T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1326 KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.04.2023 NUMARASI : 2015/1208 Esas 2023/306 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09.02.2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.04.2023 tarih ve 2015/12…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1326 KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.04.2023 NUMARASI : 2015/1208 Esas 2023/306 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09.02.2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.04.2023 tarih ve 2015/1208 Esas 2023/306 Karar sayılı kararının istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili, davalı ... Şirketi vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, Tapuda mülkiyeti davacı ...'a ait ... ili ... ilçesi ... Mah. ... Mevkii ...ada, ... parsel,... Blok ... Kat ... Nolu bağımsız bölümde kayıtlı ve...Mah. ... Sok. No: ... ... Kat ... adresindeki taşınmazda diğer davalı ... ve müşterek çocuk... ile birlikte ikamet edildiği, 06/12/2013 tarihinde dava dışı ...'a ait ... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No: ... adresindeki komşu dairede meydana gelen doğalgaz patlaması sonucu taşınmazın ağır derecede hasar gördüğü, içindeki eşyaların kullanılamaz hale geldiği, yatak odasının kapı ve pencerelerinin yerinden sökülüp kırıldığı, çocuk odasının penceresinin söküldüğü, dolapların kırıldığı evin birçok yerinde ağır nitelikte hasar olduğu, durumun İzmir 4 ASHM'nin 2013/68 D İş sayılı dosyasından aldırılan 16/12/2023 tarihli rapor ile tespit edilerek taşınmaz ve ev eşyalarının toplam 49.575,00 TL hasara uğradığının tespitinin yapıldığı ancak maddi zararın daha fazla olduğu, satış bedeli yönünden de taşınmazın değer kaybına uğradığı, yaklaşık 2,5 ay boyunca evde ikamet edemediği, ...'ın dilekçe ekindeki Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesinin 06/12/2013 tarihli geçici raporu ve İzmir ATK'nın 04/07/2015 tarihli raporuna göre sol glabellada 3 cm uzunluğunda parçalı kesiğinin olduğu, yumuşak doku travmasına neden olduğu, ...'ın olay anında 4 yaşında olduğu yine bahse konu raporlara göre...'ın sol occipitial bölgede 1 cm uzunluğunda yüzeysel kesisinin mevcut olduğu ve yumuşak doku travmasına neden olduğu, ... ve...'ın gözlerinden yaralandığı, görme yetilerini kaybetme riski ve korkusu yaşadığı, bu olay sebebiyle psikolojilerinin bozulduğu, uyku problemi çektikleri, davacı ...'in olay akabinde panik atak rahatsızlığının nüksettiği, ...'ın ve ...'in Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesindeki psikiyatrik bölümüne başvurarak destek aldığı ancak bir türlü sağlığına kavuşamadığı, bunun mevcut olaydan kaynaklandığı, taşınmazın söz konusu patlamadan kaynaklı olarak doğalgaz tesisatı sebebiyle ayıplı dedikodusunun yayıldığı yaklaşık 20.000,00 TL üzerinde değer kaybına uğradığı, dilekçede olayın oluş şekli açısından komşular ile yapılan görüşme kayıtlarının ayrıntısının belirtildiği ve bu patlamanın komşu olarak belirtilen ...'ın evinin en yakın gider olan mutfak gider borularındaki sızıntı, gider borularını tıkadığının ve ocak düğmesinin ateşlenmesi ile patlamaya neden olduğunun dilekçede açıklandığı, patlamadan önceki 04/12/2015 tarihinde ...'in ....gazı aradığı, görevlilerce kaçak yok ölçüm yaptık diyerek taşınmazdan ayrıldıkları, 187 nolu hatta kaçak ihbarında bulunulduğu, İzmir CBS'nin 2013/115162 soruşturma sayılı dosya üzerinden olayla alakalı soruşturmanın sürdüğü, bu olaydan kaynaklı davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının belirtildiği, ... ilinde doğalgaz dağıtımı yapan şirketin davalı . ... AŞ olduğu, bu şirketin faaliyetlerin diğer davalı.....tarafından sigortalandığı, patlamanın yaşandığı ...'a ait evdeki kombinin üreticisinin davalı ... Isı olduğu bu şirketin diğer davalı .... tarafından faaliyetlerinin sigortalandığı ve ...'a ait dairenin doğalgaz iç tesisatının yapan davalı .... olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ...'ye ait taşınmaz ve ev eşyalarının uğradığı zarar miktarı olan 49.575,00 TL maddi zararın taşınmazdaki 20.000,00 TL'lik değer kaybı maddi zararının, dilekçede açıklanan sebeplerle davacıların çektikleri sıkıntı ve azap nedeniyle ... yönünden 25.000,00 TL, ... yönünden 25.000,00 TL ve müşterek çocuk... yönünden 10.000,00 TL olmak üzere 60.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte sigorta şirketleri açısından poliçe sebebiyle sadece maddi zararlara ilişkin (ek poliçe ile manevi zarar varsa hem maddi hem de manevi olmak üzere limit kapsamında) olmak üzere tüm davalılardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereği müştereken ve müteselsilen bu talebin haklı görülmemesi halinde kusur oranında olay tarihinden itibariyle işleyecek ticari faizi ile davacıya verilmesi ile davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar yönünden tahsilinin imkansız hale gelmemesi için ihtiyati tedbir konulması ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğu, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığı, olayla alakalı İzmir 31 ASCM'nin 2015/677 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiği, zarar ve illiyet bağının ispatının davacı tarafta olduğu, müvekkilinin sorumluluğunu gösterecek somut herhangi bir kayıt ya da belge olmadığı belirtilerek davanın reddinin talep edildiği ve ayrıca davacı iddiası kapsamında 187 ihbar hattına gelen dava konusu olay ile alakalı durumun açıklandığı ve müvekkilinin görevlilerinin bu ihbar üzerine gerekli sorumluğunu yerine getirdiği, CBS dosyasındaki rapora göre dava konusu zararın kaynağı olan patlamanın meydana geldiği dairenin maliklerinin kusurlu davranışı sonucunda meydana geldiği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği ileri sürülerek dayanaktan yoksun ve fahiş miktardaki tazminat talebinin reddi isteminin yanı sıra manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .....A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu patlamadaki kusurun patlamanın meydana geldiği dairede oturan şahıslara ait olduğu, bunun gerek cevap dilekçesi ekinde sunulan soruşturmada alınan rapor ve yangın raporu ile anlaşıldığı, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı olayın evdeki ocağın açık olarak bırakılmasından kaynaklandığı, konu ile alakalı savcılık tarafından KYOK kararı verildiği, olayda kusurlu birinin olması halinde bunun patlamanın olduğu taşınmaz sakinleri ile gerekli kontrol, denetim ve bakım yapmayan İzmirgaz sorumluları olduğu belirtilerek öncelikle husumet yönünden Mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür. Davalı ....Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız fiil temelinde açıldığından öncelikli olarak görevsizlik kararı verilerek dosyanın ASHM'ne gönderilmesi gerektiği, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı patlamanın müvekkilinin ithal ettiği kombideki arızadan kaynaklanmayıp kombinin bağlı olduğu dairenin doğalgaz tesisatındaki kaçağa bağlı olarak meydana geldiği, kusurun davalı . ... AŞ ile davalı . ... AŞ'nin kusurundan kaynaklandığı, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, patlamanın meydana geldiği taşınmazdaki sakin ....'nın yaptığı telefon görüşmesinde çağrı merkezi yetkilisinin ....'yı kombiyi çalıştırmaya yönlendirdiği bu kapsamda yetkilinin " Vanayı Açın" demesi üzerine patlamanın gerçekleştiği şeklindeki iddianın gerçek dışı olduğu belirtilerek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür. Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin İstanbul / Sarıyer olması sebebiyle yetkisizlik ilk itirazı ileri sürüldüğü, bunun kabul edilmemesi halinde davanın zaman aşımına uğradığının belirtildiği, esasa yönelik ise ... ile müvekkili arasında 21/03/2013 - 2214/02/2014 tarihleri arasında "Benim Evim Sigorta Poliçesi" imzalandığı her ne kadar aksi iddia edilmiş ise de manevi tazminatın teminat dışı olduğu, müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunması için patlamanın poliçe gereği sorumluluk kapsamında kanıtlanması gerektiği, patlamada...'in kusurunun olmadığından müvekkilinin söz konusu talep ile alakalı maddi zarar sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...ile müvekkili nezdinde 01/01/2013 -01/01/2014 tarihleri arasında geçerli Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin akdedildiği ancak bu poliçeye göre de manevi tazminatın teminat dışı olduğu, bu poliçe kapsamında sorumluluğun olması için .... . Şti'nin sorumluluğunun bulunması gerektiği, ancak ....'ın da kusuru olmadığından ileri sürülen talepler bakımından açılı davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak talebin zaman aşımına uğradığının belirtildiği olayla alakalı İzmir 3 ASHM'nin 2014/75 Esas sayılı dosyası ve İzmir 31 ASCM'nin 2015/677 Esas sayılı dosyasında yargılamaların devam ettiği için kusur durumunun henüz belirlenemediği, müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için sigortalı şirketi olan .... AŞ'nin kusurunun olması gerektiği gibi talebin poliçede genel şartlarda görüleceği üzere teminat dışı kaldığı, sorumluluğun diğer davalılarda olduğu, gerek maddi gerekse manevi tazminatlar yönünden somut herhangi bir delil bildirilmediği, talep edilen tutarların fahiş miktarda olduğu, manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı .... A.Ş.’ye ait faaliyetlerin 20.01.2013–20.01.2014 tarihli tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık ZMSS poliçesi kapsamında .... Sigorta tarafından teminat altına alındığı, 06.12.2013 tarihinde ...’a ait ... iç kapı ...sayılı bağımsız bölümde doğal gazdan kaynaklanan patlama meydana geldiği, patlamanın doğalgazın bina içindeki kapalı hacimlerde birikmesi ve tutuşması sonucu oluştuğu,.... acil müdahale personelinin gaz kaçağı ihbarı üzerine yaptığı kontrolde sadece ana vanayı kapatıp ortamda bulunabilecek birikmiş gazı detektörle taramayarak gerekli kontrol ve izolasyonu tamamlamaması nedeniyle görevini eksik yerine getirdiği, dağıtım şirketi şefinin de denetim ve müdahale yükümlülüğünü gereği gibi yapmadığının bilirkişi raporlarıyla ortaya konulduğu, bu kusurlu davranışlar ile patlama arasındaki illiyet bağının açık olduğu, kombi üreticisi .... ile iç tesisatı yapan.... yönünden gerek kusur gerek kusursuz sorumluluk kapsamında herhangi bir hukuki sorumluluk belirlenemediği, patlama sebebiyle davacılardan ....’ye ait konut ve eşyalarında bilirkişi raporlarıyla belirlenen 49.575,00 TL maddi zarar oluştuğu, bu zararın taşınmazda değer kaybı yaratmadığının anlaşıldığı, patlamanın yarattığı korku ve panik ile davacıların bedensel/psikolojik etkilenmeleri nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluştuğu, .... A.Ş.’nin personel kusuru sebebiyle 6098 sayılı TBK m.66 uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında hem kusura dayalı hem kusursuz sorumluluğunun gerçekleştiği, faaliyetlerinin ise .... Sigorta tarafından teminat altına alındığı, poliçe gereği üçüncü kişilere verilen maddi ve bedeni zararlardan sigortacının limit dahilinde sorumlu olduğunun belirlendiği, diğer davalılar yönünden ise illiyet ve kusur bağı kurulamadığı, bu kapsamda maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle.... A.Ş.’den, manevi tazminatların yasal faizle yine aynı davalıdan tahsili gerektiği gerekçeleriyle davanın.... A.Ş. Yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili, davalı ... Şirketi vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamındaki yaralanmaların niteliği, davacıların olay sonrası maruz kaldığı ağır psikolojik etkiler, kalıcı travmatik durumlar, aile bireylerinin panik atak ve uyku bozukluğu şikayetleri, küçük yaştaki davacı... ..’ın gelişimsel sürecindeki olumsuz etkilenme ve olayın taraflara sürekli hatırlatılması nedeniyle evin değer kaybı ve yaşam kalitesindeki ciddi bozulma karşısında hakkaniyete açıkça aykırı şekilde düşük takdir edildiğini, 4 yaşındaki çocuğun ve ebeveynlerinin yüz bölgesinden ve göz çevresinden yaralanmalarına ilişkin Adli Tıp ve devlet hastanesi raporlarının, olayın travmatik niteliğini ve yaşam düzenine yansıyan ağır etkileri ortaya koymasına rağmen manevi tazminatın sembolik düzeyde bırakıldığını, ayrıca kusur durumunun bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına rağmen, dava açılışı sırasında kusur dağılımının davacılarca bilinmesinin mümkün olmaması nedeniyle kusurlu bulunmayan diğer davalılar lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin taleple bağlılık ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını, yeniden kurulacak hükümle birlikte manevi tazminat miktarlarının artırılması ve davacılar aleyhine kurulan yargılama gideri–vekalet ücreti hükmünün kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın hüküm fıkrasında davalı .....A.Ş. yönünden hiç hüküm kurulmamasının HMK m.297’ye açık aykırılık oluşturduğunu, patlamanın meydana geldiği dairede gaz alarmı sonrası müvekkil personelce yapılan kontrol ve uyarılara rağmen daire maliklerinin vanayı tekrar açmasıyla gerçekleştiğinin savcılık soruşturması ve teknik verilerle sabit olmasına rağmen tüm kusurun davalıya yüklenmesi, davalının haksız fiil şartlarını oluşturan kusur–illiyet bağı unsurunun bulunmadığı halde tazminatla sorumluluğa hükmedilmesi, hükme esas alınan ceza dosyasının kesinleşmemiş olup bu hâliyle hukuk hâkimini bağlamayacağı gözetilmeden karar tesis edilmesinin, ceza dosyasında dinlenen tanıkların hukuk yargılamasında ayrıca dinlenilmesi gerekirken tanıklardan vazgeçilerek savunma hakkının kısıtlanmasının, maddi tazminat hesabında tek taraflı delil tespiti raporlarının esas alınmasının, eşyaların tamir–onarım imkânı ve amortisman indirimi gözetilmeyerek gerçek zarar ilkesine aykırı şekilde fahiş hesaplama yapılmasının, hurda değeri ve kullanım durumu araştırılmadan hüküm kurulmasının, manevi tazminat yönünden davacıların bedensel zararının bulunmadığı hâlde şartları oluşmayan ve fahiş nitelikte tutarlara hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tacir olmayan davacılar lehine ticari faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ve reddedilen talepler bakımından davalı şirket lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücretlerinin eksik ve yanlış paylaştırıldığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kısa kararda yalnızca ... aleyhine hüküm kurulmasına rağmen gerekçeli kararda davalının sorumluluğuna dair çelişkili ve HMK m.297’ye açık aykırılık teşkil eden ifadelerle sorumluluk ima edildiğini, poliçe sorumluluğu yönünden teminat kapsamı ve limitler incelenmeksizin müvekkil hakkında hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin hatalı değerlendirme yapıldığını, kusur tespitinin somut olaya uygun olmayan ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak.... çalışanlarına yüklendiğini, oysa patlamanın...’ın doğal gaz alarmının kablosunu keserek ve ... çağrı merkezi görevlis...’in talimatıyla vanayı yetkisiz şekilde açarak gaz akışını sağlaması sonucu gerçekleştiğini, müvekkil sigortalısının acil müdahale personelinin ihbar üzerine gerekli tüm kontrolleri yaptığı, gaz kaçağı tespit edilmediği, güvenlik amacıyla sayaç vanasını kapattığı ve vananın açılması için yeniden çağrı yapılması gerektiğini açıkça bildirdiği hâlde bu talimatlara uyulmayarak illiyet bağının kesildiğini, ceza dosyasındaki raporların gerçeğe uygun olmayan kabuller içerdiği ve ceza dosyasındaki ifadeler ile ..... çalışanının talimatının patlamanın esas nedeni olduğunun sabit olmasına rağmen bu hususların hiç tartışılmadığını, patlamanın kombi/tesisat arızasından mı kaynaklandığı yönünde de hiçbir teknik inceleme yapılmadığını, maddi tazminat yönünden hasar kalemleri bakımından eskitme payı, tamir–onarım imkânı, hurda değeri ve gerçek zarar ilkesi gözetilmeksizin fahiş hesaplamaya gidildiğini, manevi tazminata ilişkin koşullar oluşmadığı hâlde ve fahiş tutarlara hükmedilerek davalının haksız sorumluluğuna yol açıldığını, kusur ve hesaplamalara ilişkin tüm itirazlar karşılanmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı ... Şirketi yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay HGK 24/02/2010 tarih, 2010/1 - 86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak kısaca; maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir ... Kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur." Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça davanın ... Şirketi, ....A.Ş., .... Şti.,.... A.Ş. ve ... Şirketi'ne karşı yöneltildiği, mahkemece kısa kararda davanın yalnızca ... Şirketi yönünden kısmen kabulüne karar verildiği gösterilmiş ise de karar gerekçesinde ... Şirketi'nin de sorumluluğu bulunduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarına göre sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğu gerekçede gösterilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu davalı aleyhinde gerekçeye uygun bir karar verilmemiş olması hatalı olmuştur. Davacılar vekilinin istinaf istemleri bu yönden yerindedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen karar gerekçesiyle hüküm arasında çelişki bulunduğundan istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.04.2023 tarih ve 2015/1208 Esas 2023/306 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı ... Şirketi vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.