlaşılması gerekmekte olup, birden fazla kişinin yararlanmasına açık olmayıp, sadece bir tüketicinin faydalandırılmasına yönelik; tüketici tarafından özgür iradesi ve talebi ile maliyeti karşılanmak suretiyle kurulan, taşınmazının sınırından başlayarak dağıtım sistemine kadar olan enerji nakil hattının "bağlantı hattı" olarak tanımlanmasında Yasa hükümlerine aykırılık bulunmadığı gibi bu vasfı nedeniyle kullanıcı mülkiyetinde değerlendirilerek yapılan dava konusu düzenlemelerde de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Nitekim Yasa'nın 3. maddesinde yer verilen "Dağıtım şebekesi" tanımında da bu husus; "Tüketicilerin iç tesisatını dağıtım sistemine bağlamak üzere tesis edilen bağlantı hatları hariç dağıtım tesisini," denilmek suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Bağlantı hattı kavramı bu şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının "bağlantı hattı"nı iç tesisat olarak değerlendirmesinden kaynaklı olarak konuya ilişkin düzenleme yapma yetkisinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ait olduğu, EPDK'nın düzenleme yapma yetkisinin bulunmadığı yönündeki iddiası da geçerli görülmemiştir. Öte yandan davacının devir işlemlerine başlanmasıyla bağlantı hattından üçüncü kişilerin faydalandırılmasına cevaz veren hükümlerin özel hukuk hükümlerine aykırı olduğu, kamu yararı kararı alınarak kamulaştırma yapılmaksızın işlem yapılamayacağı iddia olunmuş ise de; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri incelendiğinde de görüleceği üzere, kamu kurumlarınca kamulaştırmaya ancak taşınmaz mallar, kaynaklar ya da irtifak hakları konu edilebilmekte olup, burada davacının taşınmazı dışında yer alan elektrik nakil hattının kamuya ait ya da kamunun hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar üzerinde yer aldığı da dikkate alındığında kamulaştırmanın söz konusu olamayacağı, asıl olanın devir işlemi olacağı; iptali istenilen hükümlerin ise yasayla uyumlu olduğu, devir işlemi tamamlanıncaya kadar elektrik ihtiyacı olan üçüncü kişinin enerjiye erişiminin engellenmesi ya da yeni bir hat oluşturmak zorunda bırakılmasının, Yasa'nın birinci maddesi ile kamuya görev olarak verilen hizmetin ekonomik ve çevreyle uyumlu bir şekilde sunulması ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır. Nitekim yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile tüketicilerin dağıtım sistemine bağlanma bakımından azami bekleme süresi olarak belirlenen beş yıllık süre baz alınarak, bu süre dolduğu an bağlantı hattı artık dağıtım sistemine dahil edilmekte ve bu süreden sonra üçüncü kişilerin faydalanma talepleri dağıtım sistemine bağlantı olarak kabul edilerek bu kişilerden hat katılım bedeli alınmayacağı düzenlenirken bağlantı hattı sahibinin tüm külfete katlanmaması için de bir başka tüketici sisteme eklendiği anda derhal devir işlemlerine başlanarak bağlantı hattını tesis eden tüketicinin mağduriyetini önleyecek düzenlemelere yer verilmektedir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu edilen düzenleyici işlemlerin iptali istenilen hükümlerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı, Eskişehir ili, Seyitgazi ilçesi, ... Köyü'nde bulunan arazilerinde tarımsal sulama yapmak amacıyla, 34 direkten oluşan yaklaşık 4 km'lik bir orta gerilimli enerji nakil hattı inşa etmiş, 04/04/2011 tarihinde davacı ile ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (...) arasında "Bağlantı Anlaşması" ve "Yüksek Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi" imzalanmıştır. Davacının tesis ettiği enerji nakil hattının yakınında bulunan bölgedeki bir kullanıcının sisteme bağlantı başvurusunda bulunması üzerine, ... Dağıtım A.Ş. (...) tarafından başvuru sahibinin davacı tarafından inşa edilen enerji nakil hattından sisteme bağlanması uygun görülmüş ve davacıya ... tarih ve ... sayılı tesis devri çağrı mektubu gönderilerek ortak kullanım haline gelen hattın devralacağını bildirilmiş, davacı tarafından istenilen belgeler 23/01/2018 tarihinde ...'a sunulmuştur. Devam eden süreçte davacı tarafından ...'a yapılan başvuru ile devir sürecine ilişkin bilgi istenilmiş, ...'ın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile hat maliklerine mevzuatta öngörülen süreç tamamlandıktan sonra ödeme yapılabileceği, ayrıca 10 yıl önce tesis edilen hat için "Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar" gereğince ödeme yapılamayacağı davacıya bildirilmiş, bunun üzerine ilk olarak Dairemizin E:2019/1973 sayılı esasına kayıtlı dava açılmıştır. Anılan davada, Dairemizin 13/06/2016 tarih ve E:2019/1973, K:2019/2052 sayılı kararı ile "dilekçe ret" kararı verilmiş, devam eden süreçte davacı ile ... arasında hattın devri ile devir bedeline yönelik görüşmeler yapılmış, davacının 19/06/2019 tarihli başvurusu ile belirlenen bedele itiraz edilmiş, ...'ın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile mevzuat gereği hesaplanan 80.818,00-TL devir bedeli karşılığında devir yapılabilmesi için gerekli evrakların sunulması istenilmiş ve hat maliklerine mevzuatta öngörülen süreç tamamlandıktan sonra ödeme yapılabileceği belirtilmiştir. Aktarılan süreç sonrasında, anılan "dilekçe ret" kararına istinaden yenilenen ve 30/07/2019 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmemiştir. Davacı tarafından 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır."; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde"... ç) Dağıtım: Elektrik enerjisinin 36 kV ve altındaki hatlar üzerinden naklini, d) Dağıtım sistemi: Bir dağıtım şirketinin, lisansında belirlenmiş dağıtım bölgesinde işlettiği elektrik dağıtım tesisleri ve şebekesini, e) Dağıtım şirketi: Belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişiyi, f) Dağıtım tesisi: İletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları, ... tt) Dağıtım şebekesi: Tüketicilerin iç tesisatını ve üreticilerin şalt sahasını dağıtım sistemine bağlamak üzere tesis edilen bağlantı hatları hariç dağıtım tesisini ... ifade eder."; "Dağıtım faaliyeti" başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında, " Dağıtım şirketi, lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmakla yükümlüdür." ; "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesinin 6. fıkrasında, "Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: a) Bağlantı tarifeleri: Bağlantı tarifeleri, ilgili bağlantı anlaşmasına dâhil edilecek olan bir dağıtım sistemine bağlantı için eşit taraflar arasında ayrım yapılmaması esasına dayalı fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Bağlantı tarifeleri, şebeke yatırım maliyetlerini kapsamaz; bağlantı yapılan tüketim tesisinin iç tesisatının ve üretim tesisinin şalt sahasının dağıtım şebekesine bağlanması için inşa edilen bağlantı hattı kapsamında katlanılan masraflar ile sınırlıdır. Bağlantı hattının tüketici veya üretici tarafından tesis edilmesi hâlinde, bağlantı hattı işletme ve bakım sorumluluğu karşılığı dağıtım şirketine devredilir, bu tüketicilerden ve üreticilerden bağlantı bedeli alınmaz..." kuralları yer almıştır. Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, "...Bağlantı hattı: Tüketicilerin iç tesisatını dağıtım şebekesine bağlamak için gerekli ve bu Yönetmelik kapsamında belirtilen mesafe sınırları dâhilinde olan; AG’den bağlı tüketiciler için yapı bina giriş noktasından itibaren dağıtım şebekesine kadar, OG’den bağlı tüketiciler için tüketicinin şalt sahasının bittiği noktadan itibaren dağıtım şebekesine kadar olan hattı ... ifade eder"; "Bağlantı hattı" başlıklı 10/B maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, "Kullanıcının dağıtım şebekesine bağlantısının sağlanması için tesis edilecek bağlantı hattının kullanım yerinin bulunduğu kullanıcı mülkiyetindeki arazi sınırları dışında kalan kısmı; a) Kullanıcının meskun mahal içinde bulunan OG kullanıcısı olması halinde beş yüz metreden, b) Kullanıcının meskun mahal içinde bulunan AG kullanıcısı olması ve bağlantının havai hat ile yapılacak olması halinde elli metreden, c) Kullanıcının meskun mahal içinde bulunan AG kullanıcısı olması ve bağlantının yeraltı kablosu ile yapılacak olması halinde yetmiş metreden, ç) Kullanıcının meskun mahal dışında bulunan AG kullanıcısı olması halinde iki yüz metreden, uzun olamaz. (2) Kullanıcının meskun mahal dışında bulunan OG kullanıcısı olması halinde bağlantı hattının uzunluğuna ilişkin herhangi bir mesafe sınırı uygulanmaz. (3) Birinci ve ikinci fıkralarda yer verilen bağlantı hattı, tercih etmesi halinde kullanıcı tarafından tesis edilebilir. Bu durumda ilgili kullanıcı tarafından bağlantı bedeli ödenmez. Bunun tercih edilmemesi durumunda kullanıcı tarafından bağlantı bedeli ödenir ve bağlantı hattı dağıtım şirketi tarafından tesis edilir. (4) Bağlantı hattının kullanıcı tarafından tesis edilecek olması halinde, dağıtım şirketi ile kullanıcı arasında, bağlantı hattının tesisine, kullanım haklarına ve devrine ilişkin bir tesis yapım sözleşmesi imzalanır. Altıncı fıkra kapsamındaki bağlantı hattı enerjilendirme tarihinden itibaren beş yıl sonra, diğer bağlantı hatları enerjilendirme tarihinde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın dağıtım şirketine devredilmiş kabul edilir. Tesis yapım sözleşmesinde buna ilişkin hükme yer verilir. Bağlantı hattına ilişkin projeyi hazırlama sorumluluğu kullanıcıya aittir, bununla birlikte dağıtım şirketi tarafından hazırlanarak kullanıcıya verilebilir. (5) Dördüncü fıkra kapsamında tesis edilen bağlantı hattına ilişkin geçici kabul işlemleri, yetkinin dağıtım şirketinde olduğu durumlarda tesisin kabule hazır olduğuna dair kullanıcı tarafından dağıtım şirketine yapılan bildirimden itibaren 15 gün içerisinde yapılır ve sonucu kullanıcıya bildirilir. Kabul yetkisinin dağıtım şirketi dışında üçüncü bir tarafa ait olması durumunda ise dağıtım şirketi tesisin kabule hazır olduğuna dair kullanıcı tarafından dağıtım şirketine yapılan bildirimden itibaren 5 gün içinde yetkili kurum/kuruluşa geçici kabul başvurusunda bulunur. (6) Meskun mahal dışındaki 500 metreyi aşan OG bağlantı hatları, enerjilendirme tarihinden itibaren beş yıl boyunca bağlantı hattı niteliğini korur ve bu süre sonunda dağıtım şebekesi kapsamına alınır. Bağlantı hatlarının işletme ve bakımı, tesislerin enerjilendirilmesinden itibaren dağıtım şirketinin sorumluluğundadır. (7) Bağlantı hatlarından, bağlantı hattını tesis eden veya bağlantı bedeli ya da hat katılım bedeli ödeyen kullanıcının muvafakatine gerek olmaksızın diğer gerçek veya tüzel kişiler faydalandırılabilir. Bağlantı hattının dağıtım şebekesi kapsamına alınmasına kadar geçen sürede bu hattan diğer gerçek veya tüzel kişilerin bağlantı taleplerinin karşılanması durumunda, mevcut bağlantı hattına bağlanması öngörülen yeni kullanıcı/kullanıcılar tarafından söz konusu bağlantı hattını tesis eden veya bu hatta ilişkin olarak bağlantı bedeli veya hat katılım bedeli ödeyen kullanıcıya/kullanıcılara bağlantı güçleri ve bağlantının sağlanacağı mesafeye bağlı olarak belirlenen hat katılım bedeli ödenir. Hat katılım bedelinin belirlenmesi ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslar bağlantı bedeline ilişkin tarife düzenlemelerinde yer alır. (8) Kullanıcının bağlantısı için gerekli olmakla birlikte bağlantı hattı dışında kalan dağıtım tesisi kapsamındaki tesisler dağıtım şirketlerince tesis edilir. Bu kapsamdaki tesisler için 21'inci madde çerçevesinde işlem yapılabilir. (9) Kullanıcının geçici olarak dağıtım sistemini kullanmak istemesi durumunda, geçici bağlantı, bağlantı noktasına kadar tesislerin tamamının kullanıcı tarafından yapılması ve işletme, bakım, onarım ve yenileme işlerinin kullanıcıya ait olması şartıyla gerçekleştirilir. Söz konusu tesislerden yine geçici olarak bir başka kullanıcının dağıtım sistemine bağlanmak istemesi halinde geçici tesisin sahibi tarafından muvafakat verilmesi koşuluyla üçüncü şahıslar yararlandırılabilir. Kullanıcının/kullanıcıların geçici bağlantı ihtiyacı ortadan kalktıktan sonra ihtiyaç kalmayan geçici tesisler kullanıcı tarafından sökülür. (10) Bağlantı hatlarının ilgili kullanım yerinin/yerlerinin bulunduğu kullanıcı mülkiyetindeki arazi sınırları içinde kalan kısmı için, bu kısımdan söz konusu arazi dışındaki başka bir kullanıcı beslenmediği sürece kamulaştırma işlemi yapılmasına gerek yoktur. Kullanıcı tarafından bu kapsamdaki tesislerin deplasesi talep edildiğinde masrafların kullanıcı tarafından karşılanması kaydıyla aynı mülkiyet sınırları içerisinde deplase işlemi gerçekleştirilebilir. Bağlantı hatlarının bunun dışındaki kısımları için gerekmesi halinde özel mülkiyetlere ilişkin kullanım izni veya muvafakat alınması kullanıcının, alınan izin veya muvafakatın tapuya tescili veya şerhine ilişkin işlemler ise dağıtım şirketinin sorumluluğundadır. Kullanıcı tarafından izin veya muvafakatın alınamadığı durumlarda veya başka sebeplerle gerekmesi halinde kamulaştırma ve izin işlemleri dağıtım tesisine ilişkin usuller uyarınca gerçekleştirilir. (11) Dördüncü fıkra kapsamında tesis edilecek bağlantı hattına ilişkin kazı izin işlemleri elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülür. Bu durumda kazı iznine ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlara ödenen bedeller nedeniyle oluşacak maliyetler dağıtım şirketi tarafından kullanıcıya yansıtılır.”; "Dağıtım varlıkları" başlıklı 21. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan halinde, "(1) Üretim ve tüketim tesislerinin dağıtım sistemine bağlanabilmesi veya dağıtım sistemine bağlı üretim ve tüketim tesislerinin güç artışı taleplerinin karşılanabilmesi için, sistem kullanımı açısından kapasitenin yetersiz olması nedeniyle, genişleme yatırımı veya yeni yatırım yapılmasının gerekli olduğu hâllerde, söz konusu yatırım dağıtım şirketi adına, bağlantı yapmak isteyen veya güç artışı talep eden gerçek veya tüzel kişi tarafından ilgili mevzuat kapsamındaki teknik standartlar sağlanarak yapılabilir veya finanse edilebilir. (2) Başvuru sahibinin gerekli dağıtım şebekesinin yapımını üstlenmeyi tercih etmesi durumunda; dağıtım şirketi ile başvuru sahibi arasında, ilgili dağıtım tesisine ilişkin finansman ve bağlantı koşulları gibi hususların düzenlendiği tesis yapım sözleşmesi imzalanır. Bu durumda söz konusu dağıtım tesisinin projesinin hazırlanması başvuru sahibinin sorumluluğunda olup, projenin hazırlanabilmesine ilişkin etüt için gerekli olan tüm bilgiler dağıtım şirketi tarafından sağlanır. Finansman yönteminde ise dağıtım şirketi ile başvuru sahibi arasında tesis edilecek dağıtım varlıklarının maliyetinin finanse edilmesine ilişkin koşullarının yer aldığı bir sözleşme imzalanır. Bu yöntemde proje hazırlama sorumluluğu dağıtım şirketine aittir. (3) Bu durumda gerçekleşen yatırıma ait bedel, dağıtım şirketi tarafından bağlantı görüşünde verilen bağlantı talebinin karşılanabileceği tarihteki yıl içerisinde en fazla oniki aylık eşit taksitle, yatırımı yapan veya finanse eden gerçek veya tüzel kişiye, muhataba ulaşılamaması hâlinde tesisin bulunduğu yerdeki en yakın banka ya da PTT şubesine, hak sahip veya sahipleri adına yatırılarak ödenir. Dağıtım tesisinin geçici kabulünün, dağıtım şirketinin bağlantıyı karşılayabileceğini öngördüğü tarihten sonra yapılması halinde ödeme geçici kabulün yapıldığı tarihi takip eden yıl içerisinde söz konusu dağıtım tesisinin bulunduğu yerlere ilişkin kullanım haklarının, geri ödemenin yapılacağı yıla kadar TEDAŞ adına temin edilememiş olması halinde ise ödeme, bu hakların tamamının TEDAŞ adına temin edildiği yılı takip eden yıl içerisinde yapılır. Dağıtım şirketi ilgili dağıtım tesisini, varlık kayıtlarına ödemenin yapıldığı tarihte ekler. Yapılacak olan yatırımla ilgili işin başlangıcından kesin kabulünün yapılmasına kadar gerçekleştirilecek iş ve işlemler, alınabilecek avanslar, yatırım bedelinin hesaplanması, ödenmesi ve alınacak teminatlar ile ilgili olarak dağıtım şirketleri tarafından teklif edilen ve Kurul tarafından onaylanan metodoloji kullanılır...". "Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinin dağıtım şirketince devralınması" başlıklı 37. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan halinde ise, "(1) Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinden aşağıdaki şartları taşıyanlar, Kurul tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde dağıtım şirketince devralınır: ... b) Yeni bir bağlantı kapsamında ortak kullanıma konu olacak dağıtım tesisleri ile yeni bağlantı sebebiyle dağıtım tesisi kapsamına haline gelecek girecek tesisler, c) Mevcut tesisi kullanacak şekilde iyileştirme ve/veya kapasite artış yatırımı gerektiren dağıtım tesisleri, ç) Dağıtım şirketince dağıtım şebekesi içinde başka bir amaçla da faydalanılmak üzere devralınması uygun görülen diğer dağıtım tesisleri. ... (4) Bu madde kapsamında devralınacak tesislerin devir alma işlemlerinin başlatılması ile birlikte dağıtım şirketi tarafından bu tesislere yatırım yapılabilir ve bu tesislerden başka kullanıcıların bağlantı talepleri karşılanabilir." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Sözlük anlamı ile "düzenli hale koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlanmaktadır. (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, İstanbul, 2017, s. 426). İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerekmektedir. İdarelerin, işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerektiği açıktır. İdarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı idare hukukunun en temel ilkelerindendir. Gerek 6446 sayılı Kanun gerekse 4628 sayılı Kanun ile, elektriğin kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması hedeflenmiştir. Davalı idare tarafından belirtilen hedeflerin sağlanması amacıyla, elektrik piyasasının denetlenip düzenlenmesine yönelik olarak 4628 sayılı Kanun ile kendisine tanınan alan ve sınırlar dahilinde düzenlemeler yapabileceği açıktır. Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinden aşağıdaki şartları taşıyanlar" ibaresi ile aynı fıkranın (b), (c) ve (ç) bentlerinin, 37. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesi : Yönetmeliğin 37. maddesinde, kullanıcı mülkiyetindeki elektrik tesislerinin hangi koşullarda dağıtım şirketi tarafından devralınacağı ve devir işlemlerinin ne şekilde yapılacağı belirlenmiştir. Davacı tarafından, elektrik dağıtım tesisi kurmanın bir dağıtım faaliyeti olduğu ve bunun içinde dağıtım lisansı sahibi olunmasının gerekli olduğu, elektrik dağıtım tesislerinin kullanıcı mülkiyetinde bulunması mümkün olmadığından kullanıcı mülkiyetindeki dağıtım tesislerinin elektrik dağıtım şirketlerince devralınmasının yönünde düzenleme yapılmasının da olanaklı olmadığı iddia edilmiştir. Aktarılan düzenlemelerden, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 21. maddesinde öngörülen hallerde dağıtım tesislerinin kullanıcılar tarafından inşa edilerek dağıtım şirketlerine bedel karşılığında devredilebilmesine imkan tanındığı, halihazırda kullanıcı mülkiyetinde bulunan elektrik tesislerinden Yönetmeliğin 37. maddesinde belirtilen koşulları sağlayanların ise davalı idare tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde dağıtım şirketlerince devralınacağı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, her ne kadar davacı tarafından dağıtım tesisleri ancak dağıtım lisansı sahibi şirketlerce kurulabileceğinden kullanıcı mülkiyetindeki dağıtım tesislerinin devrine ilişkin düzenlemenin yok hükmünde olduğu iddia edilmekte ise de, kullanıcı mülkiyetindeki dağıtım tesislerinin elektrik kullanmak isteyenlerin dağıtım sistemine bağlanabilmesi veya dağıtım sistemine bağlı kullanıcıların güç artışı taleplerinin karşılanabilmesi için, sistem kullanımı açısından kapasitenin yetersiz olması nedeniyle, genişleme yatırımı veya yeni yatırım yapılmasının gerekli olduğu hallerde dağıtım şirketi adına ve bedeli dağıtım şirketince sonradan ödenmek üzere inşa edildiği, bu durumun dağıtım şirketlerinin bütçe kısıtlarından ve tüketim noktasının dağıtım tesisine uzak olmasından kaynaklanabildiği, bu kapsamda söz konusu kısıtlamalardan etkilenmeksizin kısa sürede elektrik hizmetinden faydalanmak isteyen tüketicilerin alternatif bir çözüm olarak maliyeti karşılamak suretiyle sisteme bağlanabildiği, dava konusu düzenlemeler ile belirtilen sebeplerle veya farklı nedenlerle kullanıcılar tarafından inşa edilen dağıtım tesislerinin bedel karşılığında dağıtım şirketince devralınmasının ögörüldüğü anlaşıldığından, üst hukuk normları kapsamında çıkarılan Yönetmeliği'nin 37. maddesinin iptali istenilen hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 10/B maddesinin: Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde bağlantı hattının tanımı yapılmış, 10/B maddesinde ise kullanıcıların dağıtım tesisine bağlantısının sağlanması için tesis edilecek bağlantı hattının ne şekilde ve kim tarafından inşa edileceği, bedelinin ne şekilde ödeneceği ve sair hususlar düzenlenmiştir. Davacı tarafından, dağıtım şirketlerinin dağıtım için yükümlendirildiği son noktanın tüketicinin mülkiyet sınırı olduğu, tüketicilerin mülkiyet sınırlarına dayanmayan ve hatta içerisine kadar ulaşmayan elektrik dağıtım tesisi veya uzantısı dağıtım şebekesi tanımının yapılmayacağı, bağlantı hattı olarak tanımlanan tesislerin kullanıcılar değil dağıtım şirketlerince tesis edilmesi gerektiği iddia edilmiştir. Aktarılan düzenlemelerden, bağlantı hattına ilişkin düzenlemelerin ilk olarak 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesine 2016 yılında 6179 sayılı Kanun ile eklenen "Bağlantı tarifesi" tanımı ile yapıldığı, ardından dava konusu Yönetmelikte bu konuda ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği, bağlantı hattının esas itibarıyla tüketicilerin veya üreticilerin dağıtım şebekesine bağlanması için inşa edilen hattı ifade ettiği, bu hattın tüketici tarafından inşa edilebileceği gibi bedel karşılığında dağıtım şirketince de inşa edilebilmesinin öngörüldüğü ve bağlantı hattının bedeline esas itibarıyla tüketicinin katlanacağı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu Yönetmelikte yer alan bağlantı hattına ilişkin tanım ve diğer düzenlemelerin 6446 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan dağıtım şebekesi tanımı ve 17. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendi gereğince yapıldığı, bu bakımdan davacının iddiasının aksine dağıtım tesisi tanımı içerisindeki dağıtım şebekesi ve bağlantı hattı ayrımının Kanun'da yer alan düzenlemelere dayandığı ve davacının iddiasının geçerli olmadığı, davacının dağıtım tesislerinin tamamının dağıtım şirketlerince inşa edilmesi gerektiği yönündeki iddiasının kabulü halinde ise kimi durumlarda arazi sınırları içerisinde inşa edilen kilometrelerce uzunluktaki bağlantı hattının yapım maliyetinin tarife yoluyla tüm abonelere yansıtılacağı göz önüne alındığında, dava konusu düzenlemeler ile tüketicinin özgür iradesi ve talebi ile maliyeti karşılanmak suretiyle kurulan bağlantı hattının mali yükümlülüğünün bütün dağıtım sistemi kullanıcılarına yansıtılmasının önlenmesinin de amaçlandığı anlaşıldığından, bağlantı hattına ilişkin mesafe sınırları, bağlantı hattı bedeli ile diğer usul ve esasları belirleyen dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normlarına uygun olduğu ve söz konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar"ın incelenmesi: Dava konusu Usul ve Esaslar ile Yönetmeliğin 37. maddesiyle davalı idareye verilen yetki kapsamında kullanıcı mülkiyetinde bulunan elektrik tesislerinin dağıtım şirketlerince devralınmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş, Usul ve Esaslar'ın 5. maddesinde tesislerin devir işleminin ne şekilde yapılacağına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve devrin usul ve esaslarda belirlenen bedel üzerinden yapılacağı belirtilmiş, anılan maddenin 5. fıkrasında ise devralınacak tesisin yeni bir bağlantı kapsamında ortak kullanıma konu olacak dağıtım tesisi veya yeni bir bağlantı sebebiyle dağıtım tesisi kapsamında girecek bir tesis olması halinde bağlantı talebinde bulunan yeni kullanıcının bağlantı işlemlerinin, devir işlemlerinin başlaması ile devrin tamamlanmasını beklemeksizin gerçekleştirileceği ve devre rıza gösterilmesi halinde dağıtım şirketinin maliklere yapacağı devir talebine ilişkin bildirimin devir işlemlerinin başlaması olarak kabul edileceği, rıza gösterilmemesi halinde ise kamulaştırma prosedürünün kapsamında ilgili Kuruma yapılacak başvurunun esas alınacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmiş, davacı tarafından devir işleminin kamulaştırma niteliğinde olması nedeniyle Kamulaştırma Kanunu'ndaki prosedürün uygulanması gerektiği ve devrin tamamlanması beklenmeksizin bağlantı işlemlerinin gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. Bu itibarla, halihazırda kullanıcı mülkiyetinde olan elektrik tesislerinden gerekli koşulları sağlayanların dağıtım şirketlerince devralınmasının zorunlu olduğu, davalı idare tarafından Yönetmelik ile verilen yetki kapsamında devir işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği, davacı tarafından kullanıcı mülkiyetindeki tesislerin devrinde Kamulaştırma Kanunu hükümlerinin uygulanması ve devrin bu kapsamda yapılması gerektiği iddia edilmekte ise de, kullanıcıların elektrik hizmeti talebinin daha hızlı karşılanması amacıyla devre rıza gösterilmesi halinde bağlantının devir işlemlerinin tamamlanması beklenmeden yapılması, devre rıza gösterilmemesi halinde ise kamulaştırma prosedürünün uygulanmasının öngörüldüğü, devir işlemi tamamlanıncaya kadar elektrik ihtiyacı olan üçüncü kişinin enerjiye erişiminin engellenmesi ya da yeni bir hat oluşturmak zorunda bırakılmasının hizmetin ekonomik ve çevreyle uyumlu bir şekilde sunulması ilkesi ile bağdaşmayacağı, bu bakımdan dava konusu düzenlemenin 6446 sayılı Kanun'da öngörülen elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli olarak sağlanması amacına uygun olduğu anlaşıldığından, Yönetmelik hükümleri ile verilen yetki kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 13/12/2018 tarih ve 30624 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Hat Katılım Bedelinin Belirlenmesine Dair Usul ve Esaslar"ın incelenmesi: Dava konusu Usul ve Esaslar ile Yönetmeliğin 10/B maddesi kapsamında kullanıcılar tarafından tesis edilen veya bedeli kullanıcılar tarafından ödenerek dağıtım şirketince tesis edilen bağlantı hattından başka bir kullanıcının faydalanması halinde bu kullanıcının bağlantı hattını tesis edilen veya bu hatta ilişkin bağlantı veya hat katılım bedeli ödeyen kullanıcıya bağlantı gücü ve mesafeye bağlı olarak ödenmesi öngörülen "hat katılım bedeline ilişkin" usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu itibarla, dava konusu Usul ve Esaslar ile Yönetmeliğin 10/B maddesinde tanımlanan hat katılım bedelinin hesaplanmasına ve ödenmesine ilişkin esasların belirlendiği, düzenleme ile bağlantı hattından faydalanan yeni kullanıcıların bağlantı bedeline de katlanması ve bağlantı bedelini ödeyen kullanıcıların maliyetinin paylaşılmasının amaçlandığı anlaşıldığından, davalı idareye verilen düzenleme yetkisi kapsamında tesis edilen Usul ve Esaslar'ın üst hukuk normlarına uygun olduğu ve söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 11/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.