Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/687 E. , 2024/7035 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/687 Karar No : 2024/7035 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu, İstanbul ili Zey
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/687 E. , 2024/7035 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/687 Karar No : 2024/7035 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu, İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi ... Mahallesi ... ada ... no'lu parselde kayıtlı taşınmazına, tapu kaydındaki kamulaştırma şerhi nedeniyle, davacının başvurusu üzerine 2011 yılından beri kısıtlılık hükümleri uygulanmakta iken, davalı idarece yapılan incelemede taşınmazın kısıtlılık halinin bulunmadığının anlaşıldığından bahisle geçmişe dönük olarak 2016 ila 2021 yılları için ikmalen tarh edilen emlak(arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının maliki olduğu taşınmazın vergilerinin Emlak Vergisi Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca her yıl başında tahakkuk ettiği, kısıtlılığa ilişkin hükümler içeren 30. madde uyarınca da tahsilatın 1/10 oranında gerçekleştiği, yani ortada vergi değerini tadil eden bir durum olmadığından, idarece yeniden tarhiyat yapılmasının doğru olmadığı, davalı idarece 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesine göre işlem tesis edilmesi gerekirken, Kanunun belirlediği usulün dışına çıkılarak sanki beyan dışı bırakılan bir taşınmaz veya değere ilişkin bir bildirim noksanlığı varmış gibi emlak vergileri ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının tarh edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlığa konu taşınmaza kısıtlılık hükümleri uygulanmasını gerektiren bir sebebin bulunmadığı, hesap ve vergilendirme hatası sonucu eksik ödenen verginin tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacının maliki olduğu, İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi ... Mahallesi ... ada ... no'lu parselde kayıtlı taşınmazına, tapu kaydındaki kamulaştırma şerhi nedeniyle, davacının başvurusu üzerine 2011 yılından beri kısıtlılık hükümleri uygulanmakta iken, davalı idarece yapılan incelemede taşınmazın kısıtlılık halinin bulunmadığının anlaşıldığından bahisle geçmişe dönük olarak 2016 ila 2021 yılları için ikmalen tarh edilen emlak(arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Emlak Vergisi Kanunun bina ve arazi vergisi yönünden paralel hükümler içeren tarh ve tahakkuk başlıklı 11 ve 21. maddelerinde; Bina ve arazi vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte, c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir. Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılacağı, Bildirim verme ve süresi başlıklı 23 . maddesinde: (Değişik: 3/4/2002-4751/2 md.) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunlu olduğu, Ödeme süresi başlıklı 30. maddesinde (Değişik:17/7/1972 -1610/20 md.): Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği, Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur. 9 ve 19 uncu madde hükümleri saklıdır. Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiğı sürede tecil edilen verginin 9/10 u bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale geleceği, Bildirim verilmemesi halinde yapılacak işlemler başlıklı 32. maddesinde:(Değişik: 3/4/2002-4751/2 md.) bildirimin süresinde verilmemesi halinde, verginin idarece tarh edileceği, İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin, 29 uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı, Vergi değerini tadil eden sebepler başlıklı 33. maddede ise:vergi değerini tadil eden sebepler 8 bent halinde sayılmıştır. Usul hükümleri başlıklı 37. maddesinde (Değişik:4/12/1985-3239/113 md.) Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Ödeme zamanı ve önce ödeme başlıklı 37. maddesinde: Amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günü olduğu, amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödeyebileceği, Tahsilat Genel Tebliği'nin; I. Kısım, Ödeme başlıklı Üçüncü Bölüm, Ödeme zamanı başlıklı 1. fıkrasında; 6183 sayılı Kanunun 37. maddesinde, amme alacaklarının özel kanunlarda düzenlenmiş olan ödeme sürelerinde ödeneceği ve ödeme süresinin son gününün amme alacağının vade günü olduğu, özel kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği hükme bağlandığı belirtilmiş ve devamı maddelerde ise çeşitli alacakların tahsiline ilişkin usullerden bahsedilmiş, ancak Emlak Vergisi ile ilgili herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi ... Mahallesi ... ada ... no'lu parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydına 01/05/2007 tarihinde kamulaştırma şerhi konulduğu, davacı tarafından 29/04/2011 tarihli dilekçe ile davalı idareye taşınmazında kamulaştırma şerhi bulunması nedeniyle kısıtlılık hükümlerinin uygulanması istemiyle başvurulduğu, bu başvurunun kabul edilerek davalı idarece 2021 yılına kadar kısıtlı vergi tahsil edildiği, 2021 yılında kayıtlarını inceleyen idarece, uyuşmazlık konusu taşınmaza sehven kısıtlılık hükümlerinin uygulandığı sonucuna varıldığı, İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne, söz konusu taşınmazın kısıtlı olup olmadığının sorulması üzerine anılan müdürlük tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile taşınmazın 06/12/2007 tarihli 1/1000 ölçekli Zeytinburnu Uygulama İmar Planında "Merkezi İş Alanı (MİA)" nda kaldığı ve kısıtlı olmadığının bildirilmesi üzerine, eksik tahsil edildiği ileri sürülen 9/10'luk kısım için ikmalen dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır. Emlak vergisi; kendine özgü kuralları olan tarh ve tahakkuku özel kanununda ayrıntılı olarak düzenlenen ve genel olarak bildirim esasına dayanan bir vergi türü olup, yukarda da detaylı olarak açıklandığı üzere; genel takdir dönemi hariç, takvim yılı başında tarh ve tahakkuk etmekte, verginin vadelerinin birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksite bağlanmış olup, kısıtlılık devam ettiği sürece verginin 1/10 oranında tahsil olunacağı, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren, tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10'u bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale geleceği belirtilerek, emlak vergisinin ödeme zamanlarının kendi özel Kanununda düzenlendiği görülmektedir. Vergi mahkemesinin kararına dayanak aldığı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Ödeme zamanı ve önce ödeme başlıklı 37. maddesinde ise; amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği belirtildiğinden, bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle amme alacağının özel kanununda ödeme zamanı ile ilgili düzenleme bulunmamasının yanı sıra, özel kanununda düzenleme bulunmayan amme alacağının Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule göre de tebliği gerekmektedir. Tahsilat Genel Tebliği'nin; I. Kısım, Ödeme başlıklı Üçüncü Bölüm, Ödeme zamanı başlıklı kısmında; 6183 sayılı Kanunun 37. maddesinde, amme alacaklarının özel kanunlarda düzenlenmiş olan ödeme sürelerinde ödeneceği ve ödeme süresinin son gününün amme alacağının vade günü olduğu, özel kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği hükme bağlandığı belirtilmiş ve devamı bentlerde ise "idari yaptırım kararı", "adli para cezaları", "yargı harçları", "devlet hakkı", "ecrimisil", v.b. çeşitli alacakların tahsilinde uygulanacak usullerden bahsedilmiş, ancak Emlak Vergisi ile ilgili herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Diğer yandan, Emlak Vergisi Kanunu "bildirim verme ve süresi" başlıklı 23. maddesi incelendiğinde; anılan Kanunun 33. maddesinde belirtilen vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde emlâk vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğunu belirtmiş, parantez içi hükümle de 33. maddede sayılan vergi değerini tadil eden durumlar arasında yer almamakla birlikte geçici ve daimi muafiyet halinde de bildirim verilmesini zorunlu kılınmıştır. Kısıtlılık ile muafiyet uygulama açısından birbirine çok benzemektedir. Her ikisinde de vergi tarh ve tahakkuk etmekte, muafiyet halinde hiç vergi tahsil edilmemekte, kısıtlılık halinde ise 1/10 oranında tahsilat yapılmakta, kısıtlılığın yada muafiyetin kalkması halinde ise izleyen yıldan itibaren verginin tam değer üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Mükellef tarafından talep edilmeyen muafiyetin yada kısıtlılığın re'sen idarece uygulanacağına dair bir kural ise bulunmamaktadır. Bu nedenle her ne kadar Emlak Vergisi Kanunu'nda açık bir düzenleme bulunmamakta ise de kısıtlılık, tıpkı muafiyet ve geçici muafiyet gibi bildirim verilmesi gerekli hallerden biridir. Kısıtlılığın veya muafiyetin sona ermesi halinde, mükellefçe bildirim verilmemesi durumunda ise Emlak Vergisi Kanununun 32. maddesi hükmüne göre verginin idarece tarh edileceği tabiidir. Uyuşmazlığın çözümü, davacının başvurusu üzerine 2011 yılından itibaren 2021 yılına kadar kısıtlılık hükümleri uygulanarak, 1/10 oranında vergisi tahsil edilen taşınmazın kısıtlılık halinin sona erip ermediği, kısıtlılık hali sona ermişse hangi tarihte sona erdiğinin belirlenmesine bağlı olup, mükellef lehine olan ve belirtilen hususlarda yargılama imkanı sunan, bildirim niteliğindeki dava konusu ihbarname uyarınca, ikmalen tarh edilen emlak vergilerine karşı açılan davada, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararınına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.