3. Hukuk Dairesi 2014/15348 E. , 2015/10835 K. "" MAHKEMESİ : AKŞEHİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2014 NUMARASI : 2013/97-2014/286 Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava…
**3. Hukuk Dairesi 2014/15348 E. , 2015/10835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKŞEHİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2014 NUMARASI : 2013/97-2014/286 Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının A... Cafe - Restaurant işletilmesine ilişkin adi ortaklık kurduklarını, adi ortaklığına konu işyerinin ortak malzeme bedellerinden davacı hissesine düşen 25.091,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek; 25.091,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacının iddia ettiği alacağı kabul etmediklerini, davalının borcunun da olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile; 25.000 TL alacağın dava tarihi olan 10.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Somut olayda taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Davacı, adi ortaklığa yaptığı ödemeyi talep etmektedir. Bir ortak tarafından adi ortaklık için yapılan ödemeyi talep istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık için maddi ve hukuki vaka bu şekilde değerlendirildiğinde inceleme bu yönde yapılmalıdır. Mahkemece, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar.Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır.