3. Ceza Dairesi 2023/12609 E. , 2025/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/3867 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSUKARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2021 tarihli ve 2020/675 ihbar, 2021/327 sayılı Kararı ile soruş
**3. Ceza Dairesi 2023/12609 E. , 2025/5973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/3867 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSUKARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2021 tarihli ve 2020/675 ihbar, 2021/327 sayılı Kararı ile soruşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Cumhuriyet başsavcılığınca 21.09.2021 ve 13.10.2021 tarihli başvurular ile şüpheli hakkında yeni deliller elde edildiği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasının talep edildiği, Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2021 tarih ve 2021/3424 değişik iş; 26.11.2021 tarih ve 2021/3867 değişik iş sayılı kararları ile vaki taleplerin "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 94660652-105-54-8303-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve 2023/57089 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.05.2021 tarihli ve 2020/675 soruşturma, 2021/327 karar sayılı soruşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, yeni delil elde edildiğinden bahisle şüpheli hakkındaki soruşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebinin reddine ilişkin Sakarya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/3424 değişik iş sayılı kararı ile ikinci kez, yeni delil elde edildiğinden bahisle şüpheli hakkındaki soruşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı talebinin reddine ilişkin Sakarya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.11.2021 tarihli ve 2021/3867 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi. Dosya kapsamına göre, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini takiben, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 12.07.2021 tarihli ve 2017/15315 sayılı soruşturma kapsamında şüpheli Sefa Mutlu Koca'ya ait 173059 userid numaralı ByLock mesajlaşma içeriğinde şüpheli ... ile olan mesajlaşmalar tespit edildiğinden, şüpheli hakkında yeni delil oluşturduğu cihetle soruşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına yönelik Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının talebi Sakarya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/11/2021 tarihli kararı ile reddedilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158/6. maddesinde yer alan,"İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır." şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesinde yer alan, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3. maddesinde yer alan, "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir." şeklindeki düzenlemeler ile, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/10/2017 tarihli ve 2017/15-186 esas, 2017/450 karar sayılı ilamında yer alan, "...01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 172. maddesinin ikinci fıkrasıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni bir delil meydana çıkmadan Cumhuriyet savcısınca kendiliğinden kamu davası açılamayacağı hüküm altına alınmış, ancak 06.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 680 sayılı KHK ile ayrıca, elde edilen yeni delilin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte olması ve sulh ceza hakimliğince bu konuda bir karar verilmesi şartlarına bağlanmıştır." şeklindeki, Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/06/2015 tarihli ve 2013/7-700 esas, 2015/241 karar sayılı ilamında yer alan, "... CMK'nun 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklindeki açıklamalar karşısında, Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonunda soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilip söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra, aynı fiilden dolayı yeni delil ortaya çıkmadıkça soruşturma açılmasının mümkün olmadığı, Yine mevcut olup ele geçirilemeyen, dosyada bulunmayan ya da dosyada bulunmakla birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delillerin "yeni delil" olarak değerlendirilmesi gerektiği, Somut soruşturma dosyasında, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/15315 soruşturma sayılı dosyası kapsamında şüpheli ...'ya ait 173059 userid numaralı ByLock mesajlaşma içeriklerinin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/15272 sayılı ihbar dosyasında görüldüğüne ilişkin dosya kapsamında bir bilgi yer almadığı, ByLock içeriği araştırma tutanağında şüphelinin; 19/08/2021 günlü kolluk ifadesinde tanımadığını ve hiç görmediğini belirttiği haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında soruşturma/kovuşturma bulunan Sefa Mutlu Koca ile ByLock görüşme kaydı bulunduğunun tespit edildiği, anılan tespit uyarınca şüphelinin programdaki kod adının "5792" olduğu ve mesajlaşma içeriğinin örgüt faaliyeti ile ilgili olduğu hususlarının tespit edildiği, anılan delillerin şüpheli hakkında verilen soruşturmaya yer olmadığına dair karar sonrasında dosya içerisine alındığı ve değerlendirilmeye tabi tutulmadıklarının anlaşıldığı cihetle, soruşturmaya yer olmadığına ilişkin karar öncesi dosya arasında bulunmadığı ve bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli şekilde incelenip değerlendirilmediği açıkça ortada olan bahsi geçen delillerin kamu davası açılması bakımından yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Şüpheli ...'ün 23.10.1998 doğumlu olduğu, kendi beyanına göre özel bir şirkette tercüman olarak çalıştığı anlaşılmıştır. 2.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2020 tarih ve 2017/32726 soruşturma sayılı yazısı ile, üçüncü kişilere ait ByLock yazışmalarında şüphelinin isminin geçtiğinin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar edilmesi üzerine iddianın incelenmeye başlandığı, yaptırılan kolluk araştırmaları sonucunda; ihbar edilenin ByLock kaydının bulunmadığı, örgütle iltisaklı şirketlerde çalışmasının olmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, başka şahısların ifadelerinde sanık hakkında anlatım bulunmadığı, ihbar edilen hakkında kamu davası açmak için yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2021 tarih 2021/675 İhbar - 2021/327 Karar sayılı kararı ile ihbar edilen hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı (SYOK) verilmiştir. 3.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2021 tarih ve 2020/675 ihbar sayılı yazısı ile ByLock mesaj içeriklerinde ihbar edilenin isminin geçtiği gerekçesiyle Sakarya Sulh Ceza Hakimliğine başvuruda bulunularak, Cumhuriyet başsavcılığınca daha önce verilen 07.05.2021 tarih 2021/675 İhbar - 2021/327 Karar sayılı SYOK'un kaldırılması talep edilmiştir. 4.Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2021 tarih ve 2021/3424 değişik iş sayılı kararıyla, ByLock mesaj içeriklerinin dosyada bulunmadığı, bu nedenle ihbar edilenin isminin ne şekilde geçtiği ve yenin delil niteliğinde olup olmadığının belirlenemediği gerekçesiyle talebin reddine "kesin" olarak karar verilmiştir. 5.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2021 tarih ve 2020/675 ihbar sayılı yazısı ile bu kez, şüphelinin alınan ifadesinde örgütsel eylemleri hakkında beyanda bulunduğu, bu suretle yeni delil elde edildiği gerekçesiyle Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğine yeni bir başvuruda bulunularak, Cumhuriyet başsavcılığınca daha önce verilen 07.05.2021 tarih 2021/675 İhbar - 2021/327 Karar sayılı SYOK'un kaldırılması talep edilmiştir. 6.Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.11.2021 tarih ve 2021/3867 değişik iş sayılı kararıyla, dosyaya yeni bir delil sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine yine "kesin" olarak karar verilmiştir. 7.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2022 tarihli ve 2021/15272 soruşturma sayılı yazısı ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden, şüpheli hakkında yeni delil elde edilmesi nedeniyle daha önce verilen soruşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yapılan itirazın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2021 tarih ve 2021/3424 değişik iş ve 26.11.2021 tarih ve 2021/3867 değişik iş sayılı kararlarına karşı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ihbar ve görüşünde bulunulmuştur. 8.Adalet Bakanlığının, 07.05.2023 tarihli ve 94660652-105-54-8303-2022-Kyb sayılı yazısı ile Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2021 tarih ve 2021/3424 değişik iş ve 26.11.2021 tarih ve 2021/3867 değişik iş sayılı kararlarının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 5271 sayılı CMK'nın 158/6, 172, 173 ve 267'nci maddeleridir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın özü; soruşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinden sonra yeni delil ortaya çıktığında sulh ceza hakimliğinden karar alınması gerekip gerekmeyeceği ile somut olayda sulh ceza hakimliğince verilen talebin reddi kararlarının kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438 - 2012/141 sy. 10.05.2011 tarih 6-80-90 sy. 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy. 15.06.2010 tarih 9-117-146 sy. 23.06.2009 tarih 9-30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde, olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158/6. maddesinde düzenlenen soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı (SYOK), hukukumuza ilk önce 15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK’nın) 145. maddesiyle getirilmiş, daha sonra 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanun’un 140. maddesiyle kanunlaştırılmış ve 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. (Berrin Akbulut, soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı (TCK m.158/6). Ceza Hukuku Ve Kriminoloji Dergisi, 10(1), 153-209. https://doi.org/10.26650/JPLC2022-1093481) CMK'nın 158/6. maddesi; "İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir." şeklinde düzenlenmiştir. CMK 158/6. madde gerekçesinde, "Maddeyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesine yeni bir fıkra eklenerek, içeriği suç oluşturmayan veya soyut ve genel nitelikteki ihbar ve şikayetler için soruşturma öncesi bir değerlendirme mekanizması oluşturulmaktadır. Bu tür ihbar ve şikayetler üzerine derhal soruşturmaya başlanması, ilgililere şüpheli sıfatı verilerek yakalama ve ifade alma başta olmak üzere çeşitli muhakeme işlemlerine girişilmesi hem usul ekonomisi ile hem de lekelenmeme hakkıyla bağdaşmamaktadır. Düzenlemeyle bu tür ihbar ve şikayetlerin soruşturma evresi başlatılmadan hukuki sonuca bağlanması hedeflenmektedir” belirlemesi yapılmıştır. (Berrin Akbulut, age.) Ceza Muhakemesi Kanununa soruşturmaya yer olmadığı kararı eklenmeden önce mevcut sistem nedeniyle basit şüphe bulunmayan, suç teşkil etmeyen eylemler veya soyut ve genel nitelikteki ihbar veya şikayetlerde dahi bireye şüpheli sıfatı verilmekte ve soruşturma işlemleri başlatılmaktaydı. Bu durum temel evrensel ilkeler olan lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucu doğurabiliyordu (Gökcen/Balcı/.../Çakır, s.263; Özen, ..., Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara 2017, Adalet Yayıncılık, s.803). CMK’nın 158/6 maddesine eklenen fıkra ile ihbar ve şikayetler eleme ve süzgeçten geçirilerek ihlallerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Yapılan düzenlemenin gerekçesinde de konusunun suç oluşturmadığı açıkça anlaşılan veya genel ve soyut nitelikteki asılsız ihbarların önüne geçerek kişilerin lekelenmeme hakkının korunmasının sağlanması belirtilmiştir. (Yasin Kılıç, Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı, Ankara, 2023, Adalet Yayıncılık, s.50) Cumhuriyet savcısı, kendisine gelen bir ihbar veya şikayet sonrasında, öncelikle ihbar veya şikayetin herhangi bir suç içerip içermediği ve soyut veya genel nitelikte olup olmadığı konularında araştırma ve değerlendirme yapacak, söz konusu ihbar veya şikayetin soruşturma başlatılmasını gerektirir yeterlilikte şüphe içermediğini kabul etmesi halinde SYOK verebilecektir. CMK'nın 158/6. maddesinde; soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirileceği ve bu karara karşı CMK'nın 173. maddesindeki usule göre itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Buna göre Cumhuriyet savcısı tarafından verilen SYOK'a, ihbarda bulunan veya şikayetçi tarafından itiraz edilmesi halinde Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği itiraz hakkında inceleme yapılacak, merci tarafından itirazın yerinde görülüp kabul edilmesi halinde Cumhuriyet başsavcılığı tarafından soruşturma işlemlerine başlanılacaktır. Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlar SYOK’larla benzerlik göstermesine karşın, temelinde yapılan işlemler bütünü olarak farklılaşmaktadırlar. SYOK’larda Cumhuriyet savcısı, ihbar veya şikâyet evrakını, hiç işleme koymadan doğrudan hiçbir soruşturma işlemi yapmaksızın kaldırmaktadır. Oysa KYOK’lar belli bir soruşturma sonrasında verilen kararlardır. Birinde Cumhuriyet savcısı belli bir soruşturma işlemini tamamlamış, ancak kamu davası açmak için gereken şartların oluşmadığı kanaatine vararak KYOK vermiş, diğer halde ise CMK'nın 158/6. maddesinde belirtilen halin varlığı kanaatine vararak başvuru hakkında hiç soruşturma işlemi bile yapmaya gerek görmeden ihbar ve şikâyeti yok saymıştır. Başka bir deyişle KYOK’ta soruşturma ve dolayısıyla ceza muhakemesi süreci başlayıp bir aşamaya gelmekte, SYOK’ta ise hiç başlamamaktadır. (Dr. ... - Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığı Kararları (syok) ve Bu Kararların Ceza Muhakemesi Sistematiği Açısından İrdelenmesi, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2019) CMK'nın 172/2. maddesinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, SYOK verildikten sonra yeni delillerin ortaya çıkması halinde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda kanunda boşluk bulunmaktadır. SYOK sonrası yeni delil elde edilmiş olması halinde soruşturmanın ne şekilde diriltileceğine ilişkin doktrinde farklı görüşler ileri sürülmüş olup bu hususun tartışılması gerekmektedir. Prof. Dr. Berrin Akbulut 2022 yılında yayınladığı makalesinde; daha önce SYOK verilmiş bir konuda yeni delillere ulaşılması veya aynı konuyla ilgili tekrar ihbar veya şikayette bulunulması halinde Cumhuriyet savcısının soruşturma başlatmasına engel bir düzenlemenin bulunmadığını, CMK'nın 158/6. maddesinde 172/2. maddeye kasıtlı olarak atıf yapılmadığını, burada kanun koyucu tarafından bilinçli bir boşluk bırakıldığını, 172/2. maddeye göre işlem yapılmasının kıyasa yol açacağını belirtmiş, belirsizliğin ortadan kalkması için yasal düzenleme yapılmasının yerinde olacağını değerlendirmiştir. (Berrin Akbulut, age. s.194-195) Prof. Dr. Ersan Şen 08.07.2022 tarihinde yayınladığı makalesinde; SYOK’a konu olmuş bir dosyada ortaya yeni bir delilin çıkması halinde, CMK'nın 172/2 ve 173/6’nın tatbikinin gündeme gelmeyeceğini, soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, soruşturma ve/veya kovuşturma açılması için yeterli olabilecek veya yeterli şüpheyi oluşturacak yeni delil elde edildiğinde, sulh ceza hakimliğinin kararı olmadan Cumhuriyet başsavcılığı tarafından soruşturma dosyasının açılması ve kişiye “şüpheli” sıfatı verilmesinin mümkün olduğunu, aksi düşüncenin desteklenebilmesi için, bu yönde bir ibarenin CMK'nın 158/6’da ayrıca yer alması gerektiğini ifade etmiştir. Prof. Dr. Yener Ünver, Ceza Muhakemesi Hukukunun Güncel Sorunları isimli kitabında uyuşmazlık konusu hakkında; soruşturmaya yer olmadığı kararının derdestlik gibi bir sonuç doğurmadığını, SYOK'un kovuşturmaya yer olmadığı kararları gibi bir usule bağlanmadığını, bu nedenle aynı konuda bir başka savcılığa başvuruda bulunulması halinde, daha önce SYOK verilmiş olmasına rağmen, soruşturma başlatılarak işlem yapılabileceğini değerlendirmiştir. (Yener Ünver, Ceza Muhakemesi Hukukunun Güncel Sorunları, 2021, Seçkin Yayınları, s.220) ... Tural, Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar başlıklı yüksek lisans tezinde; CMK'nın 172/2. maddede yer alan hükmün kıyas yoluyla uygulanması gerektiği, itiraz üzerine sulh ceza hakimliğince reddedilen SYOK'ta yeni delil elde edilmesi halinde sulh ceza hakimliğinden alınacak karar ile soruşturmanın başlatılabileceği; itiraz edilmeden kesinleşen SYOK'ta ise Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan soruşturmanın başlatılabileceği ifade edilmiştir. (Dr. ... , Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar, Yüksek lisans tezi, s.159-160, https:// tez. Yok. Gov. Tr/ UlusalTezMerkezi/ tez Sorgu SonucYeni.jsp / 554565) Dr. Veysel Candan Canoğlu, Cumhuriyet Savcısının Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı başlıklı makalesinde; SYOK kararlarında CMK 172/2. maddede KYOK için öngörüldüğü gibi bir sınırlayıcı düzenlemenin bulunmadığını, SYOK verilen olay hakkında yeni bir delil elde edildiğinde veya ihbar ya da şikayetin somutlaştırıldığı bir durumda Cumhuriyet savcısının hiçbir merciden izin almadan kendiliğinden soruşturmaya başlaması gerektiği ifade edilmiştir.(Veysel Candan Canoğlu, Cumhuriyet Savcısının Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı, İzmir Barosu Dergisi, sayı 2017-3, s.121) Yargıtay Üyesi ... , Pratik Ceza Muhakemesi Kanunu isimli kitabında; itiraz üzerine sulh ceza hakimliğince reddedilen SYOK'ta yeni delil elde edilmesi halinde, daha önceki itirazı inceleyen sulh ceza hakimliğinden alınacak bir karar ile soruşturmanın başlatılabileceğini belirtmiş; itiraz edilemeden kesinleşen SYOK yönünden ise herhangi bir değerlendirme yapmamıştır. (... , Pratik Ceza Muhakemesi Kanunu, Ankara, 2021, 4. Baskı, Adalet Yayınevi, s.821) Cumhuriyet Savcısı ..., Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı isimli kitabında; SYOK'tan sonra yeni bir delil durumu ortaya çıkması halinde sulh ceza hakimliğinden karar alınmaksızın ve başkaca bir işlem yapılmaksızın soruşturma işlemi yapılabileceğini, ihbar ve şikayetin mükerrer olması halinde yeniden SYOK verileceğini, ihbar ve şikayetin suç oluşturan yeni bir delil içermesi halinde doğrudan soruşturmaya kayıt yapılarak işlem yapılacağı belirtmiştir. (..., Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı, Ankara, 2023, Adalet Yayınevi, s.86) Yukarıda yer verilen bilgiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlar ile soruşturmaya yer olmadığına ilişkin kararları belirli noktalarda birbirlerine benzerlik göstermekle birlikte kanun koyucu tarafından iki farklı kurum olarak düzenlendikleri, SYOK uygulaması getirilerek suç oluşturmayan veya soyut ve genel nitelikteki ihbar ve şikayetler için soruşturma aşamasına geçmeden hem usul ekonomisine olumlu katkı sağlaması hem de bireylerin lekelenmeme hakkının güvence altına alınması için bir ön değerlendirme yapılmasının amaçlandığı, SYOK verilmesi halinde ihbarda bulunan veya şikâyetçi tarafından bu karara karşı CMK'nın 173. maddesindeki usule göre itiraz edilebileceğinin düzenlendiği ancak SYOK sonrası yeni delil ortaya çıktığında CMK'nın 172/2 maddesinin uygulanacağına dair bir düzenlemeye CMK'nın 158/6. maddesinde yer verilmediği, kanun koyucunun burada kasıtlı olarak bir boşluk bıraktığının anlaşıldığı, doktrindeki çoğunluk görüşünün ittifak ettiği üzere, ihbarda bulunan veya şikâyetçi tarafından itiraz edilmesi üzerine sulh ceza hakimliğince verilen itirazın reddi kararı üzerine kesinleşen SYOK'ta yeni delil elde edilmesi nedeniyle yeniden soruşturmaya başlanılabilmesi için, aynı konuya ilişkin daha önce verilmiş bir hakimlik kararı bulunması nedeniyle hukuki güvenlik ilkesi çerçevesinde CMK'nın 172/2. maddesi kapsamında sulh ceza hakimliğinden bir karar alınması gerekeceği, ancak daha önce itiraz edilmeden kesinleşen SYOK'ta soruşturma başlatılmasını gerektirir yeterlilikte şüphe içeren yeni delil elde edilmesi halinde, aynı konuda daha önce verilmiş bir hakimlik kararı bulunmaması nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından resen dosyanın ele alınıp soruşturma işlemlerine başlanabileceği kabul edilmiştir. Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; ihbar edilen ... hakkında Cumhuriyet başsavcılığı tarafından verilen soruşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılmış herhangi bir itirazın bulunmadığı, söz konusu SYOK'un hakimlik incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olması nedeniyle, yeni delil elde edilmesi halinde dosyanın Cumhuriyet savcısınca resen yeniden ele alınarak, elde edilen yeni delilin soruşturma başlatılmasını gerektirir yeterlilikte şüphe içerip içermediği değerlendirilerek, ilgili Cumhuriyet savcısının edineceği kanaate göre yeniden SYOK veya KYOK verilmesi ya da kamu davası açılması şeklinde gereğine tevessül edilerek olağan hukuki süreçte giderilmesinin mümkün olduğu; itiraz edilmediği için sulh ceza hakimliği incelemesinden geçmeden kesinleşen SYOK hakkında CMK'nın 172/2 maddesinin kıyasen uygulanmasının söz konusu olamayacağı, tüm bu nedenlerle Cumhuriyet başsavcılığı tarafından daha önce verilen SYOK kararının kaldırılması talebiyle sulh ceza hakimliğine başvurulması üzerine, merci sıfatıyla inceleme yapılırken, bu konuda sulh ceza hakimliğince bir karar verilmesine gerek olmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken dosyaya yeni delil sunulmadığı şeklindeki farklı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu sebeple yerinde görülmüştür. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2021 tarih ve 2021/3424 değişik iş ve 26.11.2021 tarih ve 2021/3867 değişik iş sayılı kararlarının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.