Başvuru, bir başka ülkede gözaltında kalınan sürenin hükmolunan cezadan mahsup edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir başka ülkede gözaltında kalınan sürenin hükmolunan cezadan mahsup edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına üye olma isnadıyla yürütülen soruşturma kapsamında 10/7/2017 tarihinde Isparta Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştır. Başvurucu 28/7/2018 tarihinde Lefkoşa kolluk kuvvetlerince yakalanmış ve 30/7/2018 tarihinde Türkiye'ye iade edilene kadar burada gözaltında kalmıştır. Başvurucu, Mersin Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından 31/7/2018 tarihinde teslim alınmış ve aynı tarihte Isparta Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiştir. Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 12/6/2019 tarihli kararıyla başvurucu müsnet suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, anılan mahkûmiyet hükmü onanarak kesinleşmiştir. Bu hüküm gereğince başvurucunun hapis cezasının infazına başlanmış ve başvurucu hakkında 11/8/2020 tarihinde müddetname düzenlenmiştir. Bu müddetnamede, 30/7/2018 ile 31/7/2018 tarihleri arasındaki bir gün gözaltı süresi ile 31/7/2018 ile 6/8/2020 tarihleri arasındaki 737 günlük tutukluluk süresi başvurucunun cezasından mahsup edilmiştir. Başvurucu 16/11/2021 tarihli dilekçesinde, 11/8/2020 tarihli müddetnamede gözaltında kaldığı sürenin yanlış belirtildiğini ileri sürmüş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Polis Genel Müdürlüğünce (Polis Genel Müdürlüğü) düzenlenen, kendisinin 28/7/2018 ile 30/7/2018 tarihleri arasında iki gün gözaltında kaldığına dair belgeyi dilekçesinin ekinde sunmuştur. Başvurucu, bu sürenin de cezasından mahsup edilmesini talep etmiştir. Tarsus İnfaz Hâkimliğince (İnfaz Hâkimliği) 9/12/2021 tarihli müzekkereyle Ağır Ceza Mahkemesinden başvurucunun gözaltında geçirdiği sürelerin ve bu sürelerin daha önce mahsup edilip edilmediğinin bildirilmesi istenmiştir. 10/12/2021 tarihli yazıda; başvurucunun 30/7/2018 ila 31/7/2018 tarihlerinde gözaltında kaldığı, başka gözaltı süresinin bulunmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine İnfaz Hâkimliği 23/12/2021 tarihli kararıyla başvurucunun mahsup talebini reddetmiştir. Başvurucunun itirazı, Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 4/1/2022 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, kesinleşme şerhinin 14/1/2022 tarihinde kendisine tebliğiyle nihai kararı öğrendiğini bildirmiş olup 28/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) 17/4/2023 tarihli görüş yazısında, başvurucunun 12/9/2022 tarihli dilekçeyle mahsup edilmeyen iki günlük gözaltı süresinin mahsup edilmesi talebini yenilediği bildirilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi, Polis Genel Müdürlüğüne 13/9/2022 tarihinde yazdığı müzekkereyle, başvurucunun iki gün gözaltında kaldığına ilişkin evrakın ve hangi suçtan gözaltında kaldığının iletilmesini istemiştir. Polis Genel Müdürlüğünün 28/2/2023 tarihli yazısında başvurucunun 28/7/2018 tarihinde suç işlemeye teşebbüs suçundan tutuklandığı ve 30/7/2018 tarihinde Türkiye'ye iade edildiği bildirilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 20/3/2023 tarihinde İnfaz Hâkimliğine söz konusu yazıyı iletmiş ve başvurucunun mahsup talebinin değerlendirilmesini istemiştir. İnfaz Hâkimliği 29/3/2023 tarihli kararıyla başvurucunun mahsup talebini kabul etmiş ve iki gün KKTC'de gözaltında kaldığı sürenin cezasının infaz süresinden mahsup edilmesine karar vermiştir. Başvurucu hakkında 23/3/2023 tarihinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek başvurucu ceza infaz kurumundan tahliye edilmiştir.