13. Hukuk Dairesi 2016/2657 E. , 2016/8870 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi KARAR Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile davalıya ait taşınmazın satışı için emlak komisyonculuğu sözleşmesi imzalandığını, davalının taşınmazı kendisini saf dışı bırakarak sattığını, sözleşme ile belirlenen simsarlık ücretinin ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Da…
**13. Hukuk Dairesi 2016/2657 E. , 2016/8870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi KARAR Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile davalıya ait taşınmazın satışı için emlak komisyonculuğu sözleşmesi imzalandığını, davalının taşınmazı kendisini saf dışı bırakarak sattığını, sözleşme ile belirlenen simsarlık ücretinin ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşmenin davacı ile değil, davacının eşi ile imzalandığını, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığını savunmuş, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur. Mahkemece, icra takibinin yapıldığı yer icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Dava konusu olayda sözleşme davacıya vekaleten imzalanmış olup, davalının da imzası bulunduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanmaktadır. O halde sözleşmenin yapıldığı ve ifa edileceği yer icra dairesi olan Ankara İcra Daireleri, az yukarıda açıklanan HMK'nun 10. maddesinde değinilen özel yetki gereğince yetkili olup, işin esasının incelenmesi gerekirken, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.