Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/161 E. , 2024/2211 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/161 Karar No : 2024/2211 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından esas yönünden, davalı Gaziantep Ünivers…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/161 E. , 2024/2211 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/161 Karar No : 2024/2211 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından esas yönünden, davalı Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğünce vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 01/12/2013 tarihinde geçirdiği iş kazasında sağ el işaret parmağının kesildiği, ilk olarak Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine, daha sonra Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesine başvurduğu, ancak tedavisinin yapılmadığı, neticesinde tekrar başvurduğu Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından Medicana Konya Hastanesine sevk edildiği, bu hastanede parmağın yerine dikildiği ancak 8 gün sonra dikilen parmağın tutmadığı ve kesilmek zorunda kaldığı, parmağını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle 75.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporu ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 01/12/2013 tarihinde geçirmiş olduğu bir kaza nedeniyle Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine müracaat eden davacının mikrocerahi ameliyatlar yapılmadığından başka bir merkeze gönderildiği, Medicalpark Hastanesi'ne ait 01/12/2013 tarihli davacıya ait Epikriz Formunda önerilen tedavinin davacı tarafından reddedildiğinin belirtildiği göz önünde bulundurulduğunda davalı idarelere yüklenecek herhangi bir hizmet kusurunun varlığından bahsedilemeyeceğinden ve ortaya çıktığı iddia edilen zarar ile idarenin eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun maddi ve manevi tazminat yönünden reddine, vekalet ücreti yönünden düzeltilmek suretiyle reddine, davalı idarelerden Sağlık Bakanlığınca vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının reddedilen manevi tazminat yönünden duruşmasız işler için belirlenen 1.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, reddedilen manevi tazminat için duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00 TL maktu vekalet ücretinin tek olmak üzere davacıdan alınarak 500,00 TL'lik kısmının davalı Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğüne, kalan 1.575,00 TL'lik kısmının davalı Sağlık Bakanlığına verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, sağlık kurumlarının yeterli teknik donanım ve sağlık personelini barındırması gerektiği, davalı idarelerin mevzuata aykırı biçimde yaptıkları yanlış yönlendirme, hatalı ve ihmali işlemleri ve oyalamaları sonucu parmağın olay saatinden yaklaşık 9-10 saat sonra Medicana Konya Hastanesinde dikildiği, zamanında müdahale edilmemesi nedeniyle parmağının kesildiği, gerekli tıbbi önlemler alınmadığı gibi uygun tedavi yöntemlerinin de uygulanmadığı, en geç 5-6 saat içinde ihtiyacı için gerekli olan tıbbi hizmeti sunabilecek yeterlilikte en yakın ildeki kamu veya başka bir özel hastaneye gereği gibi ve acilen sevkinin de yapılmadığı ileri sürülmektedir. Davalı Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, idareleri lehine 500,00 TL, diğer davalı idare lehine ise 1.575,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, söz konusu bedelin davalılara eşit şekilde ödenmesi yönünde karar tesis edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Davacının 01/12/2013 tarihinde geçirdiği iş kazasında sağ el işaret parmağının kopması üzerine saat 17.23'de Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi acil servisine başvurduğu, ilk muayenesinin yapılması sonrasında saat 18.09'da Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim dalına konsülte edildiği, saat 18.47’de konsültasyonun tamamlanmasının ardından klinikte acil mikrocerrahi ameliyatlar yapılamaması ve hastanın replantasyon endikasyonu olması nedeniyle başka bir merkeze gönderilmesinin uygun görüldüğü belirtilerek, Özel Primer Hastanesiyle görüşülüp gönderildiği, daha sonra davacının başvurduğu Özel Primer Hastanesinde Plastik Cerrahi Uzmanı doktorun izinli olduğunun söylenmesi üzerine aynı gün içerisinde sırasıyla Özel Medicalpark Hastanesi, Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesi ve tekrar Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine başvurduğu, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinde gece ambulansla Özel Konya Medicana Hastanesine sevk edildiği, 02/12/2013 tarihinde saat 09.32'de hastaneye kabul edildiği, aynı gün saat 11.10'da replantasyon ameliyatına alındığı, ameliyat sonrası takiplerinde parmakta dolaşım bozukluğu görüldüğü, 09/12/2013 tarihinde dikilmiş olan parmağın ampute edildiği, 10/12/2013 tarihinde taburcu edildiği, Davacı tarafından, davalı idarelerin ağır kusuru nedeniyle parmağını kaybettiği ileri sürülerek maddi ve manevi zararlarının karşılanması talebiyle davalı idarelere yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, Olayla ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan ... tarih ve ... sayılı bilirkişi raporunda; "..Crush avulsiyon (çekme ve ezilme) tarzı parmak yaralanmalarında ve distal (uç kısım) parmak yaralanmalarında replantasyon şansının düşük olduğunun tıbben bilindiği, bu düşük şanslı onarımın da hastaya önerildiği ve hastanın reddettiğinin dosya tetkikinden anlaşıldığı, hastanın naklinin ambulans ile uygun bir şekilde yapıldığı, Özel Konya Medicana Hastanesinde yapılan operasyondan sonra parmak dolaşımının geldiğinin gözlendiği, ancak yaralanma şeklinden dolayı ve distal amputasyon olmasından dolayı onarım şansının düşük olduğu için amputasyonun gerçekleştiği, dolayısıyla ilgili sağlık personeline atfı kabil kusur tespit edilmediği.." yönünde görüş bildirildiği, İlk derece Mahkemesince, olay kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, Davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince olayla ilgili olarak Adli Tıp Üst Kurulundan rapor istenildiği, Adli Tıp 3. Üst Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda; "..Replantasyon cerrahisinde başarıyı etkileyen hasta kaynaklı ve hasta haricinde birçok faktör bulunduğu, bu faktörlerden her birinin başarı üzerinde değişen oranlarda etkisi olduğu, hangisinin daha etken rol aldığı konusunda kesin bilgi bulunmamakla birlikte crush avulsiyon (çekme ve ezilme) tarzı parmak yaralanmalarında ve distal (uç kısım) parmak yaralanmalarında replantasyon şansının düşük olduğunun tıbben bilindiği, Gaziantep Üniversitesinde yapılan muayenesi sonrasında sevk edildiği Özel Gaziantep Medical Park Hastanesinde kişiye bu onarımın replantasyon şansının düşük olduğu açıklanarak önerildiği, ancak hastanın tedavi red formu imzalayarak hastaneden ayrıldığının dosya tetkikinden anlaşıldığı, hastanın naklinin ambulans ile uygun bir şekilde yapıldığı, Özel Konya Medicana Hastanesi'nde yapılan operasyondan sonra parmak dolaşımının geldiğinin gözlendiği, ancak yaralanmanın şekli ve uç kısımda olmasından dolayı replantasyon yapılan kısmın amputasyonunun gerçekleştiği, dolayısıyla ilgili sağlık personellerinin uygulamalarında herhangi bir tıbbi hata tespit edilmediği.." görüşüne yer verildiği, Bölge İdare Mahkemesince, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare yasalarla kendisine görev olarak verilen kamu hizmetinin gereğiyle işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, araç, gereç ve personeli hizmetin gereklerine uygun bir şekilde hazırlamak ve gereken önlemleri almakla yükümlüdür. Başka bir ifadeyle olayda idarenin hizmet kusurunun varlığından söz edilebilmesi için idarenin yürütmekle görevli olduğu kamu hizmetinde kuruluş, işleyiş ya da personel yönünden gerekli emir ve talimatların verilmemesi, denetimin yetersiz olması, hizmete tahsis edilen araç, gereç ve personelin hizmet gereklerine yeterli ve uygun olmaması, gereken önlemlerin alınmaması veya geç alınması gibi sebeplerle bozukluk, dengesizlik, eksiklik veya sakatlık meydana gelmesi ve oluştuğu öne sürülen zararın da bundan kaynaklanmış olması gerekir. Dava konusu olayda, davacının Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine ilk başvurmasından Özel Konya Medicana Hastanesine sevk edilinceye kadarki dönemde hastaneler arasında kendi başına dolaşmak durumunda bırakılmış olmasının yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacıda endişe ve üzüntüye yol açtığı görüldüğünden, Mahkemece davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu kararın davacının manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerden ... Üniversitesi Rektörlüğünün temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının ONANMASINA, manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.