Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11549 E. , 2024/22252 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11549 Karar No : 2024/22252 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kurulu Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜ…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11549 E. , 2024/22252 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11549 Karar No : 2024/22252 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kurulu Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Davacının, 1992-1993 yıllarında FETÖ'yle bağlantılı Kültür Eğitim Yayın A.Ş. isimli kuruluş bünyesinde çalıştığı, söz konusu şirketin o dönemde kurum mevzuat hükümleri çerçevesinde kurulduğu ve idari birimlerin gözetim ve denetiminde faaliyetini sürdürdüğü, çalışma hakkı ve sözleşme hürriyeti kapsamında taraflar arasında yapılan hizmet akdi uyarınca çalıştığı göz önüne alındığında kapatılan özel şirketlerde SGK kaydının yer aldığı tespitine dayanılamayacağı, 12/03/2014 tarihinde Ziraat Bankası'ndaki hesabından Bank Asya hesabına destek için yirmi beş bin lira transfer ettiğinin öne sürüldüğü, adı geçen banka uhdesindeki hesabın 18/11/2012 günü açıldığı ve 18/11/2015 tarihine kadar hesap hareketliliğinin devam ettiği, bahsi geçen yirmi beş bin liranın 12 Mart 2014'te Ziraat Bankası'ndan aktarıldığı, bu transferden üç dakika sonra M. B. isimli şahsın Garanti Bankası hesabına EFT yoluyla 3.000 lira gönderildiği, 19 Mart günü 3.059,55 TL kredi kartı borcunun ve 28 Mart'tan 16 Nisan'a kadar altı adet otomatik ödeme tâlimatlı fatura bedelinin hesaptan çekildiği, 29 Nisan ve 2 Haziran tarihlerinde toplam 18.300 liralık meblâğın Uşak İli'nde mobilyacılık faaliyetiyle uğraşan (... Mobilya ve ... Mobilya) M. S.'nin Finansbank hesabına yollandığı, 21 Temmuz'dan 18 Kasım'a kadar gerçekleşen ödemelerin yalnızca kredi kartı taksitlerinden kaynaklandığı ve ilâve bir ödemeye gidilmediği, hesapta fazladan bakiye olarak kalan 309,77 TL'nin bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihinden altı ay sonra çekildiğinin görüldüğü olduğu, bahse konu yirmi beş bin liranın FETÖ'yle bir ilişki dâhilinde veya örgüte yardım amacıyla yatırılmadığı, banka kanalıyla para iletilen şahısların örgütsel bir bağlantısından söz edilmediği, 17/25 Aralık tarihinden sonraki süreçte çocuklarını KHK ile kapatılan Üftade Okulları'na gönderdiği, büyük çocuğunun 2013-2014 Öğretim Yılında buradan mezun olup Gediz Fen Lisesi'nde öğrenimini sürdürdüğü, küçük çocuğunun devam ettiği 2014-2015 Öğretim Yılında adı geçen okulun Millî Eğitim Bakanlığı'nın teşvik kapsamındaki okullar listesinde adının geçtiği, bu anlamda mezkur süreçten sonra eğitim teşvikinden yararlanmak maksadıyla okula giden çocuğundan dolayı davacının FETÖ bağlantısından söz edilemeyeceği, 2010 yılında gerçekleştirilen bir seminerde Y. K. adlı aktif örgüt üyesi bir şahısla ... isimli otelde aynı otel odasında kaldığı iddiası ile ilgili olarak, davacı ile adı geçen şahsın telefonlarına âit HTS kayıtlarından hareketle bu yönde bir bilgiye ulaşılmış olduğu, idarece davacı ile Y.K. isimli şahsın ikisinin tanışıklığına dâir herhangi bir iddiaya yer verilmediği, örgüt üyesi Y. K. ile davacı arasında örgütten kaynaklı yahut şahsi bir irtibat mevcutsa bunun telefon görüşmesi, kamera kaydı yahut tanık gibi delillerle ispatı gerektiği, davacının görev süresi zarfında 30/03/2010 tarihinden 07/01/2016 gününe kadar ...ve bu tarih itibariyle de...isimli sendikaların üyesi olduğu, kendi iş koluyla ilgili olup terör örgütüne yakınlığıyla bilinen Aktif-Sen gibi bir sendika çatısı altına hiçbir zaman girmediği, çelişkili bilgi vermenin örgütle irtibat ve iltisak taşıdığı anlamına gelmeyeceği, davacı hakkında Fetö/Pdy terör örgütüne üye olma suçundan...Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... esasına kayden açılan kamu davasında, anılan Mahkemenin 16.09.2021 tarihli kararı ile, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından ''Beraatine'' karar verildiği görüldüğünden, davacının 375 sayılı KHK'nın Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVALI ... KURULU BAŞKANLIĞI İDDİALARI : 16/01/2020 tarihli soruşturma raporuna göre Uşak Valiliği tarafından 22/07/2016 tarihinde oluşturulan ve FETÖ/PDY kapsamında işlem yapılan devlet memurları listesinde olduğu, 2010 yılında ... otelinde aktif FETÖ üyesi Y.K. isimli şahıs ile aynı odada kaldığı, Bank Asya'da bulunan hesabında 18/11/2015 tarihine kadar hareketlilik olduğu, 12/03/2014 tarihinde destek talimatı doğrultusunda olduğu değerlendirilen 25.000,00-TL yatırdığı, 2012-2016 yılları arasında çocuklarını örgütle irtibat ve iltisaklı özel Üftade Ortaokuluna gönderdiği, 1992-1993 yılları arasında kapatılan Van Kültür Eğitim Yayın Ticaret anonim Şirketinde çalıştığı, Üniversiteler arası kurul tarafından adı geçenin atanması sırasında Üniversite tarafından yapılan 27/06/2014 tarihli ilanda kişiyi tanımlamaya yönelik özel koşulların belirlendiğinin tespit edildiği iddia edilmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALI ... ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ İDDİALARI : Davacı hakkında soruşturma komisyonunca yapılan değerlendirme sonucuna göre, 1992-1993 yıllarında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Van Kültür Eğitim Yayın Tic. A.Ş.'de çalıştığı, 12.03.2014 tarihinde Ziraat Bankasındaki̇ hesabından, Bank Asya'ya destek amacıyla 25.000,00- TL yatırdığı, 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte çocuklarını Üftade Okuluna göndermeye devam ettiği, istihbari bilgilerde "FETÖ/PDY içerisinde aktif kişilerle aynı odada kaldığı" bilgisinin bulunduğu, sendika üyelikleri ile ilgili çelişkili ifadeler verdiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile kuvvetli irtibatı ve iltisakı bulunduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Hakkında isnat edilen eylemlerin her birinin açıklığa kavuşturulduğu, ceza davasında beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, Y.K. isimli şahıs ile HTS kaydının bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde; 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, "...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 12/01/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 30/06/2022 tarih ve E:2018/137 K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan ...üyeliği, mensubiyeti veya" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ... 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yapılan yargılama sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirmenin gösterildiği, bu değerlendirmenin dayanaklarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama esnasında davalı idarece dosyaya sunulmadığı gibi Mahkemece de bu yönde bir araştırma yapılmayarak sadece davacı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmiş olması ile anılan kararda yer alan tespitler haricinde davacının terör örgütü üyesi olduğunu destekleyen başkaca bir delil bulunmaması hususları gerekçe gösterilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, öncelikle; davalı idarece dava dosyasına sunulan davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve varsa ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Zira 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yaptırım uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen yaptırımın hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.