T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/2278 KARAR NO: 2026/578 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/12/2024 NUMARASI: 2023/513 Esas - 2024/1304 Karar DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GERE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/2278 KARAR NO: 2026/578 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/12/2024 NUMARASI: 2023/513 Esas - 2024/1304 Karar DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... marka ...model, ... plakalı aracın 19/05/2018 tarihinde gerçekleşen kaza ile kullanılmaz hale gelerek pert olduğunu, aracın kasko sigorta poliçesini tanzim ederek teminat altına alan ...A.Ş. tarafından müvekkiline araç rayiç değerinin çok altında 225.000,00 TL ödediğini, ibraname ve feragatname olsa bile bakiye alacaktan davalının sorumlu olduğunu, müvekkiline eksik ödenen bedelin ve ikame araç bedelinden davalının sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 100-TL'nin davalının temerrüt tarihi olan eksper raporunun düzenlendiği tarihten itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesine, ekspere ödenen 237,53 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından imzalanan mutabakatın geçerli olduğunu, davacı ile yapılan sulh protokolü ile talep edilen hasar bedelinin ödendiğini, ekspertiz ücreti taleplerinin kabul edilemeyeceğini, her durumda davacının tazminat miktarı ve faize ilişkin taleplerinin de kabul etmediklerini, yapılan ödeme ile zarar karşılanmış olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının ikame araç bedeli talebi yönünden usulüne uygun açılmış ve harcı yatırılmış bir dava olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Davacının bakiye hasar (Araç rayiç kasko tazminatı yönünden ve eksper raporu ücreti talebi yönünden) davanın kabulü ile; 75.000,00 TL bakiye hasar (Araç rayiç kasko tazminatının) ve 237,53 TL eksper rapor ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davacı ile yapılan sulh protokolü ile talep edilen hasar bedelinin ödenmiş olduğunu, davacı tarafından imzalanan mutabakatın geçerli olduğunun açık ve net olduğunu, sulh protokolünün imza edildiği bir noktada, bu protokolün geçersiz olduğu iddia edilemeyecek ve bu tür iddiaların iyiniyetli olduğunun da kabul edilemeyeceğini, ekspertiz ücreti talepleride kabul edilebilir olmadığını, eksper raporuna asıl alacağı belirlemek için delil tespiti olarak başvurulduğunu, kendilerine herhangi bir bildirimde bulunmaksızın davada delil olarak ileri sürülen başvuran eksper raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, herhangi bir bildirimde bulunmaksızın doğrudan eksper raporu aldıran ve sigortacılığın temel ilkesi olan iyi niyet kurallarını ihlal eden davacının, eksper ücretinden sorumlu olacağını, mahkemenin bu husustaki hükmünün de yersiz olduğunu, davacının tazminat miktarı ve faize ilişkin taleplerini de kabul etmediklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, kasko poliçesine dayanan maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14/04/2023 tarih, 2021/467 Esas ve 2023/700 Karar sayılı kararı ile " ... Davacı ve davalı ...A.Ş. arasında 22/06/2018 tarihli mutabakatname yapıldığı ve anılan mutabakatname gereği davalı sigorta şirketince davacıya 67.248,00 TL ödeme yapıldığı, davacının dava dilekçesi ve davalının cevap dilekçesiyle sabit olduğu görülmektedir.Mutabakatname başlıklı belgede imza kısmının altında fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulduğunun el yazısı ile yazılmış olduğu görülmüştür. Bu nedenle kesin bir ibradan bahsetmek mümkün değildir. Davalının bu yöne değinen istinafı yerinde değildir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihindeki emsal araç değerleri üzerinden değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporu ile tarafların sunduğu eksper raporları arasında çelişki olduğu halde çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken bilirkişiden raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ve dosyada mevcut raporlar ve kasko sigortası genel şartların ve poliçe özel şartların ile yukarıda belirtilen Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.1. maddesinde belirtilen düzenleme çerçevesinde araç kasko değerinin belirlenmesi için denetime elverişli, ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Mahkemece ikame araç bedeli yönünden olumlu olumsuz karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı davalı tarafından verilen istinaf dilekçesinde ekspertiz ücretine ilişkin istinaf talebi bulunmadığından davacı lehine hükmedilen ekspertiz ücreti bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğundan mahkemece kesinleşen hüküm ve usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesinde, kasko sigortasının konusu düzenlenmiş olup, anılan maddenin (b) bendinde; sigortalı aracın hareket halindeyken sabit ya da hareketli bir cisme çarpması da sigorta teminatının kapsamındaki haller arasında sayılmıştır. Diğer yandan, anılan genel şartların B.3.3.1.1. maddesinde “ Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse ... Şirketleri Birliğince belirlenerek ilan edilen riziko tarihi itibariyle geçerli rayiç değere ilişkin liste esas alınır.” şeklindedir. Açıklanan hükümler ile 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi ve poliçe hükümleri gereği, davalı sigortacının zarardan sorumluluğu belirlenmelidir. İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararı doğrultusunda çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda kasko sigortalı aracın rayiç bedelinin aracın modeli, yaşı, kilometresi, hasar tarihi dikkate alınarak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.139,47 TL harçtan peşin alınan 1.300,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.839,47 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/03/2026