11. Ceza Dairesi 2021/10284 E. , 2021/5958 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter belge gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/04/2012 tarih, 2012/492 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan da kamu davası açıldığı halde Mahkemece bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1-Defter ve belge gizleme suçundan verile…
**11. Ceza Dairesi 2021/10284 E. , 2021/5958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter belge gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/04/2012 tarih, 2012/492 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan da kamu davası açıldığı halde Mahkemece bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1-Defter ve belge gizleme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın esasa yönelik, katılan vekilinin ise yalnızca vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; Sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... katılan vekilinin temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1800 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-2008 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı halde hüküm fıkrasında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verilerek hüküm karıştırılmış ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu gözetilerek; Sanığa yüklenen "2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının en aleyhe kabulle 31.12.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 3-2009 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; 213 sayılı Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun olarak 20/04/2012 tarihli iddianame ile sanık hakkında, “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, “sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenlemek" ve “sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği halde iddianame kapsamı dışına çıkılarak, sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak” suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.