14. Ceza Dairesi 2016/7278 E. , 2016/7274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilip re'sen de temyize tabi hükmün sanık müdafii, katılan mağdure vekili, O Yer Cumhuriyet Savcısı, müşteki ... vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasını
**14. Ceza Dairesi 2016/7278 E. , 2016/7274 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilip re'sen de temyize tabi hükmün sanık müdafii, katılan mağdure vekili, O Yer Cumhuriyet Savcısı, müşteki ... vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 19.10.2016 Çarşamba saat 09.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 02.11.2016 Çarşamba günü saat 09:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca adı geçen bakanlığın her aşamada kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçe ile de açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi de gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince...Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede gereği düşünüldü: Sanığın ele geçirilen telefonunda yapılan inceleme ile tespit edilen görüntüler nedeniyle hakkında müstehcenlik suçundan zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenip mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunu belirten ve mahkemece hükme esas alınan 08.06.2015 tarihli raporu veren heyette konunun uzmanı olan çocuk psikiyatristinin yer almadığının anlaşılması karşısında, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatristi ile bir adli tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş beş kişilik heyetten, mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Sanığın suçu velâyet hakkını kötüye kullanarak işlemesi karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/5. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK'nın 103/1, 43. maddeleri gereğince sanık hakkında üst hadden cezalandırma yoluna gidildiği halde, aynı Kanunun 103/6. maddesinin en alt sınırdan tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan bakanlık vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.24.10.2016 tarihinde verilen işbu karar 02.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.